18 Mayıs 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Anneler Günü’nün öyküsü

Anna Jarvis’in başlattığı "Anneler Günü", bugün dünyamızın her yerinde kutlanıyor

     İlk kez 1910 yılında Batı Virginia eyaleti tarafından kabul edilen Anneler Günü, daha sonraki yıllarda Amerika’nın bütün eyaletlerinde kutlanmaya başlanmış. Bunun üzerine Başkan Wilson, 1915 yılında Mayıs’ın ikinci Pazarı’nı "Milli Bayram" kabul eden yasayı imzalamış.
     Anna Jarvis, Anneler Günü’nü yalnızca kendi annesini çevresinde anmak için başlatmış. Çünkü Anna Jarvis’in babası bir rahipmiş. Annesi Bayan Jarvis sorumluluk duygusu olan, güçlü ve girişken bir kadınmış. 1800’lü yılların sonunda biten İç Savaş’tan sonra savaşın bitmesiyle barışın gelmeyeceğini gören Anna Jarvis, yaşadıkları yer olan Grafton’dan başlayarak, ki burası iki eyalet sınırındaki önemli bir sınır kentiymiş, yaraları yeniden sarabilmek için bir "Anneler Dostluk Günü" ilan etmiş. Aile sonraki yıllarda anne Bayan Anna Reeves Jarvis, Anna Jarvis ve kör kız kardeşiyle birlikte Grafton’dan Philadelphia’ya taşınmışlar.
     Bu arada Anna, sigorta şirketlerinde kütüphanecilik, öğretmenlik gibi görevlerde bulunmuş.
     Anna Jarvis, bu kutlamalardan cesaret alarak "Uluslararası Anneler Günü Derneği"ni kurmuş ve yabancı devlet adamlarına mektuplar göndermiş. O kadar çok mektup yazıp o kadar çok yanıt almış ki, sırf kendisine gelen mektupları saklamak için evlerinin yanındaki üç katlı bir binayı sonunda satın almak zorunda kalmış. Ve 1948 yılına gelindiğinde, Anneler Günü dünyada 43 ülkede kutlanmaya başlanmış.
     
     Bayan Jarvis’in yeni savaşı
     Ama ne var ki, Jarvis’in hiç beklemediği sorunlar çıkmaya başlamış. Bu duygusal gün bir ticari Anneler Günü biçimine dönüşmüş. Her yerde kutlama kartı yapımcıları, şeker şirketleri bu yeni bayramı kâra dönüştürmeyi çok iyi becermişler. Jarvis her yere şöyle yazılar yazmış: "Dünyada sizin için herkesten çok şey yapmış olan annenize, mektup yazmak, güzel sözler söylemek yerine neden başkalarının yazdığı basılı kartları gönderiyorsunuz. Bu bir tembelliktir. Onlara çiçek, şeker götürüp çoğunu kendiniz yiyorsunuz. Bu ayıptır," demiş. 1923 yılında New York kentinde bir stadyumda kutlanacak Anneler Günü’nü önlemek için dönemin valisi Al Smith’i mahkemeye vermekle tehdit etmiş.
     
     Jarvis tutuklanır
     1925’te yapılan bir şehit anaları toplantısında Anneler Günü’nü bahane ederek beyaz karanfil satıp bağış toplamaya çalışan dernek üyelerini engellemeye çalışınca, polis tarafından tutuklanmış. "Benim Anneler Günümü ticarileştirdiniz, onun saygınlığını bozdunuz," diye tüm ticari kuruluşlara savaş açan Jarvis, çiçekçi derneklerinin Anneler Günü’nde sattıkları karanfillerden kendisine komisyon ödemeye kalkması üzerine daha da öfkelenmiş. Ertesi yıl kutlamalarda insanların yakalarına beyaz düğmeler takmalarını önerip, ülkenin her bir yanına binlerce dolar değerinde beyaz düğme yollamış. Ama bu da Anneler Günü bayramının ticari bir kampanyaya dönüşmesini engelleyememiş.
     
     Anneler Günü’nü başlattığına pişman olur
     Yetmiş yaşına geldiğinde kız kardeşiyle birlikte Philadelphia’daki evlerine çekilen Jarvis, evinin penceresine "Uzak durun!" tabelası asarak, kapısını belli bir şifreyle çalmayanların dışında herkese kapatmış.
     1943 yılında ailesinden kalan tüm mirası tüketen Jarvis, yoksul ve hasta bir duruma düşmüş. Çiçekçiler derneğinin, yakınlarına kendisinden habersiz verdiği 1.580 dolar bağışla yaşlılar evine yerleştirilmiş. 84 yaşında da orada ölmüş.
     Ve bir gün kendisini görmeye gelen gazeteciye şunları söylemiş: "Anneler Günü’nü başlattığıma çok pişmanım."
     
     HER ŞEY SENİN İÇİN
     Her şey senin için;
     Dağlar, tepeler, denizler,
     Okyanuslar senin için.
     Sen, herkes değilsin,
     Sen benim canım,
     Sen benim her şeyim,
     İşte bu yüzden her şey senin için.
     
     Seni seviyorum çünkü;
     Sen benim sırdaşım,
     Sen benim en önem verdiğim varlıktın,
     Sen benim yazarım,
     Çizerim,
     İşte bu yüzden her şey senin için.
     
     Ya ben kimim?
     Seni en çok seven kişi,
     Deprem olsun seni terk edemem derdim,
     En büyük afetler olsun aynı şey söz konusu
     Ama benim istemediklerim oldu,
     Seni bıraktım özür dilerim.
     
     Beni affet ANNE!..
     Senin yanına geleceğim!..
     
     Kerem KINALI/ENKA Okulları 8. sınıf öğrencisi
     
     Milliyet gazetesinin düzenlediği "Benim Annem Yılın Annesi" yarışmasına, Kerem Kınalı bu şiiriyle katılmış. Kerem Kınalı şiirini depremde yitirdiği annesine yazmış. Biz de çok sevdiğimiz bu şiiri Anneler Günü’nde sizler için yayımlıyoruz.
     
     yural@milliyet.com.tr
     



 PAZAR


‘Estetik olmak yerine insan olmamı seviyorlar’
Eğlence ‘yazlığa’ taşınıyor
"Gençler de şehrin ortasında öpüşmesinler"
Bu köyün çocukları golfçü oluyor
Cannes 55 yaşında
Amaç depremde sıfır can kaybı
Anneler Günü’nü lezzetli geçirin
Tiyatro festivali başlıyor
Türk futbolunun tarihi
‘Kirli düzine’
Artık Alman biramız da var
Hünkar geleneği devam ediyor
Beyaz adam, siyah kadın
Seksle gelen sağlık
Sultan Ahmed türbesinde tarih
La Pasta! (makarna made in Italy)
İkisi de ünlü, ikisi de karakter iki insanın sıradışı ilişkileri kitap oluyor
"Alaca çorba"dan "nakışlı dolma"ya
Anneler Günü’nün öyküsü


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet