05 Mayıs 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





Derviş Türkiye’yi dünyayla ve ekonomiyle buluşturabilir mi?

     The Banker dergisi tarafından "2001 yılında dünyanın en başarılı ekonomi bakanı" seçilen Kemal Derviş’in bu payeyi aldığı törende ve ertesi gün düzenlenen panelde yapılan konuşmaları dinlerken Türkiye’nin önündeki iki ana seçenek birden daha net göründü gözüme. Bana öyle geldi ki biz:
•   Ya dünyayla ve ekonomiyle buluşmanın, bütünleşmenin sağlıklı bir yolunu bulacak ve ekonomimizi sürdürülebilir büyüme rayına oturtacağız, gelişme ufkumuz açılacak;
•   Ya da "müstemleke oluyoruz" edebiyatıyla puan toplamaya çalışanların dümen suyuna girip tepkici siyasete teslim olacağız; Derviş’i kaçırıp IMF ile bozuşacağız; borcumuzu ödeyemez duruma düşüp sonra dünyaya meydan okuyacağız ve kısa sürede yeni bir krize sürüklenerek, dikta heveslilerinin kol gezdiği bir müstemleke ülkesine benzeyeceğiz.     
     Gerçekten bu iki seçenekle karşı karşıya isek ve ikinci seçeneğin gerçekleşmesini istemiyorsak o zaman toplumun dünyayla ve ekonomiyle tanışması, buluşması büyük önem kazanıyor.
     
Derviş ve toplum
     "Müstemleke" edebiyatıyla Derviş’i kaçırmaya çalışan muhterem zevatı belki biraz daha üzeceğim ama şu an için bu işi, yani halkımızı dünyayla ve ekonomiyle buluşturma işini Derviş’ten daha iyi yapacak biri de yok ortalıkta. Bir kere dış dünyayı, IMF ve Dünya Bankası’nı çok iyi tanıyor, düşünce tarzlarına, dillerine aşina, dolayısıyla onlardan alınacak desteğin önemini bildiği gibi koşullarını ve sınırlarını da biliyor. İkincisi, ekonomik programın ancak halkın desteğiyle başarıya ulaşacağına inanıyor Derviş.
     Kendisini "yılın bakanı" seçen The Banker dergisinin düzenlediği toplantıda sürekli olarak "Ortada bir başarı varsa bu, insanımızın direnci ve gücü sayesinde oldu" diyen Kemal Derviş, programın hazırlanmasında ve uygulanmasında büyük payı bulunan bürokrasinin ve reform yasalarını çıkartan Meclis’in (TBMM’nin) katkılarını vurgulamaya da özen gösterdi. Programın başarısının, tüm bu unsurların programa sahip çıkmasına bağlı olduğunu da bir kez daha hatırlatan Derviş, "genç nesillerdeki bilgi ve bilincin" Türkiye’nin bundan sonraki başarılarında belirleyi olacağını da söyledi.
     
Özal’ı aşmak
     Derviş’i dinlerken ister istemez Turgut Özal’ı hatırladım. Özal, 1980’lerde Türkiye’yi dünyayla ve ekonomiyle buluşturmayı başarabildiği için o yıllara damgasını vurmuş; dış dünyada itibar kazanan Türkiye, IMF’ye muhtaç kalmadan, "müstemleke" çağrışımları yaşamadan, ekonomisini geliştirebildiği bir dönem yaşamıştı. Ancak rahmetli Özal’ın çapı yetmedi, Türkiye bu fırsatı sağlıklı ve sürdürülebilir büyümeye geçiş için kullanamadı; enflasyonu bünyeden atamadı, büyüyen kamu açıkları ve bu açıkları finanse etmek için düşülen "sıcak para" tuzağı, Türkiye’yi on küsur yıldır aşmaya çalıştığı derin çıkmaza sürükledi.
     Şimdi Özal’ın sevap ve günahlarını iyi analiz etmiş bir Kemal Derviş var karşımızda. Tempo dergisinin son sayısında yer alan Verso anketinin sonuçları, Derviş’in merkez sağdan sola doğru açılan yelpazede hatırı sayılır bir siyasi destek bulabileceğini gösteriyor. "Mevcut liderlerden sonra kim?", sorusuna verilen cevaplardan Derviş’in DSP’de İsmail Cem’den, CHP’de Zülfü Livaneli’den, ve ANAP’ta Sadettin Tantan’dan sonra ikinci aday olarak öne çıktığı görülüyor. Siyasete gireceğini bile beyan etmemiş biri için kayda değer bir destek bu. Bu tablo bana 1983 seçimi öncesini hatırlatıyor ve "Derviş Türkiye’yi dünyayla ve ekonomiyle buluşturacak siyasetçi olabilir mi?", sorusunu aklıma getiriyor.
     
     oulagay@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Köyceğiz'deki pastoral senfoninin sonu...

Melih AŞIK
Fransız neşesi...

Fikret BİLA
Durmuş: Soyuyorlar

Hasan CEMAL
Ayrıcalık değil mi GS'li olmak?..

Güneri CIVAOĞLU
Aşk öyküsü

Can DÜNDAR
Kır çiçekleriyle...

Abbas GÜÇLÜ
Medya ve çocuk

Mehmet Y. YILMAZ
Gözlerimle kucakladım İstanbul’u... Bir gece vakti...

Hasan PULUR
Kıssadan hisse...

Derya SAZAK
Ecevit'in sağlığı

Meral TAMER
Kariyer, metal tepside sunulan kuru fasulye mi?

Ece TEMELKURAN
Toz gezegeni ABD’ye saldırdı!

Metin TOKER
Fransızlar Bugün Le Pen'i Haklıyorlar Ama...

Osman ULAGAY
Derviş Türkiye’yi dünyayla ve ekonomiyle buluşturabilir mi?

Güngör URAS
Erguvan mevsimi geçiyor

Serpil YILMAZ
Bu kez mehtap küsmedi

© 2002 Milliyet