19 Mayıs 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Irz kısmetten çıkınca, uçkur 9 yerden koparmış...

     Bugün Gençlik Bayramı...
     Biliyorsunuz Gazi, Cumhuriyet'i gençliğe emanet etmişti.
     Kamu hukuku doktrinlerine göre ise, "cumhuriyet"; "Devlet Başkanları"nın seçimle saptanması demektir. Hitler Almanya'sı, Mussolini İtalya'sı, Saddam Irak'ı türü; demokratik olmayan cumhuriyetler de olabilir; İngiltere, Norveç, İsveç türü; "cumhuriyet" olmayan demokrasiler de...
     O nedenledir ki, halen 30 yaşından küçük 40 milyon genç; sadece "Devlet Başkanları'nın seçimle saptanması" ilkesinin emanetçisi olarak bırakılmış ve ekonominin emanetçiliğiyle, "yürütme erki"nin emanetçiliği, daha çok yaşlılara teslim edilmiştir.
     Bizim kuşağın ünlü siyasetçilerinin 70'inden sonra da, Başbakanlık'ta ısrar etmelerinde; Gazi'nin vasiyetine karşı herhangi bir ihanet yoktur...
     Çünkü onlar da, "demokrasi"yi, kendi kendilerine emanet ettiklerini iddia etmektedirler...
     Gazi, "cumhuriyet"i gençlere; bizim kuşağın ünlü siyasetçileri de, "demokrasi"yi kendi kendilerine emanet ettiklerine göre; bizim gibi hem genç, hem de siyasal emanetlerle ilgisi olmayanlara; resmi bayramlarda, Ahmet Muhip Dranas'ın rindmeşrep şiirinden bir şeyler mırıldanmak kalıyor:
     Dışarıda bayram;
     Bayram bize mahrem...
     Sultanım, bir tanem,
     Doldur içelim...
     * * *
     Başbakan olarak hastalanmanın ne beter bir şey olduğunu izleyip duruyoruz.
     Bir yanda ekonomide düzensiz kalp atışları; bir yanda 200 milyar doları aşan dış borç; bir yanda 6 ay sonunda Avrupa Birliği için resmi görüşmelerin başlayıp başlamayacağı; bir yanda artıp duran kapkaç olayları; bir yanda sinsi talanlar ve iri yalanlar...
     Tanrı korusun, bir de yaklaştığı söylenen 7 şiddetindeki bir İstanbul depremi vurursa...
     Yok yok, enseyi karartmayın...
     Ve "verdimse ben verdim", yahut "asmayalım da besleyelim mi" benzeri; ekonomiyle hukuk bilincinden yoksun, binbir "megalo - politik" raksın neden olduğu toplumsal bir yere kapaklanmayı, hemen - İttihatçılar'ın vaktiyle yaptığı gibi - Mithat Cemal'in bir çift hamasi dizesiyle dengelemeye çalışın:
     Ölmez bu vatan, farz - ı muhal ölse de hatta,
     Çekmez Küre'nin sırtı, bu tabut - u cesimi...
     * * *
     İncili Çavuş, Borazan Tevfik'e:
     - Hey ulan Borazan, demiş; 19 Mayıs Gençlik Bayramı ile Ecevit'in hastalığının manşetlerde yan yana gelmesine ne diyorsun?
     Borazan Tevfik, Tevfik Fikret'in ünlü dizesini okumuş:
     - "Güleriz ağlanacak halimize"...
     Ve Borazan Tevfik de, İncili Çavuş'a sormuş:
     - Ya sen ne düşünüyorsun?
     İncili Çavuş:
     - Eskiden demiş, ağlanacak halimize sadece biz gülüyorduk; şimdiyse, çaktırmadan dünya gülüyor...
     * * *
     Hızlanan evrensel saydamlaşma, Türkiye'nin de saklı duran içyüzünü, dışarıya çıkarmaya başlıyor...
     Sakıp Sabancı bile iki avucunu yana açarak şöyle diyor:
     - Bir avucumda 200 milyar dolarlık dış borç var. Ya ötekinde ne var? Sadece üçün biri be...
     Haremağası, saray hekiminin yanına giderek, adamı sıkıştırmaya başlamış:
     - Ben gördüm, hayvanları yüzerken derisini tulum olarak tersine çevirdiler mi, içi beyaz çıkıyor. Sen de beni tersime çevir, beyaz olayım.
     Hekim başı:
     - Ağa hazretleri, olmaz öyle şey, diyormuş.
     Arap diretiyormuş:
     - Olur, tersimi çevir de bak, nasıl beyaz oluyorum...
     Hekim başı, haremağasını başından savamayacağını anlayınca:
     - Evet ama, demiş; önemli bir sakıncası var bunun. Sizi tersinize çevirince, vücudunuzun saklı duran yerleri, alnınızın ortasıyla ense kökünüze gelecek. İsterseniz yapayım...
     Arap, biraz düşünmüş:
     - Vazgeçtim, demiş.
     Bazen bir toplumun da içyüzü, dışa dönmeye başlayınca; galiba olmadık yerlerinin geldiği görülüyor baş taraflara...
     
     c.altan@prizma.net.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Irz kısmetten çıkınca, uçkur 9 yerden koparmış...

Melih AŞIK
Nutuk 2002

Fikret BİLA
Hastanede mesai

Hasan CEMAL
Yeni hayallere ihtiyaç duyan Türkiye!

Güneri CIVAOĞLU
Ecevit miladı

Can DÜNDAR
"Sizin lideriniz olabilir, ama benim kocam"

Abbas GÜÇLÜ
Karadeniz bir başka güzel

Mehmet Y. YILMAZ
Korsanların ülkesinde bir küçük kâşifim...

Hasan PULUR
Kral'ı kaça Otello'yu kaça oynarsınız?...

Derya SAZAK
11 Eylül ve Klonların Saldırısı

Meral TAMER
Ecevit, Başbakanlık'ta düşmüş olmasın?

Ece TEMELKURAN
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun!

Metin TOKER
Türkiye Başbakanlarına Merdivenlerin Oyunu...

Osman ULAGAY
Bu komedi nasıl bir dramla biter?

Güngör URAS
İndirin şu vergileri. Kaldırın şu vergileri

Serpil YILMAZ
Konfeksiyon küsüyor ABD’nin haberi yok

© 2002 Milliyet