
|

Betil, bu kez toplum gönüllüsü olarak karşımızda
Şarık Tara’nın ev sahipliğindeki periyodik sohbet toplantılarının önceki akşamki konuğu Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’dı.
Yılmaz’ı beklerken Yavuz Zeytinoğlu’ndan Cem Duna’ya, Aldo Kaslowski’den Mithat Melen ve Mehmet Altan’a ne zamandır görmediğim dostlarla merhabalaşma fırsatı buldum ve bu arada İbrahim Betil’le de Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı’ndan olaylı ayrılışından bu yana ilk kez karşılaştım.
Ben "Acaba nasıl bir psikoloji içindedir?" diye yanına gitmekte tereddüt gösterirken, o benim yanıma gelerek merhaba dedi. Baktım gözlerinin içi parlıyor. Hayrola bir yenilik var galiba diyecek oldum. Üniversiteli gençlerde sosyal sorumluluk bilincinin oluşturulmasına yönelik bir projenin hazırlığı içinde olduğunu söyledi.
Projenin ayrıntılarını öğrenmek istediğimde önce "Daha tam olgunlaşmadı, ama Anadolu daha ağırlıkta olacak," demekle yetindi. Ben biraz üsteleyip ısrar edince şu bilgileri verdi:
"Üniversiteli gençlerin sosyal sorumluluk bağlamında neler yapacakları, her yörenin kendi ihtiyaçlarına göre belirlenecek. Biz onlara ne yapacaklarını merkezden dikte etmeyeceğiz. Finansmanı da yerel kaynaklardan sağlanacak. Zaten büyük bir finansman da gerekmiyor.
Ben üniversiteli gençlere, kendi kafalarındaki toplumsal sorumluluk projelerini hayata geçirmelerinde mentorluk (yol göstericilik) yapmak, onların da kendilerinden yaşça küçüklere mentorluk yapabilmelerine olanak sağlamak istiyorum. Bir yörede AÇEV’e, diğerinde Eğitim Gönüllüleri’ne, bir diğerinde TEMA ya da ÇEKÜL’e gönüllü hizmet götürmeye karar verebilirler. Önemli olan, o kararı kendilerinin vermesi ve gencecik yaşlarında sosyal sorumluluk bilincini edinebilmeleri. Yöre halkı da zaman içinde bu toplumsal gönüllülüğü sahiplenip katılımcı olacaktır."
Betil’i bir küskün olarak değil de, güçlü bir sosyal lider olarak yakında yeniden karşımızda bulacağımız için müthiş sevindim. Zaten küskünlük ona hiç yakışmazdı. Çok sevdiği küçük çocuklar yerine eski göz ağrısı Eğitim Gönüllüleri ile örtüşmeyecek bir alana, üniversite öğrencilerine kayması, hatta bu yeni grubuyla Eğitim Gönüllüleri’ne de hizmet vermeyi düşünmesi ise Betil’e çok yakıştı. Toplumumuzun Betil gibi yaptığı işe yüreğini koyan ve 7 gün 24 saatini veren, güvenilebilir sosyal liderlere şiddetle ihtiyacı var.
Pekiyi ya siyaset?
"6 yıl Eğitim Gönüllüleri’nin başında kaldım. Arada bir yıl siyaseti denedim ve gördüm ki o iş katiyen bana göre değil. Bu gönüllülük işine bir 6 yılımı daha seve seve verebilirim."
Betil gönüllülüğe öylesine gönül vermiş ki, ona ve onun gibilere destek olmak da bizlere düşüyor.
Trafikteki resmi ölü sayımıza zam var!Emniyet Genel Müdürlüğü, artık hastanelerde ölenleri de istatistiklere dahil ediyor
Gazi Üniversitesi, Karayolları ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün birlikte düzenledikleri 1. Uluslararası Trafik ve Yol Güvenliği Kongresi’nde benim için en büyük yenilik, trafik kazalarındaki ölü ve yaralı sayısında yıllar sonra nihayet daha gerçekçi rakamlara yaklaşılmasıydı.
Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve Trafik Hizmetleri Başkanı Abdullah Bolcu’nun konuşmasında, geçen yıl trafik kazalarındaki ölü sayısını 3500 dolaylarında beklerken, 7300’ü duyunca kulaklarıma inanamadım. Toplantının bitiminde hemen kendisini yakalayıp sordum ve beklediğim yanıtı aldım: Artık trafik kazası sonrasında hastanelerde ölenler de istatistiklere yansıtılıyormuş. Henüz son noktası ve virgülüne kadar istatistiki bilgi gelmese de, hastanelerden her 3 ayda bir döküm alınıyormuş. Bu arada jandarma ve kırsal alanlardaki ölü sayısı da istatistiklere dahil edilmeye başlanmış. Bolcu, "Biz her konuda şeffaflıktan yanayız, elimizdeki her türlü bilgi kamuoyuna açıktır" dedi. Şeffaflık elbette çok önemli, ancak bu örnekte Sağlık Bakanlığı ile koordinasyonun nihayet sağlanabilmiş olmasının da önemi büyük.
Trafikte Ortak Akıl Platformu TRAP olarak bu konunun çözümü için yoğun olarak kafa yorduğumuz günlerde Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve Trafik Hizmetleri Başkanı olan Şevket Ayaz da Sağlık Bakanlığı verilerini elde etmek için canla başla uğraştığı halde sonuç alamamıştı.
7300 rakamı da bize göre belki tam olarak gerçekleri yansıtmıyor, ama 3500’e oranla çok daha gerçekçi. Emniyet Genel Müdürlüğü’ne de Sağlık Bakanlığı’na da bu koordinasyonun kurulması ve Türkiye’yi çok önemli bir istatistiki veride gerçeklere yaklaştırmaları nedeniyle teşekkür ederiz.
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|