
|

Ecevit, Başbakanlık'ta düşmüş olmasın?
Önceki gece TV kanalları arasında zaplarken CNN Türk'te karşıma Başbakan Bülent Ecevit'in Hürriyet Ankara Temsilcisi Sedat Ergin'le yaptığı söyleşinin ses kayıtları çıkıverdi. İlgiyle soluksuz dinledim ve günlerdir seyircisi olduğumuz trajikomik durum, benim gözümde sanki daha da vahim bir boyut kazandı.
Ecevit klasik politikacı olamadığı için yalan söylemeyi de beceremiyor. Titrek sesiyle Sedat'a anlattığı duvara çarpma olayı, hiç inandırıcı değildi. Kaldı ki Ecevit gibi çok temkinli küçük - ağır adımlar atan 75 yaşındaki bir insan, duvara şiddetle nasıl çarpabilir ki? Olsa olsa güm diye düşer!
Zaten Başbakan, nasıl duvara çarptığını kesinlikle anlatamıyor Sedat'a. Hangi gün duvara çarptığını da tam olarak söyleyemiyor. Buna karşılık Başbakanlık'taki merdivenlerin kavislerine fena halde takılmış, Sedat'a uzun uzadıya bundan söz ediyor:
"Başbakanlık binasında girişten sonra Başbakanlık katına çıkan merdivenin her basamağı ayrıdır. Ayrı bir kavis çizer. Bana, her seferinde sırtıma sorunlar verirdi. Sonradan fark ettim ki yan binada asansör varmış. Asıl Başbakanlık'ta yok. O gün beni o asansörle çıkardılar da, o sırada fark edemedim nerede olduğumu. Ama o merdiven çok garip bir merdiven, basamaklar sürekli olarak döner. Her basamak ayrı bir türdendir. Sizler de fark ediyor musunuz?"
Ecevit'i kendi sesinden dinlerken her nedense bu "düşmeyle karışık duvara şiddetle çarpma" olayının 2 hafta önce Başbakanlık’ta, Ecevit hastalandı denerek hastaneye götürüldüğünde meydana geldiği kanısına vardım ben. Zaten hatırlayacaksınız, o zaman da şiddetli sırt ağrısı vardı. Düşme muhtemelen doktorlardan bile gizlendi. Bu yüzden röntgen çekilmemiş olabilir. Sırtındaki şiddetli ağrı baştan beri olduğuna göre kaburgası da pekala 2 haftadır kırık olamaz mı?
Rahşan Hanım, iyi niyetle de olsa Başbakan'ın sağlığıyla ilgili olarak kamuoyuna yanıltıcı bilgiler verdiği sürece, bu tür serbest atış ve akıl yürütmelere de meşruiyet kazandırmış oluyor.
Yoksul kadınlar için bahar temizliği Geçen hafta taşınırken farkettim ki, ben son yıllarda bahar temizliğini bayağı ihmal etmişim. Oysa eskiden senede bir kez -baharlarda değil de her nedense yılbaşlarında- neyi atsamdan daha radikal bir yaklaşımla neyi tutsam diye yola çıkar ve dolaplarımı, çekmecelerimi tümüyle boşalttıktan sonra içindekileri teker teker elime alıp kendime sorardım: "Ben bu eşyayı son bir yılda kaç kez kullandım? Ve hiç kullanılmayanları ya da çok az kullanılanları ihtiyacı olanlara verirdim.
Tam da bahar temizliğinin gerekli olduğu bugünlerde dolaplarımızı boşaltmak için güzel bir vesile var: Kadın Emeğini Değerlendime Vakfı KEDV, 31 Mayıs - 2 Haziran arasında tarihi Darphane binasında bir kermes düzenliyor. "İkinci el eşyalarınızla bir yenilik bağışlayın" sloganından da anlaşılabileceği gibi evde ya da işyerinizde kullanmadığınız eşyaları yoksul kadınlar için bağışlayabilir, ya da Darphane'ye gidip, bağışlanan ikinci el eşyalardan ihtiyacınız olanları satın alabilirsiniz. İstanbul dışındakiler, Express Kargo'nun 0212 549 05 05 numaralı telefonunu aradıklarında, paketlerini herhangi bir ücret ödemeden KEDV'e gönderebilirler.
KEDV, sanatçı, yazar, sporcu, işadamı ve politikacı ünlülerden de kendi imajlarıyla bütünleşen eşyalarını yoksul kadınlar için bağışlamalarını istedi. Anlayacağınız sevdiğiniz ünlülerin özel eşyalarını satın alarak, yoksul kadınlara katkıda bulunmanız da mümkün.
Yoksul kadınların sosyal ve ekonomik açıdan güçlenmelerini sağlamak üzere 1986'da kurulan KEDV, bu kermesten elde edilecek gelirle, onların ürettikleri ürünlerin satılabileceği sürekli bir pazar yeri ve yeni çocuk yuvaları açmayı planlıyor.
Dayanışma bir şenliktir. Bu şenliğe siz de katılın. Hem bu vesileyle çekmecelerinizi karıştırırken belki kolları sıvayıp bahar temizliğini de aradan çıkartmış olursunuz.
(KEDV’in telefonları: 0212 292 26 72 - 75)
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|