
|

Tunceli’de 3 ayaklı bir kedi
Sarman olmalı, ama yarısı yolunmuş tüylerinin rengi kirden seçilmiyor. Sıskalıktan derisi birbirine geçmiş. Ön ayağından biri kırılmış, yere basamıyor, üç ayağının üzerinde seke seke zorlukla yürürken sallanıyor.
Berrak bir Tunceli sabahında kaldırımda durmuş, üç ayaklı kedinin ardından bakıyoruz. Yolun kenarında duran yaşlıca bir adam da ikimizi birden seyrediyor.
"Yazık, diyoruz, bu halde yine yürümeye çalışıyor."
Avurtları çökük, tıraşı gelmiş adam, "O da bizceleyin" diyor ve düzeltircesine hemen ekliyor:
"O yine bizden iyi, üç ayağı yürüyor. Ya biz?.. Tek ayakla yaşamaya bakıyoruz." Eliyle kent bitiminde yükselen dağları gösteriyor: "Keçileri otlatmaya dağa bırakmıyorlar. Bi hayvancılığımız vardı, o da kalmadı."
Olağanüstü Hal’in sürdüğü Tunceli’de işsizlik "had safhada."
Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği Yerel Medya Eğitim Semineri için çevre 11 ilden gelen yüzü aşkın gazeteciyle birlikte Tunceli’deyiz.
Valisinden sokaktaki işsizine, belediye başkanından sivil toplum örgütleri temsilcilerine kadar herkes, seminerin burada yapılmasından memnun. Yıllardır sorunlarını, seslerini yerel medya ile duyuramayınca, seminere gelen "büyük İstanbul medyası"nın temsilcilerinden medet umuyorlar. İçimizden "kelin merhemi olsa" diyoruz, ama yine de yazalım.
Adını "Tunç gibi insanların yaşadığı buranın adı Tunceli olsun" diyen Atatürk’ün koyduğu ilin nüfusu Cumhuriyet’in ilan edildiği 1923’te 134 bin, 12 Eylül’ün geldiği 1980’de 157 bin iken bugün 93 bine düşmüş. Vali Mustafa Erkal ile Belediye Başkanı Hasan Korkmaz’ın verdiği bilgilere göre, nüfusun 20 binini asker ve polis, 4 binini öteki bürokratlar oluşturuyor. Bürokratları aileleriyle birlikte hesap edince Tunceli’de Tuncelilerin nüfusu 40 - 50 bin arasında kalıyor. Yani, 1.5 kişiye bir bürokrat düşüyor.
Terörün azgın döneminde boşaltılan köyler henüz açılıyor, köylüler yavaş yavaş dönüyor. Merkeze bağlı 6 - 7 köy hala kapalı.
Yaşanan tüm olumsuzluklara, çekilen sıkıntılara karşın, Tunceli insanı gerçekten tunç gibi ayakta ve aydınlığa dönük. Ankara’da sendikacılık ve siyaset yapan Yaşar Seyman, "Tuncelili çocuk gözünü açtığında dört bir yanındaki dağlara bakar, bu dağları nasıl aşmalıyım diye düşünür, ya okuyarak ya da keçi güderek der ve çoğu okumayı seçer" diyor.
Tunceli’de okuma yazma oranı yüzde 98. Halkı siyasetle yakından ilgili ve çoğunlukla sol eğilimli. İlde 46 aşiret olduğu belirtiliyor. Siyasi fraksiyonların ise sayısı belli değil.
Haftaya yine Tunceli’deyiz.
Bir şiir Tadımlık dizelerimizi bir Tunceli halk türküsünden alıyoruz. (Her Yönüyle Tunceli, Yusuf Cengiz, 2001)
"Kaşların bismillah, yüzün beytullah / Seni öz nurundan yaratmış Allah / Sevmişem dost seni terketmem billah / Aşkın hançeriyle canım vuralar beni / Hudey, hudey, hudey yaralar beni, / Diley, diley, diley yaralar beni."
ngureli@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|