
|

2 piyanonun Hamburg - Ankara serüveni
Ankara Müzik Festivali, bu yıl Güher - Süher Pekinel kardeşlerin 2 konseriyle kapanacak. 29 - 30 Mayıs’taki konserlerden sağlanacak gelir, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve eşi Semra Sezer’in başlattıkları Ulusal Eğitim Kampanyası’na aktarılacak. Pekineller’in bu 2 konser için herhangi bir ücret almadıklarını söylemeye gerek yok.
Festival bu yıl Ankaralıların yeniden kazandığı, akustiği mükemmel, kentin göbeğindeki 1200 kişilik Şura Konser Salonu’nda yapılıyor. Yalnız salonun henüz piyanosu yok. Zaten olsa bile Pekinel kardeşler için birbirine uyumlu 2 piyano gerek.
Sevda - Cenap And Vakfı Başkanı Mehmet Başman, Bilkent Üniversitesi’ne başvurarak piyanolarını kiralamak istiyor. Olumlu yanıt alınca da Pekinel kardeşler özel olarak bu iş için Ankara’ya gidip, Bilkent’teki 3 piyanodan birbirine uyumlu 2 tanesini seçiyorlar.
Bilkent vazgeçince Ne var ki aradan bir süre geçtikten sonra Bilkent piyanoları Şura Salonu’na göndermekten vazgeçiyor. Bilkent Üniversitesi Rektörü Ali Doğramacı’nın piyanoların Şura’ya nakledilmesini sakıncalı bulduğu, konserin Bilkent salonlarında yapılmasını istediği belirtiliyor.
Başman ise Müzik Festivali’nin kapanış konserlerini Şura Salonu’nda yapmakta ısrar ediyor: Hem Bilkent’in 550 kişilik salonuna karşılık Şura 1200 kişi aldığı için, hem şehir dışı sayılabilecek Bilkent’e karşılık Şura’nın kentin göbeğinde olmasından dolayı, hem de festivalin tüm konserlerini bu yıl Şura’da yaptıkları için.
İlk olarak Pekinel kardeşlerden arabuluculuk rica ediliyor, ancak Doğramacı yumuşamıyor. Ardından İhsan Doğramacı’ya ulaşılıyor. Baba Doğramacı önce "olur" dediği halde, sonradan "oğlumu ikna edemedim" diyerek aradan çekiliyor. Bir sonraki aşama, Kültür Bakanı İstemihan Talay’dan Doğramacılar’ı ikna etmesi talebi, ama Talay’ın girişimi de sonuçsuz kalıyor. Başman’ın son çare olarak aklına, Bilkent’teki 3 kuyruklu piyanonun satın alındığı ve zaman zaman bakımının yapıldığı Steinway firmasının Hamburg’daki merkezini arayarak oradaki yetkililerden arabuluculuk istemek geliyor.
Steinway gönderiyor Steinway’in Hamburg’daki müdürü de Doğramacı’yı arayarak ricada bulunuyor, ancak sonuç alamıyor. Ve bunun üzerine inanması zor ama, "Bu yapılanı sanata haksızlık olarak görüyorum" diyen Alman müdür, Pekinel kardeşler için birbirine uyumlu 2 kuyruklu piyanoyu sembolik bir ücret karşılığı Hamburg’dan Ankara’ya göndermeye karar veriyor.
Diyebilirsiniz ki; piyanolar nakledilirken cıvataları gevşeyebilir, akordu bozulabilir. Doğramacı da kendi açısından haklı olabilir. Ama dünyanın her yerinde piyanolar sürekli bir yerlerden bir yerlere taşınıyor. Piyanolar Anadolu’nun bir ücra kasabasının engebeli yollarını kat edecek olsa, sallantıdan zarar görür mü diye düşünülebilir. Ancak topu topu 1 kilometre yol gidecek. Zaten aksi olsa Steinway Hamburg’dan Ankara’ya piyano göndermeyi göze alır mı?
Üstelik Ankara’ya direkt uçak olmadığı için piyanolar Hamburg’dan havayoluyla İstanbul’a gelip, oradan karayoluyla Ankara’ya gidecekler ve başkentte birkaç gece konakladıktan sonra yine aynı güzergahı izleyerek Hamburg’a geri dönecekler.
Bu arada olayın ayrıntılarını öğrenmeye çalışırken, Pekinel kardeşlerin Almanya’nın değişik kentlerindeki konserlerine, Steinway tarafından birbirine uyumlu 2 kuyruklu piyanonun gönderdiğini, piyano naklinin yadırganacak bir yanı olmadığını net olarak öğrendim.
Pekinel kardeşler dünya çapında sanatçı olmasalardı, Ankara’daki piyano sorunu nasıl çözülürdü bilemiyorum. Ancak eğitime destek için verilecek bu konserlerin entelektüel çevrelerce, dahası bir eğitim kurumunca yokuşa sürülmesini, fevkalade üzücü ve sanatçılarımız adına moral bozucu bulduğumu altını çizerek belirtmek istiyorum.
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|