
|

Cinsiyet savaşına taktikler
Kadın - erkek arasındaki şaşmış rotalı ve bol entrika içeren savaşta kazananları genelde zaman belirliyor. Türk yazını da ‘zamanı hızlandıran entrika ve tüyolar edebiyatı’nda uzmanlaşıyor!
ILGIN KÜREKÇİOĞLU
Henry Miller, "Matmazel Claude" adlı hikâyesinde baş kahramanını bir fahişeye âşık etmekle kalmayıp "Tanrım! Ne olur bana yüzyıllar boyunca orospudan başka kadın nasip etme!" diye yakartmıştı. İşe bakın ki Shakespeare’in "Othello"su ise ihanetinden şüphelendiği Desdomana’ya dönüp "Bu beyaz kağıt, bu güzelim kitap, üzerine ‘fahişe’ yazılsın diye mi yaratıldı?" diye kükrüyordu. N’aparsınız! Kadın - erkek ilişkileri bu tarz çelişkiler ve entrikalar üzerine kurulu işte.
Bir ara çok satanlar listesinin tepesinde "Kadınlar Marsa Erkekler Venüse", "Akıllı Kadınlar Yanlış Seçimler", "Onu Elde Etmenin 100 Yolu" gibi daha çok kadın ekseninden ve popülist anlayışla yazılmış kitaplar revaçtaydı. Oradan "Brigitte Jones’un Günlüğü"ne kadar geldik. Bu kaynaktan bir tür ‘edebiyat’ doğacağı da ortadaydı. Tabii bu Tolstoyvari bir yazın olmayacaktı, B. E. Ellis’inki gibi yeni bir ekol gibi kabul de görmeyecekti.
Edebiyat ve bu tür edebiyat arasındaki köprüyü genç yazar Alain De Botton inşa etti hiç kuşkusuz. Ve işi karanlık bilgi olanları diğer tarafa davet etti. "Öp ve Anlatötan "Romantik Harekete" kadar her başyapıtında, bol bol mizah ve kara mizah bombaları patlatarak, kadın ve erkeğin psikolojik tahlilleri ve aşk hayatı gözlemleriyle kendimizden geçmemize ön ayak oldu.
Kadınlar için erkekler; ‘kadınlar için mesele haline getirildiklerinden ötürü’ de erkekler için kadınlar, çözülmesi gereken sabır küpleri gibi. Şu güne kadar ithal malzemeyle avunmaya çalışan yurdumun arayışlar içindeki erkek ve kadınları artık yerli yazarların eserleriyle aydınlanıyor. Savaş kızışacak gibi sanki!
Yerli tüyo yazını
Hamdi Koç, 1992’de yayımlanan "Çocuk Ölümü Şarkıları" gibi kendini hissettiren ilk roman girişiminden tam 10 yıl sonra bu kez yine sivri bir yerden romancılığımıza katkıda bulundu, "Melekler Erkek Olur". Kitabın tanıtım yazılarında şu cümle geçiyor: "Erkeklere ve erkeği olanlara eğlendirici / can sıkıcı bir roman ya da ‘Kadınları Kullanan Erkekleri Kullanma Kılavuzu’ ". Edebi kılavuz yani! Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitabında Hamdi Koç, merkeze kadınları kullanan bir erkeği yerleştiriyor ve bu şahsın nasıl alt edilebileceğinin tüyolarını birinci ağızdan aktarıyor. Karısı olmayan bir kadının yatağında uyanmasıyla birlikte alışkanlıkları tepe taklak olan adam, korkuları tarafından yönetiliyor. Bir cendere gibi içine sıkıştığı, artık tamamen ait edildiği aile yaşamı, kütür kütür cinsel aktiviteler ve aşk arasında kalıveriyor. Böylelikle ‘çağdaş’ bir erkeğin bilinçakışını röntgenleme fırsatı buluyoruz.
İlhan M. Uçkan ise kadın gözüyle kadın ve erkeklere tüyolar verdiği "Erkekleri Kullanma Kılavuzu" ile çok satanlar listesine çoktan kuruldu. Yalnız biraz fena bir şey yapıyor tabii. Tarihi bir figür olarak ‘oynayan kadın’ın gizemini altüst ediyor. Hatta bu deşifre hadisesini Hera’ya kadar götürüyor. İlerleyen sayfalarda "Bir Koca Adayıyla İlk Tanışmada Yapmanız Gerekenler" ya da "Aldatılmayı Engelleme Taktikleri" gibi son derece işlevsel, samimiyet dozajı yüksek bölümlerle karşılaşıyorsunuz. Hatta eserin sonunda kadınlara özel küçük bir oyun sözlüğü bile mevcut. Kadın ve erkek kimliklerinden hareketle son dönemde yazılmış başka kitaplar da var. Mesela Oral Çalışlar’ın "Kadınlara Dair"i ya da Müge İplikçi - Ümran Kartal’ın "Cımbızın Çektikleri" gibi. Ancak onlar bizim kapsama alanımız için fazla ‘sosyal içerikli’ kaçıyor!
Biz kadınlarda âşık olduğu adamı tanrılaştırma içgüdüsü var. Yoko Ono’nun 1972’deki feminist maifestosunda da söylediği gibi "Çoğu kardeşimiz hayatını osuramadan geçiriyor çünkü yanında yatan erkeği kaybetmekten korkuyor!". Ancak beri yandan erkeklerin birçoğu da ‘ya beceremezse, beceremediği için de kaybederse’ diye ereksiyon olamıyor. İşin özünde erkekler kadınlardan, kadınlar erkeklerden korkuyor. Ama bir farkla: Kadın "ele geçirme" oyununda kaybeden olmaktan, erkekse ele geçirildiğinde tanrısallığını devam ettirememekten tırsıyor. Yerli yabancı kim ne yazarsa yazsın şu gerçek hiç değişmeyecek: Erkekler entrikacı, hırçın ve kıskanç kadınları; entrikayı beceremeyen kadınlar ise entrikacı kadınları seven erkekleri çok seviyor. Nokta!
Melekler Erkek Olur
Hamdi Koç
Yapı Kredi Yayınları / Nisan 2002 / 259 s. / Fiyatı: 7.500.000 TL.
Erkekleri Kullanma Kılavuzu
İlhan M. Uçkan
Gendaş Yayınları / Nisan 2002 / 159 s. / Fiyatı: 4.750.000 TL.
KÜLTÜR & SANAT


Truvalı ozanın 2. Ege çıkartması
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
İlk cam okulu
Dansın büyüsüne davet
Cinsiyet savaşına taktikler
Internet kahramanı Avni Lifij
"Canımın istediği şarkıları söylüyorum"
Kim kral kim soytarı?
"E hadi, yeter artık!"
Süsleme tasarımına farklı bakış
"Kendi masallarımı yazıyorum!"
Dalida ile duran zaman
Kendini sokan film
Moskova’da bir Amerikalı
Kamuoyu deyip geçmeyeceksin!
Maksi mini tadında Sabri Berkeller
Polonya güneşi
Cesur bir Wagner daha!
İntikamın romanı
Ankara’da plastik fuar
Yaşanmışlığın resimleri
Yalnızlık zor zenaat
‘Sinemacının enstrümanı vicdanı’
"İtiraf" Cannes’a gidiyor!
Jüriler, festivalde sansürü tartıştı
Enis Batur vizyonundan meseleler
Müzik dünyasından kısa kısa...
Haftanın albümleri
Kısa mesaj kaygısı
Buluşmak mı bulaşmak mı?
Mudanyalı çocuklar ve Mark Dubois
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|