
|

"Terim yer bulamadı"
Fatih Terim bu takıma çok şey vermiş. Bugünkü şartlarda başka yer bulamadı. Kulüp de onun geçmişte yaptıklarını unutmayıp karşılık vermek zorunda kaldı
LUCESCU yazıyor Öyküler bitti sıra gerçeklerde - 2
O günlerde sayın Celal Doğan ile kendim konuştum. Ama bu oyunculardan hiçbirisini satmayacaklarını söyledi. Batista’yı da, ancak 6 ay sonra alabildik. Bu listeden ne kadarı alabilirsek kâr olarak düşündüm. Ayrıca elimde Hakan Ünsal, Taffarel, Ümit ve Popescu gibi oyuncular vardı. Onlar benim temel direklerimdi. Ama zamanla onlar da gitti. Belki onların gideceğini baştan bilseydim, burada kalmazdım.
GİDENLER, KALSAYDI O günkü şartlarda ve bu gelişmeler üzerine bir de parasızlık var tabii. Çok formül düşündüm. Sürekli kağıt üzerine planlar, kadrolar çizip duruyordum. Gidenlerin açığını doldurmaya çalıştım. Elimde kalanları birleştirmeye uğraştım. Tabii, bunu ancak sezonun sonuna doğru başarabildik. İstediğimi Hasan, Ergün ve Batista ile birlikte yapabildim. Bazen gidenler kalsaydı ne olurdu diye düşünüyorum. Yine ligde şampiyon olurduk. O değişmezdi. Ama Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale çıkardık. Daha büyük şansımız olurdu. Bu oyuncular, asıl orada bizim için çok önemliydi. Çünkü Şampiyonlar Ligi’nde bu tip tecrübeli oyunculara ihtiyacın oluyor. Yani fazladan bir şey yapabilen futbolcuya gerek var. Örneğin son Barcelona maçında Ümit Karan tecrübesizlik yüzünden çok sayıda gol kaçırdı. Hepsini kenara bırakın, bir Sergen olsaydı, biz çeyrek finale çıkardık. Sergen fazladan bir şeyler yapabilecek oyuncu. Elimde kalanların hepsi genç ve tecrübesizdi. Çok isteklilerdi, ama tecrübeliler gibi olamıyorlar tabii.
Elimde fantastik bir takımım oldu. Çok iyi çocuklara sahip oldum. Yeni takım kurduğunda çalışmak tabii ki zor. Hepsiyle çok uğraştım. Dört sene birlikte oynamış bir takım. Birlikte her türlü başarıyı yakalamışlar. Şu anda geride kalanlardan söz ediyorum. Dünya’da örnekleri çok fazla var. Bu tip takımlarda otomatikman düşüş yaşanıyor. Onları artık motive etmek için ne söyleyebilirsin. Üstelik para da yok. O yüzden motivasyon iyice zorlanıyor. Bakın Manchester United’a. Onlar da düşüşe geçtiler. Bu takımlar dört - beş sene büyük başarı yakalıyorlar, sonra geri gidiyorlar. Benim takımımda da 33 yaşını geçen beş futbolcu vardı. Bülent, Hagi, Taffarel, Popescu ve Suat. Ama buna rağmen Süper Kupa’yı kazandık. Ligi finale kadar götürdük. Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olduk.
BİR SEZONDA ÜÇ BAŞKAN Bu yıl ise takımı gençleştirmeyi düşündüm. Bu düşünceleri uygulamak kolay değil. Çok futbolcu gittiği için yeni bir yapılanmaya girmek zorundaydım. Ayrıca takımın içinde bir grup vardı. O oyuncular istedikleri herşeyi, çevrelerine yönlendirebiliyordu. Bu sorunları çok iyi biliyordum. Bir de bu yüzden bazı şeyleri yenilemek zorundaydım.
Ayrıca bu yıl hayatımda ilk kez bir sezonda üç değişik başkanla çalıştım. Tabii bu durum takım için iyi değildi. Zira futbolcular üzerinde belirsizlik duygusunu yaşatıyor. Buraya İtalya’dan geliyorum. Orada futbolcular tek başkan bilir. Bir takımda en önemli kişi başkandır. Ama biz, bir sezonda üç başkan gördük. Ama şunu söylemek istiyorum; bize gelen başkanların hepsi çizgisini hep koruyor. Kim gelirse gelsin, o çizgi asla bozulmuyor.
KORKAK DEĞİLİM Bana korkak eleştirisi yapanlara sadece gülüyorum. Bu eleştirileri yapanlar mutlaka futbol bilgisi eksik kişilerdir. Herhalde organize olan bir takımla, çok koşan, ama hiçbir şey yapamayan bir takım arasındaki farkı göremiyorlar. Futbol kültürlerinin eksikliği yüzünden, bunu farkedemiyorlar. Organize olan bir takım başarıyı yakalayabilir. Bu eleştirileri yapanlar olaya sadece estetik olarak bakıyorlar. Taktik olarak bakmasını bilmiyorlar. O yüzden örneğin İtalya’da başkanlar futboldan çok iyi anlarlar. Sahadaki taktik anlayışı bilirler. Bu futbol kültür yapısından kaynaklanıyor. İşte bu yüzden arada hala fark var.
Geçen sene Erzurum’a 7 gol attık, sonra yine kendi evimizde Samsunspor’a yenildik. Hep atak oynamıştık. Ama burada atak oynamak değil, dengeli bir takım kurmak önemli. Geçen sene estetik oynuyorduk. Ama dengeyi kuramıyorduk. Sırf dengeli bir takım kurup, kontrollü oynadık diye korkak olduk. Ben bunu anlamıyorum. Aslında ben daha gelir gelmez hakkımda bir sürü dedikoduya başladılar. Beni hemen karşılarına aldılar. Hem de beni tanımadan. Disiplinsiz ve zayıf bir insan olduğumu düşündüler. Fatih Terim’den sonra bana alışmaları kolay olmadı. Geçen sene Samsunspor’a kaybettikten sonra seyirci beni protesto etti ve "dışarı, dışarı" diye bağırdılar. Ama Terim’den sonra hangi hoca gelse aynı şeyler olacaktı. Beni hep onunla karşı karşıya getirmeye çalıştılar.
Geçen sene İsviçre kampında Fatih Terim için görüşümü söyledim. İtalya’da çok dikkatli olması gerekir. Orası Türkiye gibi değil. Başkanlarla dikkatli ilişki kurması şart dedim. Ama bu demecimden bile Fatih Terim’i kıskandığımı çıkarttılar. Hatta bazıları hemen otobüse binip gitmemi istediler. Sandılar ki, Fatih Terim ile aramda bir sorun var. Ben sadece fikrimi söyledim. Kolay değil, bir hocanın yabancı ülkeye gidip oraya alışması. Ben bunu söyledim. Hepsi bu. Ve gördüğünüz gibi ben haklı çıktım. Buradan ayrılırsam şartlar ne olursa olsun asla kızmam. Bu sene isimsiz futbolcularla oynadım. Bana çok mutluluk verdi.
ERİM RAHATSIZ ETMEDİ Fatih Terim isminin sürekli etrafımda dolaşması beni rahatsız etmedi. Bu ancak mesleğinde hazır olmayan bir adam için geçerli olabilir. Ben bu meslekte her türlü olaya hazırım. Beni hiçbir şey yıldırmaz. Bazen şöyle düşünüp kendimi rahatlatıyordum. Aynı olay Fatih Terim’in de başına gelebilirdi. Ben de Romanya’da çok seviliyorum. Şartları değiştirin. Ben orada bir takım çalıştırırken, benim yerime Fatih Terim gelse aynı şeyleri o da yaşayabilirdi. O yüzden normal karşıladım. Bu mesleğe bunları bilerek atıldım. Çünkü ben bir hocanın ne zor şartlar altında çalıştığını çok iyi biliyorum. Biz bir rehberiz. Ama arkadan geliriz. Önümüzdekileri çok iyi kontrol etmek zorundayız. Gurubun önünden gidersen arkanı görmeden cesaretle gidersin. Ama arkadan gidersen, akıllı ve organize gidersin. Öndeki grubun düşmesini engellersin. Ben hiçbir zaman Fatih Terim’den ya da bir başkasından korkmadım.
Fatih Terim bu takıma çok şey vermiş. Bugünkü şartlarda başka bir yer bulamadı. Kulüp de, Terim’in geçmişte yaptıklarını unutmayıp, karşılık vermek zorunda kaldı. O yüzden beni rahatsız etmiyor. Ama inanın hiçbir zaman Fatih Terim’e herhangi bir kızgınlık duymadım. Bazen aramızda polemikler yaratmaya çalıştılar. Ben de bu polemiklere girmeye mecbur oldum.
Gittiğim yerde herkesle çalışırım. Adam seçmem. O gelsin, bu gelsin demem. Oradaki insanlarlarla konuşarak ikna etmeye ve anlaşmaya çalışırım. Asla korkak değilimdir, kimseden korkmam. Beni asıl rahatsız eden bazı insanların davranışları. Öyle isim vermek istemiyorum. Ama şampiyon olduk ve şu zevki bana bir hafta bile tattırmadılar. Kocaeli’den geldik, hemen başladılar. O sevinci doyasıya yaşayamadım. Bari bir hafta beni bıraksalardı da şu şampiyonluğu kutlasaydım. Asıl buna üzüldüm. Ama bu olaylar basına yansıdıktan sonra bana inanılmaz bir sevgi gösterisi geldi. Bu beni çok sevindirdi. Ama bu olay kulübün politikasını değiştirmez. Sanıyorum kulüp kendisi için en iyi kararı alır.
Santrforum 7 gol attı Bana bu sene korkak diyorlar, ne gariptir ki ligde en çok golü atan takım biziz. Hem de bu golleri santrforsuz attık. Benim santrforum bu sene 7 gol attı.
Suat’ı ikna ettim Suat bir gün kapımı çaldı ve kendisini neden oynatmadığımı sordu. Ona en iyi şekilde izah ettim. Takımı gençleştirerek ilerisini düşünmek zorunda olduğumu açıkladım. Bu yüzden de kendisinin yerine Ayhan’ı tercih ettiğimi söyledim. Benim açıklamamdan tatmin oldu ve bir daha bana bu konuyu söylemedi bile.
Victoria’nın yalanı Mondragon, bize Kolombiya’dan genç bir futbolcu tanıdığını söyledi. Getir dedim. Ama paramız olmadığını da söyledim. Ergün orta alanda oynamak istiyordu. Onun yerine atağa dönük sol kanat oyuncusu arıyordum. Victoria, bana orada oynuyorum dedi. Meğerse bunu takıma girebilmek için söylemiş. Orasının eksik olduğunu biliyormuş. Hatta bunun istihbaratını bile yapmış. Aslında o bölgede hiç oynamamış. Tabii antrenmanlarda onun orada hiç oynamadığını fark ettim. Yine de dokunmadım. Çünkü Hakan Ünsal da gidecekti ve yerine adam lazımdı.
YARIN: Terim’e gitmelerine üzüldüm
SPOR


CENTİLMEN RUMEN
Haftanın Analizi
At yarışları
Avrupa'dan futbol
EFES FENER’İ YAKTI
2. ve 3. Lig
LA Lakers iyi başladı
Küba’ya özel
Lucescu imzaya kaldı
Sambacı tamam
Tek kupa eksik
Yuvaya dön çağrısı
"Terim yer bulamadı"
ÇALIŞAN KAZANIR
"Rüyada gibiyim"
1 dakikada yandı!
Siirt öfkesi
Haber Turu
Takım olmak
SAYFA BAŞI

|
|
|