06 Mayıs 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





Maliye’nin naylon tebliği yumuşadı

     Vergi Usul Kanunu’nun 344/2 maddesinde aynen şöyle bir hüküm vardı: "Sahte ve içeriği itibariyle yanıltıcı vesika tanzim etmek veya bunları BİLEREK kullanmak."
     1998’de Sayın Temizel’in Maliye Bakanlığı sırasında 4369 sayılı Kanun Meclis’te görüşülürken; bilerek kelimesine (VUK. Md. 359) yer verilmedi.
     Naylon faturanın kullanımı bakımından bilerek kelimesine yer verilmemesini, bilmeyerek de olsa bu belgeleri kullananların altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı şeklinde yanlış anlama ve uygulamalara neden oldu.
     Oysa ceza hukukunda, suçtan ve cezadan bahsedebilmek için fiilin yanında kasıt unsurunun varlığı gerekir. Bu nedenle naylon faturaları bilmeden kullananların cezalandırılamayacağı esası değişmedi. Ancak uygulamada, bilerek kelimesi çıkarıldıktan sonra eskiye göre çok fazla mükellef hakkında dava açılmaya başlandı.
     Yasayla, vergi inceleme elemanlarının kayıtlarda sağlıksız belge saptandığında, otomatik olarak savcılığa bildirmek zorunda oldukları anlayışı doğdu. Bu durum, mahkemelerde gereksiz yığılmalar olmakta hem de haksız mahkûmiyetler ortaya çıkabilmektedir.
     4369 sayılı Kanun görüşülürken, dönemin Maliye Bakanı Temizel, "...suçlar açısından ‘bilerek kullanma’ ibaresi zaten suçun tanımında vardır" şeklinde açıklama yapmıştı. Kısaca "bilerek" kelimesi gereksiz görüldüğü için yasadan çıkarıldı. Maliye’nin yasa değiştiğinde, çıkaracağı bir tebliğ ile, inceleme elemanlarının "bilmeden" naylon fatura kullanılmışsa suç oluşmadığından doğal olarak vergi suçu raporu düzenlenmesini ve mükellef hakkında suç duyurusunda bulunulmasını önlemesi gerekirdi.
     Prof. Dr. Şükrü Kızılot’un bu konudaki yazıları yayımlanıncaya kadar Maliye konuya eğilmedi. Konu kamuoyuna mâl olunca, geciken önleme başvurularak inceleme elemanlarının naylon fatura kullananların kastı olup olmadığını değerlendirdikten sonra suç duyurusunda bulunmasını öngören tebliğ hazırlandı.
     Yasadan "bilerek" kelimesi çıktıktan sonra, kayıtlarında naylon fatura kullandığı tespit edilen tüm mükellefler için inceleme elemanları otomatik suç duyurusunda bulunuyordu. Tebliğden sonra, inceleme elemanları naylon faturanın bilerek kullanıldığı sonucuna vardıklarında, suç duyurusunda bulunacak. Şimdi inceleme elemanlarına önemli görev düşmekte; İyi niyetle faaliyetini sürdürmekte olan bir işletmede farkında olmadan, gözden kaçan naylon fatura kullananlar için, suç duyurusunda bulunmamak, buna karşılık vergi kaçırmak için bilerek naylon fatura kullananlar için vergi suçu raporu düzenleyerek savcılığa bildirmek.
     Savcıların ve yargıçların uygulanmada, bu belgeleri kullananların kastı olup olmadığını aramaları gerek. Yargılama sonunda mahkûmiyet kararı alınmasa bile, iyi niyetli mükelleflerin mahkemede sürünmesi, medyada teşhir edilmesi, bilmeden naylon fatura kullananlar için cezalandırma niteliğindedir. Maliye’nin gecikerek de olsa yapılması gereken bir düzenlemeyi yapması yararlı oldu.
     
     mozyurek@turmob.org.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Attila İlhan üzerine

Çetin ALTAN
Dedemizin dedesinin dedesini neden hiç merak etmeyiz ki?..

Fikret BİLA
Haberal'ın isyanı

Hurşit GÜNEŞ
Ecevit’in sağlığı programın başarısını etkiler mi?

Tuncay ÖZKAN
Siyasi saygınlık ve hasta bir Başbakan

Mustafa ÖZYÜREK
Maliye’nin naylon tebliği yumuşadı

Hasan PULUR
Her gün bir sorun!

Derya SAZAK
Lider yönetiminde zaaflar

Ece TEMELKURAN
Siz de bir dilim Deniz Gezmiş alır mıydınız?

Osman ULAGAY
Saha mı hazır değil, ‘golcüler’ mi?

Güngör URAS
Hormonun azı yarar çoğu zarar

© 2002 Milliyet