23 Mayıs 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Kendini arayan ozan

Son dört yıl içinde kendini ve ‘Tanrı’yı nasıl bulduğunu "MTV Unplugged 2.0öde sadece bir gitar eşliğinde konuşa konuşa anlatan Lauryn, hayranlarına nihai bir soru yöneltiyor sanki: "Beni mi seviyorsunuz, müziğimi mi?"

     NOYAN AYAN

     Lauryn Hill elimizi kolumuzu bağladı. İki CD boyunca uzun uzadıya anlattığı ‘köklü’ değişim bizi hiç ilgilendirmiyordu aslında. 1998’de aday olduğu on bir Grammy’nin beşini toplayarak tarihe kazınan "The Miseducation Of Lauryn Hillöde de hip hop ve soul müziğin sağlam zemini üzerinde yine özyaşamsal öykücükler anlatıyordu ama sıkı düzenleme ve prodüksiyon çalışması sonucu ortaya müzikal açıdan gerçek bir başyapıt çıkmıştı. Albümdeki ‘kendini anlatma telaşı’ azıcık batsa da hikâyelerden kendimizi bir nebze sıyırıp müziğe kilitlenme şansımız vardı. Peki ya şimdi? İki çocuğuna üçüncüsünü eklediği son dört yıl içinde kendini ve ‘Tanrı’yı nasıl bulduğunu "MTV Unplugged 2.0öde sadece bir gitar eşliğinde konuşa konuşa anlatan Lauryn, hayranlarına nihai bir soru yöneltiyore sanki: Beni mi seviyorsunuz, müziğimi mi?
     Bilindiği üzere türkülerin beşeri hislere tercüman olması ile, türkücünün fazlaca kişisel dertlerinin bir iletisi olması arasında -son zamanlarda gittikçe kalınlaşan- ince bir çizgi vardır ve kamuya mal olmak isteyen ozanların becermeye çalıştığı ilkidir. Besteler de iyiyse içten bir dinleyici kitlesi temin edilir. Ama söz konusu olan elektronik altyapıya sıkı sıkıya yaslanan hip hop olunca, depresif Lauryn’in bir avuç dinleyici (ya da izleyici) önünde gerçekleştirdiği tek gitarlı, gözü yaşlı performansın bir ‘oto - portre’ olarak yer yer can sıkması gibi bir risk mevcut. Lauryn Hill, MTV stüdyolarındaki konserinde müzikal yenilik değil de ağırlıkla kişisel ifşaat peşinde. Üstelik basit bir gitar akoru üzerine asabi asabi rap yapma cesaretini bile gösteriyor. İlk albümünün 13 milyonluk satışıyla sarsılan türkücünün kendini devasa boyutta bir ‘boşluk’ içinde hissettiği gayet iyi anlaşılıyor. Ruhi sükûnet aradığını anlattığı "I Gotta Find Peace Of Mind"ın sonlarında gözyaşlarını koyvermesi açık kanıt.
     Peki ya sonuç?
     "MTV Unplugged 2.0", bahis konusu sanatsal risklerin usta bir ozanın mağrurluğu ile gayet güzel bertaraf edildiği tam bir zafer aslında! Sık sık kayan akorlar, birbirinin benzeri besteler, çatlak ve kısık bir ses ve bol kişisel referanslara karşın içtenliği ile tüm açıkları kapatan sıkı bir performans. ‘Ben, ben’ diye sürekli söylense de dinleyeni şaşkınlık ve heyecana garkeden ikisi ‘cover’ (biri Bob Marley’den) 13 türkü. İlerleyen aylarda stüdyo versiyonunun da hazırlanacağı söylenen yeni albümün, ve yeni bir Lauryn’in önizleri. İsteneni vererek elde edilen şöhretin bir ‘fantazi’ olduğunu, ancak kendisi gibi tüm insanların ‘gerçeğe’ ihtiyaç duyduğunu ima ederek menejerlerinin tüylerini diken diken eden Lauryn’den dört yıl sonra beklediğimiz belki de bu değildi. Müzik bekliyorduk, uzunca bir hikâye bulduk. Bir süre düşünüp taşındıktan sonra kararımızı da aşağı yukarı verdik: Hem onu, hem müziğini seviyoruz.
     
     
     
     
     
     MTV Unplugged 2.0
     Lauryn Hill
     Sony Müzik
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Yıldızların altında aşk
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Festival cennet gibi
"Amerika’yı yeniden keşfetmek istiyorum"
Bilimkurgu varoluşa cevap arıyor!
Sait Faik Ödülü’nde tartışma
Aborijin sanatı borsada
Huysuz kadın tatlıdır
75 milyonluk ülkede 18 kişi
Kendini arayan ozan
Günaydın hüzün
Bir amatör Türk korosu
Türk fotoğrafının oto-portresi
İşlevsiz aile trajedisi
Türk Cannes Cannes
Çılgınca sevişmeli ama...
"Sesli köşe yazarıyım!"
Anadolulu insan figürleri
Bir ‘uyumsuz tiyatro’ örneği
Geride kalmış türküler
Sahip çıkarak iz bırakmak
En güzel senatör
Çaresiz baba eylemci olursa
Komşudan sürpriz
Öykücüler Ankara’da
Huzursuzluğun gövde gösterileri
Mozart günleri
Yalnızca çalışmak kurtarır
Haftanın albümleri
Kim kukla kim değil?
Hayat atölyesi
RHIZOME ve netsanat
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet