18 Mayıs 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Gençler bu kez Rize’de buluştu

     Yetişkinlerin şaşkınlığı devam ededursun, gençlik kendi içinde arayışlarını sürdürüyor. Arı Hareketi’nin İstanbul’daki büyük gençlik buluşmasından sonra bir başka gençlik grubu da Rize’de toplandı...
     Aslında Rize’deki buluşmanın öncesi de var, sonrası da olacak. 30’u aşkın üniversiteden gençlerin oluşturduğu "Buluşma" platformu ilk toplantısını önceki yıl Van’da yapmıştı. İkincisi de geçen yıl yine 19 Mayıs Gençlik Bayramı öncesinde İstanbul’da gerçekleşmişti. Gençler, her defasında Türkiye’nin temel sorunlarını farklı bir bakış açısıyla ele alıp çözüm önerileri geliştiriyorlar.
     Rize’deki "buluşma"nın tartışma konusu Avrupa Birliği. Yazar çizerden parlamentere, öğretim üyelerinden sivil toplum örgütlerine kadar değişik kesimlerden gelen konuşmacılarla birlikte her yönüyle AB sorgulanıyor.
     Panellerin yanı sıra değişik atölye çalışmaları da var. İşte panel ve atölye çalışmalarından bazılarının başlıkları:
     - Avrupa Avrupa! Duy sesimizi.
     - Avrupa Birliği projesine siyasal yaklaşımlar.
     - Emanetçilikten korkuluğa Türk gençliğinin serüveni.
     - Tarihi silahsızlandırmak.
     - Siyasetle genç olmak.
     - "Türkiye seninle gurur duyuyor"a son.
     - Televizyon tartışmalarındaki gençlik.
     Ali Poyrazoğlu, Kürşat Bumin, Mustafa Erdoğan ve Ömer Laciner’in konuşmacı olduğu sabahki oturumda AB’ye giriş sürecinde milliyetçilik ve ulusalcılık kavramları tartışıldı. ANAP Rize Milletvekili Ahmet Kabil, AK Parti Van Milletvekili Hüseyin Çelik, Saadet Partisi Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ile DSP Adana Milletvekili Tayyibe Gülek’in katıldığı öğleden sonraki ikinci oturumda ise, siyasi partilerin AB’ye bakış açıları ortaya kondu. Her iki oturum sonrasında da öğrenciler soru ve görüşleriyle toplantılara katkıda bulundular.
     "Buluşma"nın ana sponsoru Sabancı Üniversitesi ve Sabancı kuruluşları. Alman Konrad Adenauer Vakfı da önemli destekleyicilerden...
     İstanbul’daki şaşaalı buluşmanın arkasında Amerikalılar var, bunu da Almanlar mı destekliyor sorusu ilk anda akla gelse de peşinen böyle bir şey söylemek yanlış olur.
     Toplantının teknik bilgileri bunlar. Şimdi gelin bir de neler konuşuldu, satırbaşlarıyla onlara bakalım. Sabahki oturumda devletin resmi görüşü bir hayli sorgulandı. Öğleden sonraki oturum ise, TBMM görüşmelerini hiç aratmadı. Meclis oturumunu bu kez TV’den değil, canlı olarak izledik sanki.
     
     İşte satırbaşları:
•  Türkiye insani gelişim sıralamasında Sri Lanka’nın ardından 82. sırada. 19 Mayıs’lara artık bu kara tablo ile girmek istemiyoruz.
•  AB’ye girilirse Türk kimliği kaybolur endişesi yersizdir.
•  Türkiye Tanzimat’tan sonra Batı ile ikinci büyük sıcak teması yaşıyor. Değişime karşı direniyor. AB’ye karşı tedirginlik ve içe kapanma refleksi var.
•  AB’ye girersek acaba benim Türkiyem zarar görür mü? Beni Müslümanlıktan çıkarır mı düşüncesi var. Türklük ve Müslümanlık konusunda kendimize güvenimiz yok.
•  Yabancılara karşı hep bize ne kötülük yapacaklar diye teyakkuz halindeyiz...
•  Kayıtsız şartsız egemenlik kavramı yanlıştır. Millete ait olduğu da doğru değildir.
•  Türkiye, sorunlarıyla yüzleşmek zorundadır.
•  Hâlâ AB’nin bize ne vereceğini, bize nelere mal olacağını tartışıyoruz. Bir alışveriş olarak görüyoruz.
•  Bazı konularda AB kararları Anayasamızdan daha önde olacak.
•  AB, Türkiye’nin vazgeçilmez milli politikasıdır.
•  Türkiye ile Avrupa arasındaki 500 yıllık ilişki hep zıtlaşma üzerineydi, ilk kez birleşme yönünde.
•  AB’ye elbette üye olalım ama onlar istiyor diye değil...
     Özetin özeti: Tartışmalar enteresan. Bugün bir ayna tuttuk. Yorumu ve Rize’nin güzellikleri de yarına..
     
     aguclu@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Bayar’ın partisi

Çetin ALTAN
Bir dalda iki ceviz, aramız derya deniz...

Melih AŞIK
Banka titiz...

Fikret BİLA
Ecevit ve sağduyu

İpek CEM
Risk ve piyasalar

Hasan CEMAL
Ecevit dönemi kapanıyor, ne yapacağız?

Güneri CIVAOĞLU
Kedi metaforu

Can DÜNDAR
İki binaya ağıt

Abbas GÜÇLÜ
Gençler bu kez Rize’de buluştu

Sami KOHEN
Kafkasya açılımı

Mehmet Y. YILMAZ
‘Kadın yemek kadar faydalıdır erkeğe...’

Meliha OKUR
‘Siyaset ve piyasa’

Hasan PULUR
Aslında hiç kimse uyumuyor!

Derya SAZAK
Ecevit boşluğu

Meral TAMER
Trafikte ölü sayımız, gerçeğe yaklaştı

Metin TOKER
Asla unutulmayacak olan

Güngör URAS
Ecevit’siz günler başlıyor

M. Ali BİRAND
Böyle giderse, Kıbrıs’ta çözüm olmaz

© 2002 Milliyet