
|

Hisarcıklıoğlu Derviş yakınlığı
Kaçırdım.
Odalar Birliği Genel Kurulu'nu izlemem için TOBB Yönetim Kurulu üyesi ve Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Balduk telefon edip özellikle davet ettiği halde, gidemedim Ankara'ya. Belki TOBB genel kurullarını bugüne kadar izleme alışkanlığım olmadığı için, belki İstanbul'da verdiğim randevular yüzünden...
Önceki günkü ve dünkü gazeteleri okuduktan, TV'leri izledikten sonra anladım ki TOBB'un yeni Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nu yakın takibime almam gerek. Çünkü TOBB gibi iş dünyasının 1 milyon 200 bin üyeli güçlü bir şemsiye örgütünün başında popülizmden uzak, tribünlere oynamayan birinin bulunması, bugüne dek hiç alışılmış bir durum değil. TÜSİAD'la uzlaşması ise biz ekonomi gazetecilerinin gözünde fevkalade hayret verici.
Siyasilerin etkisi TOBB yıllar yılı maalesef önce Süleyman Demirel'in, sonra Turgut Özal'ın, ardından sırasıyla yine Süleyman Demirel ve Tansu Çiller'in arka bahçesi olarak kalmış, bu arada başkanlık koltuğunu siyasete sıçrama tahtası olarak kullananlar çıkmış ve TOBB, potansiyelinin çok azını toplumun -dolayısıyla da kendi üyelerinin- yararına kullanabilmişti.
Şimdiyse yıllar sonra ilk kez bir başkan çıkıyor ve oy beklediği delegelere rağmen tribünlere oynamıyor. Hisarcıklıoğlu, genel kurulda bakanları ve parti başkanlarını hazır karşısında bulmuşken, son dönemde çekilen sıkıntılara veryansın etmek yerine bakın neler demiş:
* "Krizden hepimiz sorumluyuz."
* "Hükümet olarak siz zihniyet devrimini yapın, büyümeyi bize bırakın."
* "Enflasyonla büyüme istemiyoruz."
* "Toplum siyasetçiden ne istediyse, siyasetçi onu verdi."
TOBB Başkanlığı gibi kilit bir sandalyede Hisarcıklıoğlu gibi birinin oturması, hükümetin zor da olsa peşpeşe çıkarttığı yapısal reform yasalarının, uygulanabilme umudunu verdi bana.
Derviş'in zikri TOBB Genel Kurulu'nda Tansu Çiller gibi Demirel ekolü politikacılar, yine eski teraneleri peşpeşe sıralamayı ihmal etmemişler, TOBB delegelerinden alkış da almışlar. Ancak Devlet Bakanı Kemal Derviş kürsüye geldiğinde, ilginç bir yakınlık sergilenmiş:
"Sayın Hisarcıklıoğlu'nun konuşmasını dikkatle dinledim. Her satırıyla mutabıkım. Her cümlesinin altına imzamı atarım. Kendisini zor durumda bırakmak istemem, ama gerçek bu."
İş dünyasının tüm örgütlerinin eski ve yeni başkanları gibi Hisarcıklıoğlu'nun hedefi de hükümetin karar almasını beklemek yerine, kararların içinde yer alıp hükümete yol göstermek. Kimi oturduğu sandalye yeterince güçlü olmadığından, kimi siyasetçilerin gözünün içine baktığından, kimi kişilik özellikleri nedeniyle ve -haklarını yemeyelim- kimi de belki ekonomide bıçak kemiğe bu denli dayanmamış olduğundan bugüne dek bunu başaramamıştı. TOBB'un yeni başkanı bunu başaracakmış gibi duruyor. Kemal Derviş'le kimyalarının tutması ise Türkiye için büyük şanstır.
Odalar Birliği'nde devrim var. Ve ben bu yeniliğin önemli kilometre taşlarından biri olan genel kurulun tanığı olabilecekken, maalesef bunu es geçmiş bulunmaktayım.
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|