11 Mayıs 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. Sefer Aycan’dan şok eden itiraflar...
İlaçlar denetlenmiyor

Türkiye’de ilaç, gıda, aşı, su gibi konularda denetim yapılamadığını belirten Aycan, bağlı olduğu bakanlığa da tepki gösterdi: "Sağlık hizmetleri, Sağlık Bakanlığı’nın bile önceliği olmamıştır."

     ÖNDER YILMAZ Ankara

     Kamuoyundaki hormon paniği, ölülerden doku transferi, zararlı ilaç ve su kullanımı tartışmaları, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. Sefer Aycan’ı isyan ettirdi. "Hiçbir şeyi denetleyemiyoruz. İnsanda kullanılan ilaçları bile" diye yakınan Aycan, "Sağlık hizmetleri kimsenin önceliği değil. Sağlık Bakanlığı’nın bile önceliği olmamıştır. Avrupa’da olsa adamı bitirirler" dedi.
     İlaç, gıda, aşı, su gibi konularda denetim yapılmadığını itiraf eden Aycan, "Türkiye’de hiçbir şeyin saha denetimi yapılamıyor. Mevzuatta sıkıntı var" diye konuştu. Aycan, zararlı tarım ilaçlarının denetimi konusunda şunları söyledi:
     "Konu Tarım Bakanlığı’nın sorumluluğunda. Ancak bizim insanda kullanılan ilaçlar konusunda da denetimimiz yok. Ne aşıların, ne serumların, ne ilacın, ne gıdanın saha denetimi yeterli değil. Öyle bir yapılanmamız yok."
     
     Masrafları kim ödeyecek?
     Kaynak sıkıntısına değinen Aycan, şöyle konuştu: "Laboratuvar analizleri de yüksek maliyetli. Numune alacaksınız, bunun bir bedeli var. Küçük esnaftan iki - üç tane numune alırsa adamın sermayesi tükeniyor. İlaçta da aynı. Kim ödeyecek bunların bedelini? Eczacı mı? Denetim masrafları işverenden sanayiciden karşılanmalı. Ya kamu ödeyecekse ödeyecek ya da sanayici ödemeli."
     Yurtdışından gelen ambalajlı gıdaları denetleyecek sisteme sahip olmadıklarını söyleyen Aycan, "Numuneyi alınca hemen sonuçlandıracaksın, yoksa gıda bozuluyor. Tazminatını kim ödeyecek? Hızlı sonuçlandırmazsan, başın belaya giriyor" şeklinde konuştu.
     Aycan, Avrupa’da üreticiye güvenildiğini ancak denetimde bir yanlışı bulunursa, her türlü yaptırımın söz konusu olduğunu söyledi. Aycan "Halk sağlığıyla oynayan üretici yakalanınca o biter ve gider. Bizde çok rahatlık var niye, çünkü denetim yok" dedi. Türkiye’nin sağlık hizmetlerine önem vermediğinden yakınan Aycan, kendi bakanlığına da eleştiride bulunarak, "Sağlık hizmetleri kimsenin önceliği değil. Halkında, yöneticilerinde, hatta Sağlık Bakanlığı’nın bile önceliği olmamıştır. Hele medyanın hiç önceliği değil" diye konuştu.
     
Şebeke suyu içiyor
     Aycan Türkiye’de damacana suyunun nereden, nasıl dolduğunun takip edilemediğini belirterek, şunları söyledi: "İstanbul’da 24 tane sağlık teknisyeni var ama damacana sularının yarısı burada tüketiliyor. Nasıl kontrol edeceksiniz?" Hologram uygulamasında ısrar ettiklerini ifade eden Aycan, "Ben evimde şebeke suyu içiyorum. Çünkü öbür damacana suyunun nereden olduğunu bilmiyorum. Şebeke suyunda hiç olmazsa klor var" dedi.
     



 GÜNCEL


DGM terör demese de turist öyle diyor
ABD’nin Uzan baskısı artacak
İlaçlar denetlenmiyor
Yüce Divan hesaplaşması
Çiganlar coşturdu
Ötanazi, Hipokrat yeminine aykırı mı?
Gerçekten tam ‘komşu’ olduk
Satırbaşı


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet