
|



Cemaatçi hukuk
AF konusunu arapsaçına çevirdik. Kamuoyunda ise meseleyi "Haluk Kırcı da çıksın mı, çıkmasın mı?" kamplaşmasına dönüştürdük.
Hem siyasi ve hukuki sistemimizde, hem zihnimizde kargaşanın bir fotoğrafı...
Önce sistem kargaşası...
12 Eylül Anayasası birtakım suçların affını imkansızlaştırmıştı. Hükümetler, bazen AB sürecinin gereği olarak, bazen popülizmle, af çıkarmak istediklerinde ancak dolambaçlı yollardan sonuç alabiliyorlar. Bu da işleri dolaştırıyor.
Diğer bir etken koalisyon partilerinin çelişik yaklaşımlarını bağdaştırmak için de karmaşık formüller oluşturulmasıdır.
Kamuoyunda ise "benim suçum, benim katilim iyidir; senin suçun, senin katilin kötüdür" şeklinde bir 'cemaatleşme' oluştu ve bugünkü karmaşık durum ortaya çıktı.
* * *
HUKUKİ ve teknik detaylara girmeden kısa bir özet:
Af ya da şartlı salıverme yasası bazı suçlarda "toplam hükümlülük süresinden", başka bazı suçlarda ise, "infaz hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezadan" 10 yıl indirilmesini öngörüyordu.
Adam 20 yıla mahkum; birinci durumda bunun 10 yılı indirilecek, infaz yasasına göre üç yıl yattıktan sonra çıkacak!..
İkinci durumda, "çekmesi gereken cezadan" 10 yıl indirileceği için hemen çıkacak!..
Anayasa Mahkemesi haklı olarak bunu "eşitliğe" aykırı buldu ve iptal etti. Evet bu "eşitlik" kavramının altını çizelim!
Fakat, 1. maddenin 2 numaralı bendinde yer alan "çekmeleri gereken cezadan 10 yıl indirilir" şeklindeki yasa hükmü halen geçerlidir! Bazı mahkemeler bu sebeple tahliyeler yapıyor.
Hükümet aynı yasayı tekrar Sezer'e göndereceğine, Adalet Bakanlığı bu maddeyi uygulayabilir; af çıkarmanın bütün sakıncalarına rağmen, bir fasıl kapatılmış, kargaşa bari sona ermiş olurdu...
* * *
"EŞİTLİK" herkesi kapsaması gereken "objektif" bir hukuk kuralı ise, "Haluk Kırcı hariç" denilebilir mi?
Devlet çıkaracağı af yasalarında, yine "genel" ve "objektif" ölçülerle Ceza Kununu'nun belli fasıllarını af dışı tutabilir. Ama kişiler için bunu yapamaz.
Eylem olarak aynı ağırlıktaki suçlara "eşitsiz" ceza da verilemez.
Af ya da ceza indirimini ya hiç yapmazsınız veya "eşit, genel, objektif" ölçülerle yaparsınız.
Konu daha derin bir zihniyet problemimizin dışa vurumudur: Düşünce yapımızın "sübjektiflik" ve "cemaat" aşamasından, "objektif, genel, sistematik düşünce" aşamasına yeterince evrilmemiş olması...
Halbuki hukukun olduğu gibi bilim zihniyetinin temelinde de "objektif, genel, sistematik" düşünce vardır.
Sübjektif ve cemaatçi düşünce "benim katilim iyidir seninki kötüdür, benim hırsızım iyidir seninki kötüdür, benim yumruğum iyidir seninki kötüdür" diyerek toplumu kamplaştırıyor, toplumsal rasyonelleşmeyi, adalet duygusunu, hukuk devleti ve demokrasi kültürünü, bilim zihniyetini engelliyor.
Hepimizin zihninde bir her şeye layık "bizler" var; bir de "ötekiler" yani "ikinci sınıf vatandaşlar" var, "eşit" olmaması gereken!
Halimiz meydanda...
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|