19 Mayıs 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Konfeksiyon küsüyor ABD’nin haberi yok

     Bugünlerde İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tam orta yerinden ikiye bölünmüş durumda. Bir kanatta ucuz mal üretip, ihracat yapanlar, öbür tarafta pahalı mal yapıp moda satanlar. Neredeyse küs bir yönetim kurulu, toplanamıyor bile...
     Amerika, Türkiye’den yılda 32 milyon adet pantolon alıyor. Bu piyasaya en fazla mal satan APS’nin sahibi Osman Benzeş geçenlerde ayaklandı ve dedi ki:
     Birlik, kotaların yüzde 50’sini, fiyatı 5 dolardan aşağı olan ürünlere dağıtıyor. Benim gibi 10 - 15 dolardan mal satanlara kota yetmiyor. Türkiye’nin geliri, katma değeri yüksek ürün satarak artar.
     
     Seçim kavgası
     Bir başka konfeksiyoncu İpekyol’un sahibi ve İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Yalçın Ayaydın ile konuşuyorum, o da Benzeş ile aynı görüşleri dile getiriyor.
     Biraz daha soruşturuyorum, bakıyorum ki, sorun geçtiğimiz yıl yapılan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) seçimlerine kadar uzanıyor. O dönem yeniden TİM Başkanlığı’na aday olan Okan Oğuz ile onu desteklemeyen grup çarpışmış, İHKİB Başkanlığı’na seçilen Nuri Artok, Okan’ın ekibiyle yürümüş. Oğuz’a karşı TİM Başkanı seçilen Oğuz Satıcı’yı destekleyen Süleyman Orakçığoğlu, Ayaydın’ın içinde olduğu İHKİB ekibi ise; 5’e 4, azınlıkta kaldıkları için işler tıkanmış!..
     Dün Denizli’de "Farklılaştırma, Yaratıcılık" semineri düzenleyen TİM Başkanı Oğuz Satıcı ile görüşüyorum, "Türkiye’nin 10 yıllık stratejisi belirlenmemiş, üretimin alt yapısı geleceğe göre şekillendirilmemiş. Bugün eleştiri oklarını fırlatanlar, geçmişte birliklerine yeteri kadar çıkmadılar" diyor.
     
     Ucuz olan gitsin!
     Benzeş’e göre; Hong - Kong’da sadece pantolon kotasının fiyatı 3.5 dolar olurken, Türkiye’de düzinesi 48 dolardan pantolon satılıyor. Ucuz pantolona en fazla 10 milyon adet kota tanınsın, bu süreçte de ucuz üretim Türkiye dışına kaysın. ABD, 2004 sonunda zaten pantolon kotasını kaldıracak.
     Benzeş bir de örnek veriyor.
     "Bundan 5 yıl önce ABD bizden 60 bin dolarlık mal alıyordu, şimdi 18 milyon dolara çıktı. Son iki yıldır Türkiye’nin kaliteli mal yaptığını gördüler, diğer tekstil ürünlerine de girdiler. Kotamız olsa, 50 milyon adet pantolon satabiliriz. Kotalar yetmediği için Mavi, Mithat gibi marka satanlar yurt dışından satış yapmanın yollarını arıyor."
     Şimdi soralım bakalım, üretimi kim destekleyecek?
     Gelişen ekonomik şartlara göre üretimini planlamak zorunda olanların sorumluluğu yok mu? Böyle bir sorumlulukları olmasa kamusal destekli birlikler kurulup, milyonlarca dolarlık fonlara sahip olamazlardı.
     
Yunanistan’da kadınlar çarpışıyor
     Öyle Afganistan falan değil, burnumuzun dibinde Yunanistan yeniden inşa ediliyor. Buna rağmen 2004 Olimpiyatları’na hazırlanan Yunanistan’da iş yapan bir firmamız yok.
     Yunanistan’a yıllardır gemi boyaları satan bir şirketin ortağı Selva Aksu ile tanıştım.
     "Olimpiyat pastasından, Türkiye pay alıyor mu?" diye soruyorum Aksu’ya...
     Çok proje anlatıyor. 42.5 milyon dolarlık trafik sinyalizasyonu, 10.2 milyon dolarlık Atina Sergi Merkezi, 96.5 milyon dolarlık Olimpiyat Stadı, 73.3 milyon dolarlık Yelken Merkezi, 54 milyon dolarlık Olimpiyat Basın Merkezi gibi...
     Aksu daha yeni 58 milyon dolarlık demiryolu ray sistemleri ihalesinde Belçika’dan bir grupla işbirliği yaptıklarını söylüyor.
     Büyük müteahhitlik firmalarımız da Aksu ile temsilcilik, danışmanlık sözleşmeleri imzalamışlar; "Bizim yerimize ön anlaşmaları yapabilirsiniz" demişler. Ancak, henüz iş bağlayan kimse yok.
     Anlamakta zorluk çekiyorum, "Yunanistan bize iş vermek istemiyor mu?"
     Aksu, "Hayır, onlar teklif bekliyor ama bizimkiler sanki işi almak istemiyorlarmış gibi yüksek fiyat veriyorlar" diyor.
     DEİK Turizm Komitesi Başkanı Leyla Üstel Çağatay da Yunanistan olimpiyatları için çalışıyor. O da ne DEİK’te, ne de Türk iş dünyasında bir adım yol alabildi.
     Çağatay, "Yunanistan yeniden inşa ediliyor. Yapılan yatırımlar 2005 yılına kadar sürecek. Bu hamleden hem istihdam, hem de yatırım olanakları açısından yararlanabiliriz. Havlu satarız, seramik döşeriz, liman yaparız" sıralıyor...
     Yunanistan’da kadınların sesini duyuyorum ama erkekler neredeler bilemiyorum.
     
     syilmaz@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Irz kısmetten çıkınca, uçkur 9 yerden koparmış...

Melih AŞIK
Nutuk 2002

Fikret BİLA
Hastanede mesai

Hasan CEMAL
Yeni hayallere ihtiyaç duyan Türkiye!

Güneri CIVAOĞLU
Ecevit miladı

Can DÜNDAR
"Sizin lideriniz olabilir, ama benim kocam"

Abbas GÜÇLÜ
Karadeniz bir başka güzel

Mehmet Y. YILMAZ
Korsanların ülkesinde bir küçük kâşifim...

Hasan PULUR
Kral'ı kaça Otello'yu kaça oynarsınız?...

Derya SAZAK
11 Eylül ve Klonların Saldırısı

Meral TAMER
Ecevit, Başbakanlık'ta düşmüş olmasın?

Ece TEMELKURAN
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun!

Metin TOKER
Türkiye Başbakanlarına Merdivenlerin Oyunu...

Osman ULAGAY
Bu komedi nasıl bir dramla biter?

Güngör URAS
İndirin şu vergileri. Kaldırın şu vergileri

Serpil YILMAZ
Konfeksiyon küsüyor ABD’nin haberi yok

© 2002 Milliyet