11 Mayıs 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Işıltılı yokluk

Olumlunun kendini olumsuzda doğrulaması - ve tersi - Mehmet Taner’in yeni şiir kitabı "Veda Vezinleri"nde de en temel zihinsel işlem.

     ORHAN KOÇAK

     Mehmet Taner’in "Küflü Şimşek" (1999) kitabı Antalya Altın Portakal Şiir Ödülü’nü almıştı. Ödül töreninde, Taner’e muhabbet beslediği anlaşılan iyi niyetli bir yazar, "Ben küflü müflü anlamam," diyecekti: "Bu kitap sade şimşektir!" Sevgi, kavrayışı ketleyebiliyor bazen: Taner’in şimşeği, kendi küfünü bilen bir şimşektir; küfse büsbütün parıltısız değildir orada.
     Olumlunun kendini olumsuzda doğrulaması - ve tersi - Taner’in yeni kitabı "Veda Vezinleri"nde de en temel zihinsel işlem. Her şey, her deneyim, ancak kendi karşıtına uzanmakla sahicilik kazanıyor Taner’in şiirinde. Haz, acıdan pay aldığında inandırıcı oluyor; sıkıntıysa kendini çok önce ve başka bir yerde söylenmiş bir şarkının yokluğuna dönüştürüyor.
     
     ..............Gene de sırf işiteyim diye
     Yaradıldığım kuytudan inmiş bir seda,
     Bileyim diye bir doğadan geldiğimi
     Yaslarım kulağımı sarp kayalara;
     Derler ki kulakta başlar kimi gövde
     Sesler olduğu kadar, suskular için de:
     Ah Ses. Ah Susku. İkisini de dinledim.
     Takırdayıp duran
     Gecenin kemikleridir kelimelerim.
     
     "Beni Hayata Geri Verdiğin Sırada" başlıklı şiirde bir dize var: "Bir ırmak yatağı gibi, kurumuş". Bütün kitabın ekolojisini, manzarasını tanımlayan bir dize bu. Kurumuş ırmak yataklarını düşünün, daha çok da dere yataklarını: Işıltılı bir yokluk görünümü: Kurumuş yüzeyde taşlar, çakıllar parıldıyordur; ışıltı, bir zamanlar orada akmış olan suyun çaresiz hayaletidir sanki. Taner’in şiirinde "Arka Oda" (1981) kitabından sonra gittikçe belirginleşen ikinci bir zihinsel işlemle karşılaşıyoruz burada: Varlığın izi olarak yokluğun araştırılması.
     Önceki kitaplarda, doğanın belirgin bir kimliği ya da tarihi yoktu; tarihsiz bir coğrafyaydı bu, her yer ve hiçbir yer. "Veda Vezinleri"nde, bir tarih, hatta bir ad ediniyor bu doğal çevre: Akdeniz. Riskli bir mekan seçimi: Şiirsel olarak defalarca iskan edilmiştir Akdeniz; Seferis’in, Ritsos’un, Ungaretti’nin, Saba’nın, hatta Valéry’nin gölgesi düşer yeni gelenin üstüne. Ama Taner tehlikeyi savuşturuyor: Bu varlık - yokluk oyunu için Akdeniz’den daha uygun bir hayali mekan düşünmek zordur. Yitik olanın izleri şimdi’nin içinde sürüp gider burada; ama şimdi’nin kendisi de azıcık yitik ve sahipsiz gibidir. Yosun tutmuş yıkıntılar zamanla doğaya karışmış, keçi yollarına ve bağ duvarlarına benzemiştir; ama güneşin altında bir anda bomboş kalabilen köy meydanları da kurumuş dere yataklarını andırıyordur bazen. Taner’in, "Kıyı boyunca bir ileri bir geri; / Çakıltaşları arasında koşardım. / Geride dantel işler iki kadın, / Dizlerinde rüzgâr / Sesten ibaret kelimeleri" diye başlayan "Çocuk ve Sahil" şiirinin son dizeleri, böyle bir coğrafyadaki tek kesinliği belirtiyordur belki de: "Sana hiç / Kavuşmayacağım."
     
     
     Veda Vezinleri
     Mehmet Taner
•  Yapı Kredi Yayınları
•  60 s.
•  Fiyatı: 2.500.000 TL.      
     
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Silahı dolu bile değil!
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Denemek mi zor, yanılmak mı?
Seramikte kişisel izler
Dünya depresyondan çıkmaya çalışıyor
Sessiz bakışların ressamı
Aşk bir illüzyon mu?
Bu kalp seni unutur mu?
Huzurlu ve tatlı sergi
Validelerin validesi
Suçlunun karanlığı
Müthiş anne
Kötü bir kopya
Gizemin peşinde
Film kazanı kaynıyor
İki yıl çok çalışacak
"Büyük şehirler yaşlı adamları kaldırmaz"
İki farklı tat, iki ödül
Masalımsı resimler
Tarihi yarımada lezzetleri
Capcanlı Nasreddin Hoca
Eskişehir’de senfoni orkestrası
06 mzk 2002
Hapishane güzellemesi
Amerika’da Ermeni soykırım müzesi
İçi boşaltılmış tuvaller
Dünya şairleri sahnede
Haftanın albümleri
"Artist"ler İstanbul’a
Işıltılı yokluk
Dil mezarlığı
Hayat atölyesi
Uçan Süpürge Festivali ile İtalya’dan bir seminer
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet