
|

‘Siyaset ve piyasa’
Başbakan Bülent Ecevit’e geçmiş olsun. Bir an önce sağlığına kavuşmasını istiyoruz. Başbakan Bülent Ecevit’in sağlık haberlerini izleyen piyasalar, "erken seçim ve seçim sonrası" oluşum kartını açıyor. Buna göre beklentileri satın alıyor. Artık erken seçim değil, siyasette bundan sonraki değişimler tartışılıyor. Kafalar bir kez karıştı mı yapılacak fazla bir şey kalmıyor. Artık bundan sonra beklenti, Ecevit’ten gelecek açıklamalar üzerine yoğunlaşıyor.
Ancak biz böylesine yoğun bir gündemde rotamızı sermaye piyasasına çeviriyoruz. Çünkü Uluslararası Menkul Kıymetler Örgütü (IOSCO) yıllık konferansını bu kez İstanbul’da yapıyor. 27’ncisi yapılacak bu konferansta 18 ile 24 Mayıs tarihleri arasında "Globalizasyon; fırsatlar ve zorluklar" tartışılacak. Ev sahibi, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK). Ancak İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) da gereken desteği veriyor. Toplantıya 100’ü aşkın ülkeden sermaye piyasası kurulu başkanları, borsa başkanları ve finans çevrelerinden 600’ü aşkın delege katılıyor.
Neden önemli? Şimdi diyeceksiniz ki bu IOSCO ne yapar? Bize faydası ne? Bize göre çok önemli bir örgüt. n Sermaye piyasalarındaki düzenleyici ve denetleyici otoritelerin, ilgili alanlarda koordinasyon ve işbirliğini sağlıyor. n Sermaye piyasalarının yasal ve kurumsal yapısına ilişkin olarak ortak uluslararası standartlar oluşturuyor. n Üyeler arasında bilgi alışverişine olanak sağlıyor. n Hani biz; yatırımcı hakları diye yazıyoruz ya bu konuda da üyeleriyle fikir alışverişinde bulunuyor. Görüşlerini yansıtıyor. Şimdi ortalığın yine toz duman olduğu, krizden çıkıp "umuda yolculuğun" başladığı bir dönemde siyasi riskin ön plana çıktığı bir ülkede böyle bir toplantıyı önemsememek mümkün mü? Elbette değil.
Üstelik yabancı yatırımcıların beklemeyi tercih ettiği bir dönemde finans çevrelerinden bu kadar çok katılımcının olduğu bir toplantıdan çıkacak sonuçlar az şey mi? Yanıt bekliyoruz! Ancak merak ettiğimiz bazı sorulara da yanıt arıyoruz:
Öncelikle biz, bu toplantıyı piyasalarımızın tanıtımı açısından nasıl lehimize çevirebiliriz? n Diğer kuruluşlarla Türkiye’nin karşılaştırma imkanı olabilir mi? n Global bir ekonomide IOSCO, "ortak yatırımcıyı koruma planına" doğru gidebilir mi? Kendi avantajlarını koruma güdüsü ile hareket etmeye devam mı eder? n Ülkelerarası vergisel ve yasal sorunlar nedeniyle oluşan bariyerleri, özellikle Türkiye sermaye piyasaları açısından aşmak mümkün mü? n Tek başına "biz iyiyiz" demek, Türkiye sermaye piyasası araçlarını pazarlamak için yeterli midir? n Ve Avrupa Birliği açısından olaya bakarsak; AB’nin tek bir düzenleyici otorite altında toplanma planı bizi nasıl etkiler? Diğer piyasalarda nasıl bir etkilenme olur?
En önemlisi siyasi risklerle ilgili değerlendirme tabii... Ne diyelim, bekliyoruz.
melihao@cnnturk.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|