14 Mayıs 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



14 Mayıs ve Ecevit

     Bugün Demokrat Parti’nin iktidara gelişinin 52’nci yıldönümü. 14 Mayıs’ın yakın siyasal tarihimizdeki önemini simgeleyen bir başka olay daha var: 30 yıl önceki CHP Kurultayı.
     Bülent Ecevit, 12 Mart sonrası İsmet İnönü’ye karşı başlattığı parti içi mücadeleyi 14 Mayıs 1972’de genel başkan seçilerek noktaladı.
     Kolay olmadı Ecevit’in ‘Milli Şef’ İsmet Paşa’dan liderliği devralması. Uzun soluklu genel sekreterlik maratonunda ‘demokratik sol’ değerleri CHP’nin geleneksel tabanına anlattı Ecevit; partiyi ‘devletçi’ çizgiden, yüzde 40’ın üzerinde oy alan ‘halkçı’ yörüngesine oturttu.
     12 Mart muhtırasına karşı çıkış, Ecevit’in demokrat kimliğiyle örtüşüyordu. CHP liderliği Erim hükümetine destek verince, İsmet Paşa’yla yollarını tereddütsüz ayırdı. Genel sekreterliği bıraktı.
     Kurultay mücadelesi başladığında İnönü yorgun bir liderdi. Yaşlanmıştı ve giderek yıpranıyordu.
     5 Mayıs 1972’de tarihi kurultay toplandı.
     İsmet İnönü, ‘Ya o, ya ben’ diyerek tarihi söylevini verdi. Ecevit’in etkisindeki Parti Meclisi’nin değişmesini istiyordu İnönü. Kurultaydaki oylama CHP delegelerini zor bir tercihe sürüklemişti. Ecevit son sözünü söyledi:
     ‘Demokratik bir partinin yasalara saygılı özgür üyeleri mi olacağız, yoksa kapı kulları mı? Karar sizindir.’
     Oylama sonunda Parti Meclisi 507’ye karşı 709 oyla güvenoyu aldı.
     İnönü kaybetmiş, Ecevit kazanmıştı.
     İsmet Paşa ertesi gün, genel başkanlıktan çekildi.
     14 Mayıs 1972’de kurultay yeni lideri seçmek üzere toplandı. Ecevit, ilk turda, 913 delegeden 826’sının oylarıyla CHP’nin Atatürk ve İsmet İnönü’den sonraki üçüncü genel başkanı oldu.
     14 Mayıs 1972’den bu yana 30 yıl geçti.
     Bülent Ecevit, 12 Eylül 1980 sonrası yine bir askeri müdahale döneminde, genel başkanlıktan istifa ederek, CHP ile yollarını ayırmasına karşın DSP’nin başında, günümüzün başbakanı olarak demokratik soldaki ağırlığını sürdürüyor.
     14 Mayıs 1950 tarihinin, Demokrat Parti’nin seçimle işbaşına gelmiş olması nedeniyle merkez sağ siyaset kültüründe uyandırdığı ‘demokrasi’ çağrışımı gibi Ecevit’e liderlik yolunu açan CHP kurultayının önemini de unutmamamız gerekiyor.
     Başbakan’ın sağlığı nedeniyle, DSP içinde ‘Ecevit sonrası’ yapılanmadan erken seçime dek pek çok senaryo konuşuluyor.
     Türkiye, kritik bir dönemeçte olduğu için ‘Başbakan değişikliği’ şu sıra dengeleri altüst edebilir ve Ecevit de ‘çekilmem’ dediğine göre güncel zorlamaların faydası yok. Ancak ‘sağlıklı bir geçiş’ süresi öngörülerek solda yeni bir yapılanmanın zamanı gelmiştir. İstikrar, belirsizliğin kalkmasıyla sağlanır.
     Ecevit’in onursal liderliğinde ‘solu bütünleştirecek’ ve erken seçim halinde iktidar seçeneği gözeten bir planlama niye yapılmasın?
     DSP’den CHP’ye, Derviş’ten Cem’e, Baykal’a uzanan birliktelik sağlanamaz mı? Solu iktidara taşıyan Ecevit’in 30 yıl sonraki misyonu, ‘benden sonra tufan’ olmamalıdır.
     
     dsazak@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Ecevit’in 14 Mayıs’ı

Melih AŞIK
Umutsuz Ecevit

Fikret BİLA
Üç parti, üç nokta

Hasan CEMAL
Tik tak çalışan saatli bomba!

Güneri CIVAOĞLU
Yardımcılar nerede?

Can DÜNDAR
Demokrasinin miladı: 14 Mayıs

Abbas GÜÇLÜ
Hacettepe yeniden doğuyor

Sami KOHEN
Kıbrıs’a neden örnek olmasın?

Mehmet Y. YILMAZ
Koalisyon liderlerine Einstein çözümü

Tuncay ÖZKAN
BÖYLE TEZGÂH GORÜLMEDİ

Derya SAZAK
14 Mayıs ve Ecevit

Güngör URAS
Servet, stok ve sicil affı geliyor

Serpil YILMAZ
Turgay Ciner Eti Holding ortağı oldu

M. Ali BİRAND
Kıbrıs’ta kritik günler...

© 2002 Milliyet