02 Mayıs 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Kamuoyu deyip geçmeyeceksin!

Alman filozof ve sosyolog Jürgen Habermas, Basın - Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Türkiye Felsefe Kurumu’nun ortaklaşa düzenlediği etkinlikler çerçevesindeki konferanslarını sürdürüyor. Habermas 29 Nisan Pazartesi günü Boğaziçi Üniversitesi’nde...

     ECE TEMELKURAN

     Habermas kimdir? Gazetelerde "yapılan kamuoyu araştırmalarına göre" laflarının ardından şıpın işi varılan kestirme kanaatleri görse tepesi çok fena atacak kişidir! Zira Alman düşünür Jürgen Habermas hayatı boyunca "Kamu neyin nesidir?", "Kamuoyu nedir?" "Kamusal alan nasıl kurulur?" gibi meselelere kafa yormuş bir kimsedir.
     Ankara’dan sonra pek yakında İstanbul’da ağırlanacak olan Habermas’ın kıymeti şuradan geliyor: Kendisi, öncüleri Benjamin, Adorno, Marcuse ve Horkheimer olan "Frankfurt Okulu"nun yaşayan en önemli düşünürü. "Frankfurt Okulu da ne?" diye soracak olanlar varsa (ve bu yazıyı hâlâ okuyorlarsa) o da Marksizm’e hayatiyet kazandıran, işte efendim Marksizm’i "fanilerin katına indirecek" efendi cümleler kuran bir ekoldür. "Pullar büyük devletlerin çocuk odasında takdim ettikleri kartvizitlerdir," diyen bir adamın (Walter Benjamin) Marksizm’i yorumladığını düşünün, öyle yani. Ya da "Faşistler psikolojik problemleri yüzünden mi faşist olurlar acaba?" diye soran (AdornoHorkheimer) birilerinin Marksizm’e, iktidar meselesine yeniden baktığını... Habermas’ın yaptığı da Frankfurt Okulu öncülerinin geliştirdiği "Eleştirel Teori"yi, kurucularını da eleştiriye tabi tutarak devam ettirmektir.
     
     İnsan, biraz daha insan
     Habermas, modern toplumun bireyi özgürlükten yoksun bıraktığını; Marksizm’in ise bireyin özgürlüğü sorununun kapsamını kavramaktan uzak olduğunu düşünür. Habermas, "devrim" ve "sınıfsal mücadele" kavramlarına o kadar itibar etmez. Bunların yerine daha ziyade "kriz" kavramından bahseder. Ona göre modern toplum, bireyin ihtiyaçlarıyla buluşamaz ve modern toplumun kurumları bireyleri manipule eder. İnsanlar bu duruma "iletişimsel eylem" ile karşılık verir. "İletişimsel eylem" ise... Bu kavramı açıklamak epey uzun ve kaba bir yazının sınırlarını aşar, ama ehemmiyeti şuradan kaynaklanır: Habermas eğer bir gün Komünizm ortaya çıkacaksa bunun "İletişimsel Eylem" sayesinde ortaya çıkacağını söyler. O bakımdan mühim yani.
     Habermas "İletişimsel Eylem" kavramına bağlı olarak "sivil toplum" meselesi üzerine çok kafa patlatmıştır. 80’lerden başlayarak Türkiye’de epey tartışılmış ve hâlâ da tartışılmakta olan sivil toplum konusunda yetkin cümleler kurabilecek bir kimsedir.
     Eğer Habermas’ı dinlemeye gidecekseniz iki tavsiye:
     1. Tanıl Bora ve Mithat Sancar’ın Türkçe’ye çevirdiği "Kamusallığın Yapısal Dönüşümü" (İletişim Yayınları) kitabına bir bakın. Kitabı okumadıysanız ve zaman da azsa hiç değilse en sondaki "kamuoyu" ile ilgili bölümü okuyun.
     2. Paris’te kendisini kısa bir süre önce dinleyen arkadaşlar, bir tür artikülasyon probleminden dolayı simültane çevirmenden dinlemenin daha verimli olduğunu söyledi. Siz bilirsiniz.
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Truvalı ozanın 2. Ege çıkartması
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
İlk cam okulu
Dansın büyüsüne davet
Cinsiyet savaşına taktikler
Internet kahramanı Avni Lifij
"Canımın istediği şarkıları söylüyorum"
Kim kral kim soytarı?
"E hadi, yeter artık!"
Süsleme tasarımına farklı bakış
"Kendi masallarımı yazıyorum!"
Dalida ile duran zaman
Kendini sokan film
Moskova’da bir Amerikalı
Kamuoyu deyip geçmeyeceksin!
Maksi mini tadında Sabri Berkeller
Polonya güneşi
Cesur bir Wagner daha!
İntikamın romanı
Ankara’da plastik fuar
Yaşanmışlığın resimleri
Yalnızlık zor zenaat
‘Sinemacının enstrümanı vicdanı’
"İtiraf" Cannes’a gidiyor!
Jüriler, festivalde sansürü tartıştı
Enis Batur vizyonundan meseleler
Müzik dünyasından kısa kısa...
Haftanın albümleri
Kısa mesaj kaygısı
Buluşmak mı bulaşmak mı?
Mudanyalı çocuklar ve Mark Dubois
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet