18 Mayıs 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




La Pasta! (makarna made in Italy)

     Herkesin bildiği gibi İtalyanların milli yemeği makarnadır. Evet, altın renkli mis gibi sarımsak, fesleğen, biberiye ile yapılmış kıpkırmızı sosla süslenmiş bir tabak makarna...
     Ve tabii ki makarnanın sadece İtalya’da değil tüm dünyada ne kadar rağbet gördüğünü herkes biliyor. Hatta bir araştırma sırasında, çocuklara en sevdikleri yemek sorulduğunda hiç düşünmeden "kırmızı soslu makarna" cevabını verdikleri görülmüş.
     Makarnanın hikayesi zaman içine yayılmış, yüzlerce kitap yazılmıştır. Birçok halk makarnanın kendileri tarafından icat edildiğini iddia eder. Öyle ki bazıları, Çinlilerin icat ettiğini, daha sonra Marco Polo tarafından İtalya’ya getirildiğini savunur. Ama tüm bu saçma iddialar, yüzyıllar önce tüm şiirsellikleriyle Latin yazarların yazdıkları şehvetli sofra tasvirlerini içeren kitaplar aracılığıyla çürütüldü. O zamanların makarnaları şimdilerdeki gibi olmasalar da çok benzerlerdi!
     Aslında, basitçe suyla unu karıştırarak gıdaya çevirme sanatı tarih öncesine dayanır.
     Kesin olan tek şey; işleme, kesme ve hayal güçlerini kullanıp şekil verme işinin İtalyanlara mahsus olmasıdır. Ve bunu terzinin kıymetli kumaşı işlediği gibi tüm aşklarını kullanarak yaparlar. En önemlisi de tüm dünyaya makarnayı tanıtan ve sevilmesini sağlayan yine İtalyanlar olmuştur. Geçen asrın başlarında yoksulluk, savaş ve faşizmin etkisiyle, birçok vatandaşım ve Avrupalı kendi ülkelerini bırakarak Yeni Dünya’ya sığındılar. Kendileriyle birlikte müziklerini, Akdeniz tatlarını ve özlemlerini götürdüler. Evet, aynı şimdilerde farklı halkların, ırkların çaresizlikten ve açlıktan kendi ülkelerini bırakıp onların gözünde Yeni Dünya olan Avrupa’ya ulaşmak istemeleri gibi... Ey Avrupalılar, yazık ki çok çabuk unutuldu bu ayrıntılar!
     Şimdi makarnamıza dönelim...
     İtalya’da 400 çeşit makarna tipine rastlıyoruz. Bu güzelim iştah açıcı sosları ve farklı şekilleri yaratanların, evlerinde kendi erkeklerini bekleyen güler yüzlü ev hanımları olduğu da bir gerçek. Belki de bu kadar sade bir yemeği kışkırtıcı kılabilmek için en önemli malzemeleri katıyorlardı: Aşklarını ve coşkularını...
     Güzel bir Napoliten "signora"nın erkeğini beklerken, yarı beline kadar eğilerek, çamaşırlarla birlikte güneşte kurutulmak üzere asılmış bir şerit ev yapımı makarnayı alıp, parmağı etrafında çevirip, nasıl da fusilli (burgu) makarnayı yarattığını hayal etmek çok da zor değil.
     Makarnalar isimlerini, sanki nazikleştirilmek, şefkatli hale getirilmek istenircesine doğadan, havadan, gökyüzünden, sudan, çiçeklerden alıyorlar. Neredeyse bir çocuğa, bir sevgiliye isim yakıştırılırcasına... İşte deniz kabukları, yıldızlar, kelebekler, çoban bir kız çocuğunun kurdelesinden kurtularak açıkta kalmış bir tutam kıvırcık saçı andıran burgular... Aşık bir ozan için yaratılmış, "penne" dediğimiz ufak kalemcikler...
     Makarnalar üzerine kitaplar yazıldı; şarkılar, besteler yapıldı. Ama aslında en güzel yanı, tadına asla doyamadan, afiyetle yiyebilmek onu!
     Bize böylesine çekici gelen renkleri, şekilleri, isimleri belki... Belki de sadece karbonhidrat içeriyor oluşu... Kesin bir şey var ki makarna insana mutluluk veriyor!
     Mesela hiçbir İtalyan filminde ya da upuzun hazırlanmış bir masada düzenlenmiş İtalyan aile yemeğinde üzgün ve mutsuz suratlar gördünüz mü?
     Hayır! Yalnızca kahkahalar, şarkılar ve neşe...
     Bu noktada, arabesk şarkıcılara, tüm kalbimle bolonez soslu makarna kürü tavsiye etmek geçiyor içimden. Kim bilir, belki ağlamayı bırakıp hayatı sevmeye başlarlar.
     
     Yazara e-mail
     



 PAZAR


‘Estetik olmak yerine insan olmamı seviyorlar’
Eğlence ‘yazlığa’ taşınıyor
"Gençler de şehrin ortasında öpüşmesinler"
Bu köyün çocukları golfçü oluyor
Cannes 55 yaşında
Amaç depremde sıfır can kaybı
Anneler Günü’nü lezzetli geçirin
Tiyatro festivali başlıyor
Türk futbolunun tarihi
‘Kirli düzine’
Artık Alman biramız da var
Hünkar geleneği devam ediyor
Beyaz adam, siyah kadın
Seksle gelen sağlık
Sultan Ahmed türbesinde tarih
La Pasta! (makarna made in Italy)
İkisi de ünlü, ikisi de karakter iki insanın sıradışı ilişkileri kitap oluyor
"Alaca çorba"dan "nakışlı dolma"ya
Anneler Günü’nün öyküsü


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet