
|

Kısa mesaj kaygısı
SIDIKA / ATİLLA ATALAY
Ben bu babandan kuşkulanıyorum Sıdıka. Günahı boynuna ya, andropoz öncesi azgınlığa girdi galiba herif. Kız o cep telefonu "vik vik" ötüyo habire, "Zekeriya kimmiş mesaj atan?" diyorum. Yalan yere "Devlet" diyo çıkıyo işin içinden. Devlet’in işi gücü yok da taze sevgililer gibi babangilin telefonuna ikide bir mesaj mı atıyo yani?
- Ööle deme anne, devlet için mesaj atan da alan da kahramandır biyerde. Bence boşa kuşkulanıyosun, geçen ay "Vergi Haftası" nedeniyle Maliye Bakanlığı mükellef olsun olmasın herkesin cep telefonuna birer mesaj attılardı. Ezgisu’nun telefonuna da geldi, ben ordan biliyorum.
- Aman o kaltağın telefonuna atsa atsa ahlâk zabıtası "Akıllı ol kızım, düzeyli ilişkiler yaşa" diye mesaj atmıştır. Ezgisu mevzusunu açtırma şimdi. Elli kere diyorum sana o kızla arkadaşlığı kes diye, haala bana maval okuyo, yok efendim film festivaline gidiceklermiş de bilmemneymiş.
- Valla henüz Ezgisu’nun erkek arkadaşlarına karışmadılar ama film festivaline seninle beraber onlar da karışıyolar. Bazı filmlere ruhsat vermemişler diyo gasteler. Salaklık film çekmeye kalkışanda tabi, tabancaya ruhsat istesen daha kolay alırsın.
- Olcek tabi tabancaya ruhsat. Örf bu. "At, avrat, silah" denilmiştir. Devletin Bakanlığını yapmış adam bile, memleketine gidince örf ve adetlerine uyarak hemşehrileriyle beraber deve boğazlayıp gökyüzüne kurşun saçıyo. Sen hiç duydun mu, eski bakan geldi diye, hemşehrileri kısa film çekmiş, efendime sööliyim heykel yapmış, evlerinin camını vitrayla süslemiş. "Film" diye bir örfümüz yok bizim. Akşam baban gelince bana bi öğrette kısa mesaj çekip tebrik edeyim o ruhsat vermeyen yetkilileri.
- E pes yani anne. Bir "avrat" olarak sen de mevzuya böyle yaklaştın ya.
- Avrat deme kız anneye!
- Tamam anlaşıldı sen bizi yollamıycan film festivaline. Ya, bahardan bahara şu salak televizyonlardan kurtulup insanca bir iki görüntü izleme olanağı çıkıyo, daha bir kere izin koparıp gidemedim. Ben mecbur muyum her sabah dümbelek eşliğinde ekrandan ona buna öpücük yollayan ağzıbozuk tuhaf kadınları izlemeye. Zorla aptal mı olucam! Bana ne, izin vermessen kaçar giderim vallahi festivale... Aklımı korumam lazım benim.
- Allahım ne günahım vardı benim yaa! Yıllardır hep sorarım: Baban tarafında entel yok, bizde de, şu kenar mahalleden doğru kime çektin bilmem ki kızım sen. Yarabbim benim niye "Namusumu korumam lazım" yerine "Aklımı korumam lazım" diyen bi kızım oldu. Kızınca "Festivale kaçarım" diye bağıracağına şöyle ağzını doldura doldura "Kocaya kaçarım vallayi" diyebilen normal bir evladım olmadı. Hadi beyim sarhoş bi insan, benim ne kabahatim vardı da böyle bir çocukla cezalandırıldım... Karı ruhsatsız bi festivale gidicem de gidicem diye tutturdu. Evladım bak, devlet bile ruhsat vermemiş bazı filmlere biz Saka Ailesi olarak yasalara saygılı ve...
- Komik olma anne. Hayatta birşeyde de standardınız olsun yaa. Sanki, yıllardır kendi yaptığı ruhsatsız evde oturan benim. Sanki, karı koca başbaşa verip "Koalisyon gidici, önümüzdeki yıl kesin seçim olur, eve bi oda daha ekleyelim" diye tuğla biriktirmeye başlayan benim.
- Bizim "standart" diye de bir örfümüz yok kızım, boşuna çeneni yorma.
- Ehem, demek öyle. Valla anne hiç kusura bakma, hakkaten de çok dengesiz bir insansın. Hadi biz olaya sonradan katıldık ama babam sana yıllardır nasıl katlanıyo hayret etmemek elde değil? Yani adam saadeti dışarılarda aramaya, efendime söyliyim, bu yaştan sonra onla bunla telefon mesajlaşmalarına kalkışırsa pek de şaşırmamak lazım. Hihihik.
- Mahsus yapıyosun di mi kız? Hiç de kışkırmıycam. Festivallerde sürtmeye kalkışacağına birini bul da kıskanıcak bi kocan olsun. Hem baban böyle bi halt karıştırırsa kendisini nasıl oyucağımı bilir. Cık cık cık. Bak şimdi aklıma zorla kurt düşürdü cadaloz. E, adamların da bi kabahati yok anacım. Ortalıkta her milletten bissürü ruhsatsız karı kaynıyo. Ay hepsi de sarı sarı... Kız Sıdıka, saçımı diyorum... Bu yaştan sonra olmaz di mi? Yani sarıya boyatsam. Hem bana da bi cep telefonu alalım hazır kartlı felan.
KÜLTÜR & SANAT


Truvalı ozanın 2. Ege çıkartması
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
İlk cam okulu
Dansın büyüsüne davet
Cinsiyet savaşına taktikler
Internet kahramanı Avni Lifij
"Canımın istediği şarkıları söylüyorum"
Kim kral kim soytarı?
"E hadi, yeter artık!"
Süsleme tasarımına farklı bakış
"Kendi masallarımı yazıyorum!"
Dalida ile duran zaman
Kendini sokan film
Moskova’da bir Amerikalı
Kamuoyu deyip geçmeyeceksin!
Maksi mini tadında Sabri Berkeller
Polonya güneşi
Cesur bir Wagner daha!
İntikamın romanı
Ankara’da plastik fuar
Yaşanmışlığın resimleri
Yalnızlık zor zenaat
‘Sinemacının enstrümanı vicdanı’
"İtiraf" Cannes’a gidiyor!
Jüriler, festivalde sansürü tartıştı
Enis Batur vizyonundan meseleler
Müzik dünyasından kısa kısa...
Haftanın albümleri
Kısa mesaj kaygısı
Buluşmak mı bulaşmak mı?
Mudanyalı çocuklar ve Mark Dubois
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|