23 Mayıs 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Nişantaşı’nın "Kaldırım Kahvesi" Mavi

Bazı yerler vardır, insan daha iskemleye ilişir ilişmez huzur duyar, mutlu olur. Nişantaşı’nın ünlü kafesi Mavi’nin öyle bir havası var

     İstanbul Nişantaşı’ndaki Abdi İpekçi Caddesi "cıvıl cıvıl" bir cadde. Geniş kaldırımları, lüks eşya satan mağazaları, küçük lokantaları, kahveleri, barları ile gündüz-gece yaşıyor.
     Orta ve üst gelir grubundaki İstanbullu hanımlar alışveriş etmek veya mağaza mağaza gezmek için bu caddeden geçerken, bir yere uğrayıp, bir şeyler yiyip içmekten pek hoşlanıyor.
     Koleksiyon Mobilya, Ankara’dan İstanbul’a göç ettiğinde yıllar önce bu caddede mağaza açmıştı. Bir süre bu caddeden uzaklaştıktan sonra geçen hafta yine dönüş yaptı. Üç katlı, büyük bir teşhir ve satış mağazası açtı. Koleksiyon’un ofis ve ev mobilyalarının tüm çeşitlerini ihtiyaç sahiplerinin bir arada görme imkanı doğdu.
     
     Atmosfer Paris kafelerini andırıyor
     Cumartesi günü Koleksiyon’un yeni mağazasını gezdikten sonra kaldırımda yürürken Paris usulü bazı kahvelerin kaldırıma dizdikleri masalar ve iskemleler dikkatimi çekti. Bahar güneşini gören çok sayıda insan kaldırımlarda oturuyordu. Cafe-Inn’in önünden ilerledik. Abdi İpekçi heykelinin karşısındaki geniş kaldırım üzerine de masalar dizilmiş. Hemen hemen boş iskemle kalmamış.
     Daha önce görmüşlüğüm var ama gitmişliğim yok. Bu iskemleler yolun altında "Mavi" adını taşıyan kahvenin iskemleleri. Havanın müsait olduğu günlerde belediyenin izni ile kaldırıma masa diziyorlar. Müşteriler kaldırımda oturabiliyor.
     "Ne olur ne olmaz, soğuk alırım" endişe ile ben camlı bölümde bir masaya iliştim. Bazı yerler vardır, insan daha iskemleye ilişir ilişmez huzur duyar, mutlu olur... Mavi’nin havası işte öyle bir hava. Masaların üzerinde küçük mavi desenli seramikler. Küçük kahvenin duvarlarında mavi seramik süslemeler... Her tarafta bir mavilik var.
     Bizi masaya oturtan, sipariş almak için masamıza gelen Yusuf Önay’ı daha önce Arif’in Çiçek Bar’ından tanıyorum. Şimdi Mavi’ye şef olmuş. Elvan Çelebi ve Erhan Güney ile servis sorumluluğunu üstlenmiş.
     Müşterilerle ilgilenen zarif bir de hanım var. Sadece müşterilerle ilgilenmiyor, hesaba bakıyor, mutfağa bakıyor, servise bakıyor... Zaten bu tür müesseselerin başarısı "ilgi"ye bağlı. Zarif hanım ile tanıştım. İsmi Semrin Faga imiş. "Güzel pasta ve kek yapan arkadaşlarım var. Bunları satmak için bir imkan olsa diyerek konuşurken, yakın arkadaşım Reya Göksun, ‘Bizim Nişantaşı’nda küçücük bir yerimiz var. Orada bu pastaları satalım’ dedi. İkimiz kolları sıvayarak burayı açtık. Arkadaşlarımızın evlerinde yaptıkları pastaları satıyoruz. Küçük mutfağımızda da salata ve hafif yemekler yapıyoruz" dedi.
     
     Pastaları ve kekleri ev kadınları yapıyor
     Mavi’nin "Sezar Salatası"nı tattım. Kocaman bir kase, bir kişinin bitiremeyeceği zenginlikte, üzerinde söğüş tavuk etleri, parmesan peyniri, kurotonu ile pek lezzetli... Özellikle "sosu" gerçek sos. "Bu sosu nereden buluyorsunuz?" diye sordum. "Aşçıbaşımız yapıyor" dediler. Küçücük mutfakta aşçıbaşı Erkan Çetin ile tanıştım. Erkan Çetin Mengenli, Sevda Coşkun’un yardımı ile mutfakta harikalar yaratıyor. Geçen cumartesi, günün çorbası tavuk çorbası idi. (2 milyon 500 bin lira). Tavuklu, ton balıklı, somon balıklı salatalar 7-9 milyon lira. Omlet 6 milyon lira. Sıcak sandviçler 7-9 milyon lira.
     Mavi sabah saat 09.00’da açılıyor, akşam 20.30’da kapanıyor. Günün her saatinde çay, kahve, pasta servisi de var. Ev yapımı, cheseecake (peynirli kek), çikolatalı, bademli pasta, çilekli tart, elmalı pasta, frambuazlı milföy ile değişik kurabiyeleri pek lezzetli. Kahve 3 milyon lira. n Abdi İpekçi Caddesi, No: 20, Tel: (0212) 246 51 05
     



 PAZAR


"Fan fin fon fotoğraflar bu albüme hiç uymazdı"
60 yıldır oyuncak yapan kardeşler
Kafede erotizm
"N’olur sevgilimin adını yazmayın!"
Maaşı 700 milyar
‘Bize Türk müziği gönderin’
Harika çocuklar Aya İrini’de
Trendleri ilk onlar öğrenir
Kitaplar da Dünya Kupası’na gidiyor
Çarşı alışverişine Fes molası
Seçim girdabı
Yılların tatları
Festival devam ediyor
Nişantaşı’nın "Kaldırım Kahvesi" Mavi
Tokya Seyfi’nin harikulade alın yazısı
Wellesley mi yatakta daha güçlüydü, yoksa Napolyon mu?
Bu şehir nasıl besleniyordu?
İyi ilkbaharlar!
Sinemacılara müzikal film önerisi: İstanbul rezaletler opereti
"Son yolcunun adı Attila ilhan’dı"
Mucitler nereye gitti?


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet