
|

ABD istedi, Türkiye’nin yeri değişti
Amerika’da yaşanan 11 Eylül olaylarından sonra, Doğu Akdeniz bölgesinde kabul edilen Türkiye, özellikle ABD’nin kruvaziyer firmaları tarafından 2002 yılı satışları yapılmasına rağmen, programdan çıkartılmıştı. Mart ayında düzenlenen "Miami Sea Trade 2002 Kruvaziyer Fuarı" nda, Tura Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Öner’in teklifi üzerine, Doğu Akdeniz’de anılan Türkiye; Orta Akdeniz, Karadeniz’e alınarak, değişik bir sınıflandırma ile "terör bölgesi"imajı dışına çıkarıldı.
Başbakan Bülent Ecevit’in ABD gezisinde Başkan Bush’un verdiği destek sözü, Miami’de bu şekilde yerine gelmiş de oldu.
Aynı toplantıda Türkiye limanlarının pahalı olduğu da dile getirildi ve TDİ burada alınan kararlar doğrultusunda fiyat indirimine gitti. Kongre sonrası iptallerden dönen Avrupa kruvaziyer firmaları Rolay Olympic Cruise, 6 gemisi, International Classic Cruise’e ait Arion ve Golden Sun Cruise’e ait Aegen gemisi Türkiye’yi programlarına aldı. Şimdilik ortalama 400 sefer ve 400 bin turist kapasitesi Türkiye için yeniden kazanıldı. Bu sayının önümüzdeki günlerde 500 sefere çıkması bekleniyor.
Türkiye limanlarına büyük tonajlı gemilerle son iki yıldır deneme seferleri yapan ABD’li kruvaziyer firmaları, durdurdukları seferlerine, 2002’nin Ağustos - Aralık aylarında yapacakları bazı değişikliklerle yeniden başlayacaklar. 2003’te Türkiye limanlarını programlarına almış olan yabancı kruvaziyer firmalarının bazıları şöyle:
Club Med, Costa Crociere SPA, Crystal Cruises, Cunard Line, Festival Cruises, Fred Olsen Cruise Line, Hapag Llyod, Holland American Line, West Tours, Mediterran Shipping, Cruise Line, Novwegian Cruise Line, Orient Lines, P and O Cruises, Phoneix Reisen CMBH, Princess Cruises, Seabourn CruiseLine, Sea Cloud Cruises CMBH, Silver Sea Cruises, Swan Hllenic, Sun Cruises.
Bu şirketlerin kruvaziyer sayıları ise minimum 5, maksimum 21 olarak belirtiliyor.
Akdeniz’de rekabete açıldık Bundan üç ay önce, bu sütunlarda kruvaziyer turizmi yapan yabancı şirketlerin, Türkiye limanlarını uğrak yeri olmaktan çıkardığını yazmıştım. Türkiye’de alınan liman ücretlerinin Akdeniz limanlarıyla bir karşılaştırmasını verip, bunlardan 5 - 10 kat pahalı olduğumuzu belirtmiştim. Yunanistan’ın kruvaziyer turizminden yılda 5 milyar dolar gelir elde ettiğini, buna karşılık bizim gelirlerimizin aynı alanda taş çatlasa 200 milyon dolara ulaşabildiğini de kaydetmiştim.
Sorunları tartıştık, sektör sahip çıktı, liman ücretlerinde indirim sağlandı. Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ) Genel Müdürü Erkan Arıkan’ın gayretleriyle hazırlanan bir "acil eylem planı" çerçevesinde, verilen liman hizmetlerinde yüzde 80’lere varan indirim yapıldı.
Bu sayede Türkiye’yi yeniden programına alan Amerikan şirketi Princes Cruise’ye ait gemiler, limanlara 7 milyon 608 bin dolar bırakacak.
Ya diğerleri... İçlerinde henüz geri gelmeyenler var. Çünkü Akdeniz’de; İtalya, Fransa ve İspanya gibi limanı olan ülkelerin hiçbirinde alınmayan "Sağlık Sıhhiye Rüsumu" bizde katmerli olarak kesiliyor. 2002’de Sağlık Bakanlığı, kruvaziyerlerden aldığı "salgın hastalık yok" vergisine yüzde 160 zam da yaptı.
Denizcilik Bakanlığı’na bağlı Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Müdürlüğü’nün kestiği ve yine dünyanın hiçbir ülkesinde alınmayan "Fener Rüsumu", Türkiye’de geminin tonajına göre 15 bin dolara kadar çıkıyor. Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Hücum Tulgar, Turizm Bakanlığı’nın isteği doğrultusunda, fener ücretlerinde yalnızca yüzde 20 indirim düşünebiliyor. Sağlık Bakanı Osman Durmuş ise dünyanın en uyanık icratını sürdürmeye devam ediyor.
Rodos’ta 5 bin 964, Yunanistan’ın Pire limanında 8 bin 566, Beyrut’ta 7 bin 725 olan liman ücretleri indirimden önce, Kuşadası’nda 48 bin, İstanbul’da ise 55 bin dolara kadar çıkıyordu.
syilmaz@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|