11 Mayıs 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



2 ‘tabu’ sözcük

     Af ve seçim... Bu iki konuda söylentiler çıkmayagörsün... Kamuoyunda öyle bir beklenti dalgası oluşur ki, gerçekleşmesi kaçınılmaz hale gelir. O nedenle çığı harekete geçiren sesler gibi bu kelimeler boşluğa fırlatılır... Yankıları ile büyük bir psikolojik hareketlenme yaratılacağı bilinir.
     Son Af böyle gerçekleşti.
     Rahşan Ecevit’in bir mahkûm için duyarlılığını yansıtan sözleri, zaman içinde, Mehmet Ali Ağca’nın bile yararlanabildiği "sınır tanımayan affa" dönüşmedi mi?
     "Erken seçim" sözleri de böyle bir oluşumu tetikleyebilir.
     Atılan taş, bürokrasiyi "yeni iktidar bekleyişiyle" dondurmak gibi eksiler üretebilir.
     Seçim kararı almış bir hükümet, sandığa bir - bir buçuk yıl sonra gidilecekse bile, artık oy kaygılarına odaklanır.
     Ekonomik programın kararlılıkla uygulanması topallamaya başlar... AB ile bu yılın sonuna kadar tam üyelik görüşmelerinin başlaması için idam, anadilde eğitim ve yayın dosyaları rafa kaldırılır.
     Oysa...
     "2004’e kadar hükümet etmek ve sonuçları almak" psikolojisi "hedeflere kitlenmek" motivasyonu veriyor.
     "Seçim söylemlerinin, Türkiye yararına olduğu" söylenemez.
     
Kimin çıkarına?
     Hükümet ortağı partilerin de yararına değil.
     Kamuoyu araştırmaları hangisini yüzde 10 barajını aşar gibi gösteriyor?
     Hiçbirini.
     Oysa...
     Hayli farklı manzaralar oluşabilir.
     Örneğin...
     Enflasyon yüzde 20’lere inmiş olabilir.
     İktisadi büyüme grafiği tırmanış yapabilir.
     Belki 2002 sonunda AB ile tam üyelik görüşmelerinin kararı bile alınabilir.
     Hükümet ortakları hasabı beklemeliler.
     
Hükümetin harcı
     Bir soru:
     "Ya ekonominin dikişleri atarsa?
     İşi uzatmadan sandığa gitmek daha akılcı değil mi?"
     Değil.
     Uzatmadan sandığa gidecekler de ne olacak? Sandıktan çıkamayacak olduktan sonra...
     Ayrıca şans rüzgârı hâlâ Türkiye’nin yelkenlerini doldurmakta.
     Ekonomi tam bir kez daha tökezlerken 11 Eylül patlayınca ABD ve IMF’nin Türkiye’ye ek yardımları gelmişti... Ve şimdi ise gerçekleşeceği neredeyse kesin olan "ABD’nin Irak’a askeri harekâtı."
     Türkiye’nin Irak harekâtı için stratejik önemi nedeniyle, "ekonomik" programa "ekstra" katkılar beklenebilir.
     
Eskitmek
     Bir soru daha:
     "Ya Ecevit çalışamaz hale gelirse, Başbakanlık boşalırsa..."
     TSK dahil tüm duyarlı kesimler, Ecevit’in sağlığını çok özenle izliyor. İzlenimler olumlu.
     Çünkü Ecevit devreden, şu ya da bu nedenle çıkarsa, gelecek alacakaranlık...
     DSP dağılmadan durabilir mi?
     Cem bir çözüm olabilir ama önüne konacak taşlar az değil.
     MHP’nin tavrı ne olur?
     Şimdilik, Ecevit’in sağlığına memnun olmak ve onun - olası - durumlar için B planı üretmesini beklemekle yetinmeliyiz.
     Ecevit’in "Koltuk meraklısı değilim. Çekilirim ama Türkiye için iyi olmaz" sözlerine katılıyoruz. Bunun örneklerine 4 kez tanık olduk.
     Şimdi kalıyorsa, sorumluluk duygusu nedeniyledir.
     
Not: 27 Mayıs Salı günü yayımlanan yazımda sehven eksikler olmuş. O bölümü doğru haliyle aşağıda yansıtıyorum:
Harvard’da ilginç bir araştırmacı var.
Başarılı iş hayatından sonra, parayı, pırıltıyı bir kenara koymuş ve orada 4 yıldır doktora düzeyinde araştırmalar yapan... Mukayeseli Anayasa’dan, başkanlık sistemlerine, bağımsız gazetecilik modellerinden, demokrasilerde ve Türkiye’de yolsuzluklara uzanan bir dizi kitabın yazarı olan Ali Rıza Bozkurt...
Onun paneldeki sorgulamalarından birini yansıtayım:
"ABD dünyanın tek lideri olduğu sürece, ekonomiden, demokratizasyona... Yoksulluğa çözüm aramaktan, eşitliğe, etnik çatışmalara kadar her alana karıştıkça daima birilerinin hedefi olacaktır.
Terörizme karşı çözüm, süper ABD yerine uluslararası yeryüzü duruşunu oluşturmaktadır."
Bozkurt’un "önce terörün uluslararası tanımı yapılmalı" önerisinin yanı sıra bu görüşü de ABD’de giderek taraftar kazanıyor.

g.civaoglu@milliyet.com.tr





 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Avrupa Türkiye’yi böler mi?

Çetin ALTAN
Bayat konular tiryakiliği ve lise-üniversite diplomalarının ne işe yaradığı...

Melih AŞIK
Paris’in göbeği...

Fikret BİLA
Koşullar uygun olsa bırakırım!

İpek CEM
Siyasette yeni arayışlar

Hasan CEMAL
Ecevit’in sağlığı, koltuğu ve istikrar!

Güneri CIVAOĞLU
2 ‘tabu’ sözcük

Can DÜNDAR
Kavuştuk işte... Niye hala mutsuzuz?

Abbas GÜÇLÜ
Vakıf üniversiteleri Ankara’da tartışıldı

Mehmet Y. YILMAZ
Altıncı kuralı hatırla!

Hasan PULUR
Onurlu insanlar yüzüne tükürülünce yarabbi şükür, demez...

Derya SAZAK
100. yılında BJK

Meral TAMER
Betil, bu kez toplum gönüllüsü olarak karşımızda

Metin TOKER
Lucescu Neden Türkçe Öğrenmedi!

Güngör URAS
Bankalarda sermaye eksiği yerine fazlası çıkacak

M. Ali BİRAND
Denktaş’a haksızlık edilmemeli...

© 2002 Milliyet