16 Mayıs 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Alacakaranlık Kuşağı Ülkesi

     Francis Bacon, "aşırı oranda kuşkunun varlığı bir tür politik deliliktir" diyor. Milliyet’te Tuncay Özkan’ın ortaya çıkarttığı "komplo" olayından sonra bu sözü bir kez daha hatırladım.
     Polisteki bir grup tarafından hazırlanan komplolar zincirinin ilk halkasını geçtiğimiz yıl nisan ayında yine Milliyet ortaya çıkartmıştı. İstanbul Emniyeti’nde bir gecede yüzlerce polisin yerinin değiştirilmesi ve bazılarının görevden alınmasını hedefleyen bir girişimin İstanbul Valisi tarafından engellenmesi üzerine ortaya çıkan bir hareketti bu...
     O dönemde Sadettin Tantan İçişleri Bakanı, Kazım Abanoz İstanbul Emniyet Müdürü’ydü.
     
Görev, belge yaratmak
     Bakanın emriyle kurulan bir "özel birim" İstanbul’u üç bölgeye ayırmış, bürokratlardan tutun da işadamlarına kadar birçok ismi takip altına almıştı.
     "Özel Birim"in amacı; bürokratlar, siyasetçiler ve işadamlarını gerektiğinde kontrol altına almak ve gerektiğinde de baskı yoluyla sindirmek için bilgi ve belge toplamak, belge bulunamadığı durumlarda da "belgeleri yaratmakötı.
     İstanbul Valisi’ni de hedef alan bu "polis darbesi" Milliyet’in yayını ile kesintiye uğradı.
     Tantan çok geçmeden İçişleri Bakanlığı’ndan, Kazım Abanoz Emniyet Müdürlüğü’nden ayrıldı.
     Tantan o günlerde sorulan soruları da, bugün olduğu gibi ağzında yuvarladığı birtakım garip sözlerle geçiştirmeye çalıştı.
     O günlerde kendisine hitaben yazdığım bir yazıda İçişleri Bakanı olarak bütün belge ve bilgilere ulaşma olanağı olduğunu, dedikodu yapmak yerine bu bilgileri savcılığa vererek soruşturma açılmasını sağlaması gerektiğini söyledim.
     Bu yazıma herhangi bir yanıt alamamıştım. Zaten daha önce benzer bir yazıyı Radikal’i yönettiğim günlerde de yazmış, yine yanıt alamamıştım... İçişleri Bakanı konumunda olan bir kişinin "tapınak şövalyeleri, elimde ne dosyalar var" gibi konuşmaları yapmaya hakkının olmadığını, ne biliyorsa bunları savcılara anlatıp, soruşturma açılmasını sağlamak zorunda olduğunu söylemiştim.
     
Amaç çok açık aslında...
     Milliyet’te üç gündür izlediğiniz son "komplo" olayı belli ki Tantan’ın geniş çaplı "polis darbesi" operasyonunun bir parçası...
     İfadeler alınmış, hepsi bir dosya içinde şifreli bir kasaya kilitlenmiş.
     Sanık ifadelerinin şifreli kasalara kilitlenip saklanması size de ilginç gelmiyor mu?
     Savcılığın bu ifadelerle dava açması, dava açılması bakanlığın iznine tabi kişiler hakkında fezleke yazması gerekmiyor mu?
     Bunların hiçbiri yapılmamış.
     Çünkü bu sahte ifadeleri hazırlayıp, şifreli kasalara kilitleyenler de biliyorlar ki o ifadelerle dava açmak mümkün değil.
     Peki o zaman ifadelerin böyle düzenlenmesindeki amaç ne?
     Amaç çok açık aslında...
     Bu ifadeleri zamanı geldiğinde gerçekmiş gibi ortaya çıkarmak, yaratılan kuşku bulutundan siyasi çıkar elde etmek, her köşede bir hırsız bulunduğu inancıyla toplumda bir paranoya yaratarak, demokratik hakların askıya alındığı bir polis devletinin şartlarını oluşturmak...
     Türkiye, gerçekten bir hukuk devleti ise bu karmaşık düğümün çözümünü, "gerektiğinde bir köşede kurşunlanıp susturuluverecek" gazetecilere bırakmamak zorundadır.
     Meclis, geniş çaplı bir soruşturma açmalıdır... Savcılar bu girişimlerin altındaki gerçek amacın ne olduğunu bulup ortaya çıkarmak ve bir suç varsa bunu cezalandıracak adli süreci başlatmalıdır.
     Eşkıyanın, Türkiye’yi bir "alacakaranlık kuşağı ülkesi" haline getirmesini önlemek, herkesten önce yasama ve yargı organlarının görevidir.
     
     mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
İslamda tartışma

Çetin ALTAN
Durmadan ırzına geçilen konular ve yakası açılmadık konular

Melih AŞIK
Şerefli tahlil..!

Fikret BİLA
Jandarma ve engelliler

Hasan CEMAL
Sayın Ecevit, hiç olmazsa bu kez...

Yılmaz ÇETİNER
Zeki Müren'in eşcinsellik tartışması rezalet

Güneri CIVAOĞLU
Ecevit'e de 10 numara!

Can DÜNDAR
İçime çekmiyorum ki!..

Hurşit GÜNEŞ
Varsayalım ki Ecevit ayrılma kararı aldı...

Sami KOHEN
Rusya artık "dost ve müttefik"

Mehmet Y. YILMAZ
Alacakaranlık Kuşağı Ülkesi

Meliha OKUR
‘Özerk borsa gerçeği’

Tuncay ÖZKAN
Bu komplonun hesabı zor verilir

Hasan PULUR
İsveç elçimizin dedesi ve Fenerlilerin bayrak kavgası...

Derya SAZAK
Derviş'i DSP'ye davet

Meral TAMER
Kitaplar arasında boğulmak

Güngör URAS
İş bilenin kılıç kuşananın

Serpil YILMAZ
Tayyip Erdoğan tutuklattı!

M. Ali BİRAND
Kıbrıs batakta... Son ümit Annan’da

© 2002 Milliyet