
|

Film kazanı kaynıyor
Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali bugün Ankara’da başlıyor. 9 Mayıs’a dek sürecek olan 5. Festival programında politik filmlere ağırlık verildi.
ALİN TAŞÇIYAN
Cadıların bu yılki büyüsü izleyiciyi fena tutacak. Cadı kazanında politik önermeler kaynayacak. Bir tutam Leni Riefenstahl, bir tutam Margarethe Von Trotta, birkaç tane yeni Alman filmi, Kadın ve İdeoloji kıvamına gelinceye kadar karıştırılacak. İçine toplu halde Sinemamız’dan Ayten Kuyululu, Mahinur Ergun, Nisan Akman atılacak. Dokuz ülkeden on üç filmle birlikte ateşe konulacak. Feminist yönetmen Germain Dulac toplu gösterisi de eklenip bir taşım kaynatılacak. Ateşten indirip Meksikalı Busi Cortes’in kısa filmleri yedirilecek. Üzerine de dünyanın her yanından kısa film tozu serpilecek. Bu iksirden içen kadınlar ihya olacak, içmeyen erkekler zaten kurbağa!
Bu akşam açılışı yapılacak olan Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali bu yılki programında politik filmlere ağırlık verdi. Kadın ve İdeloji başlığı altında Alman sinemasının geçmişten bugüne karşılaştırmalı bir panoramasını sunuyor. Otuzlu Yıllar altbaşlığı Nazi propaganda filmleriyle kötü şöhret edinen ancak yeteneğiyle efsanevi bir kişilik haline gelen Leni Riefenstahl’ın filmlerini kapsıyor. Yetmişler, Seksenler günümüz sinemasında kadın yönetmen der demez ilk akla gelen isimlerden Margarethe von Trotta’nın filmlerine ayrıldı. Bugün başlığı ise "Anam" adlı filmiyle Türk asıllı Buket Alakuş dahil genç kuşak yönetmenlerden oluşuyor.
Bu bölüm Almanya’nın yakın tarihinin, geçirdiği ideolojik değişimlerin sinemaya izdüşümü olarak da nitelendirilebilir. Riefenstahl’ın filmleri, estetiği ve dehşeti aynı potada eritmeyi amaçlayan fırtınalı bir dönemin ürünleri. Bir yandan insanları bedensel olarak kategorize eden Aryan ırkçılığı bir yandan bu ülküyü yüceltmek için sinema sanatının sınırlarını zorlayan bir estetik arayışı yansıtan filmler... Ancak seçkideki ve belki de bütün festival programındaki en ilginç film "Leni Riefenstahl’ın Muhteşem, Korkunç Yaşamı" adlı belgesel. Söz konusu yönetmenin filmlerinden daha şaşırtıcı olan yaşamını ve kişiliğini gözler önüne seriyor.
Sinemaseverlerin yakından tanıdığı, hemen hemen tüm filmleri İstanbul ve Ankara’da gösterilmiş olan Margarethe von Trotta ve olağanüstü kadın karakterleri bir kez de Uçan Süpürge’ye biniyor. Yıllarca yaşamını paylaştığı Volker Schlöndorff ile birlikte çektiği Heinrich Böll uyarlaması "Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru"ndan son filmi "Bekleyiş"e dek Baader Meinhof davasından bir kesit sunan başyapıtı "Kurşun Yıllar" dahil Von Trotta’nın filmografisinin önemli filmleri izlenebilir.
4. Kadın Filmleri Festivali sayesinde tanıdığımız, yurt dışında film çeken ilk Türk kadın yönetmen sıfatını taşıyan Ayten Kuyululu Ürkmez’in yapıtları 5. Festival’de Türkiyeli izleyici karşısına çıkıyor. Ürkmez, kişisel arşivinden getirdiği üç filmle Festival’e yeniden konuk oluyor. Bu vesileyle Ankara’da sinema eğitimi yapan okullarda da seminerler verecek.
Hem sinema filmleri hem televizyon dizileriyle tanınan iki Türkiyeli kadın yönetmen Nisan Akman ve Mahinur Ergun’un filmleri ücretsiz olarak Gazi ve Ankara üniversitelerinde gösterime sunulacak. Akman ve Ergun da festivale konuk olacak.
Her Biri Ayrı Renk bölümünde dokuz ülkeden on üç kadın yönetmenin filmi izlenebilir. Ancak bu bölüm bir yarayı da deşiyor. "Saklı Yarı" adlı film, yönetmeni Tahmine Milani’nin İran’da idam istemiyle yargılanmasına yol açtı. İran’da İslami devrim öncesi sol görüşlü aydınların başına gelenlere değinen "Saklı Yarı" bütün dünyada ve İstanbul’da olduğu gibi Ankara’da da izleyici karşısına çıkacak. Buna rağmen bu bölümde yer alacağı daha önce ilan edilen "Büyük Adam Küçük Aşk" aksi yönde bir mahkeme kararı alınmazsa programdan çıkarılacak...
Feminist Sinema Tarihi bölümüne bu yıl Fransız avangard sinemasının önde gelen isimlerinden Germaine Dulac (1883 - 1942) yirmili yıllardan altı filmiyle konuk oluyor. Elbette bu toplu gösteri sadece ‘feminist’ olduğu için değil ‘tarihi’ olduğu için ilgiye değer.
Bir başka toplu gösteride Meksikalı Busi Cortus’un iki uzun beş kısa filmini izleyeceğiz. Kısa Olmazsa Olmaz bölümü uzun metrajlı filmler kadar geniş ve çeşitli bir programa sahip. Macaristan’ın Kecskemet Animasyon Film Stüdyosu yapımları, Emily Hubley, Lisa Hayes ve Hilda Hidalgo filmleri ve İranlı ustalardan Rahşah bani - Etemad’ın seçtiği 15 filmlik paket kısa film bölümünü varsıllaştırıyor.
5. Uçan Süpürge’nin yan etkinlikleri arasında hemen sivrilen bir de panel var: "Televizyon Dizilerinde Değişen Kadın Rolleri". "Şehnaz Tango"dan "İkinci Bahar"a pek çok dizideki kadın karakterler bu panelde tartışılacak.
KÜLTÜR & SANAT


Silahı dolu bile değil!
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Denemek mi zor, yanılmak mı?
Seramikte kişisel izler
Dünya depresyondan çıkmaya çalışıyor
Sessiz bakışların ressamı
Aşk bir illüzyon mu?
Bu kalp seni unutur mu?
Huzurlu ve tatlı sergi
Validelerin validesi
Suçlunun karanlığı
Müthiş anne
Kötü bir kopya
Gizemin peşinde
Film kazanı kaynıyor
İki yıl çok çalışacak
"Büyük şehirler yaşlı adamları kaldırmaz"
İki farklı tat, iki ödül
Masalımsı resimler
Tarihi yarımada lezzetleri
Capcanlı Nasreddin Hoca
Eskişehir’de senfoni orkestrası
06 mzk 2002
Hapishane güzellemesi
Amerika’da Ermeni soykırım müzesi
İçi boşaltılmış tuvaller
Dünya şairleri sahnede
Haftanın albümleri
"Artist"ler İstanbul’a
Işıltılı yokluk
Dil mezarlığı
Hayat atölyesi
Uçan Süpürge Festivali ile İtalya’dan bir seminer
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|