23 Mayıs 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



"Amerika’yı yeniden keşfetmek istiyorum"

Bir dönemin muhalif sanatçılarından Nedret Sekban, konu olarak Fındıklı Parkı’nı aldığı Evin Sanat Galerisi’ndeki son sergisini anlatıyor.

     AYŞE SU SEL

     Pankart Sergisi’nde 70’lere ait birçok resminiz yer alıyor. O dönemin muhalif sanatçılarına çağdaş romantikler ismi verilmiş. Hâlâ çağdaş bir romantik misiniz?
     Evet, hâlâ çağdaş bir romantiğim ben. O dönem ideolojik bakış açısının hakim olduğu, örgütlü işçi sınıfına inanan biri olarak kameramı o sınıfa çeviriyordum. Şimdi ise bir işçiden yola çıkıyorum. Örgütlü olması gerekmiyor. Aydınlarımızın sıradan dediği insanın resmini yapıyorum. En son Fındıklı Parkı’ndaki, marjinal insanları gözlemledim. Oraya sığınan çingeneleri, hayat kadınlarını, kentin başka hiçbir yerinde bu kadar sulh içinde yaşayamayacak insanları anlattım.
     
     Aziz Nesin, 1979 yılında figürlerinizi Türk’e benzemiyor diye eleştirmiş. Bu eleştiriye tepkiniz bugün nasıl?
     Sadece Aziz Nesin değil. Kasım Koçak da Türk halkını çirkin gösterdiğimi söyledi. Bence Aziz Nesin de Kasım Koçak da resim sanatına klişe baktılar. Ben sadece gördüğümü değil, duyduğumu da anlatıyorum resimlerimde.
     
     Resimlerinizde görünen sizin hiçbir avangard akıma kapılmadan, trendleri önemsemeden hep bildiğinizi okumuş olduğunuz. Değişim sizce sanatçının göz önüne alması değil de göz ardı etmesi gereken bir şey mi?
     Benim değişmediğimi kimse iddia edemez ama demode olduğumu iddia edebilirler. İşin kolayına kaçtığımı, Fındıklı Parkı’nda oturup resim yaptığımı söyleyebilirler. Ama beni görüntü - biçim - renk çeker. Ben meselemi 30 yıldır yüzeyde bitiremiyorum ki başka meselelere geçeyim, herkes de bana değişiyor desin. Amerika’yı yeniden kendim keşfedeceğim. Başkaları çoktan keşfetmiş diye bu ütopyamdan vazgeçemem.
     
     Fındıklı Parkı’nı seçmenizin özel bir nedeni var mı?
     Beni son yıllarda en çok kırsal ağaç değil de şehirdeki ağaç ilgilendiriyor. Çünkü şehirdeki ağacın özgürlüğün simgesi olduğunu öğreniyorum. Büyük şehir parklarının batıdakinden farklı bir anlamı var. Bugün İstanbul’da parklar muhalif, yasadışı işler için kullanılıyor. Ben de refleks olarak parkları seçiyorum. Tinerci çocuklar, hayat kadınları pazarlıkları ve uyuşturucu ticaretinin döndüğü park, adeta buraya gelenler için bir kurtarılmış bölge.
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Yıldızların altında aşk
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Festival cennet gibi
"Amerika’yı yeniden keşfetmek istiyorum"
Bilimkurgu varoluşa cevap arıyor!
Sait Faik Ödülü’nde tartışma
Aborijin sanatı borsada
Huysuz kadın tatlıdır
75 milyonluk ülkede 18 kişi
Kendini arayan ozan
Günaydın hüzün
Bir amatör Türk korosu
Türk fotoğrafının oto-portresi
İşlevsiz aile trajedisi
Türk Cannes Cannes
Çılgınca sevişmeli ama...
"Sesli köşe yazarıyım!"
Anadolulu insan figürleri
Bir ‘uyumsuz tiyatro’ örneği
Geride kalmış türküler
Sahip çıkarak iz bırakmak
En güzel senatör
Çaresiz baba eylemci olursa
Komşudan sürpriz
Öykücüler Ankara’da
Huzursuzluğun gövde gösterileri
Mozart günleri
Yalnızca çalışmak kurtarır
Haftanın albümleri
Kim kukla kim değil?
Hayat atölyesi
RHIZOME ve netsanat
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet