
|


Acaba neden uyuşturucu kullanıyorlar?
Sabahları gazete okuyarak, çok büyük felaketler olmadığı sürece, olaylara fazlaca duyarlı yaklaşmadan haberleri takip ediyorum.
Evet, artık bu tip haberlerden çok etkilenmediğimi söyleyebilirim. Yalnızca gençlerin bazı sebeplerden ötürü yaşamaktan vazgeçişleri beni gerçekten üzüyor. Uyuşturucu krizinde olan bir çocukcağızın, sadece haber arayışında olan bir gazeteci tarafından çekilmiş fotoğraflarıyla maalesef sık karşılaşıyoruz.
Yıllar önce lise öğretmenimin bize "yaşadığınız şehirde meydanlarda hayat" konulu bir ödev verdiğini hatırlıyorum. İtalya’da meydanlar herkes için bir buluşma noktasıdır. Sinemaya gitmeden önce orada toplanılır, şehri yaşamak, hissedebilmek için orada oturulur, müteahhitler daha piyasada yokken ve tüm yapılar sadece sanatçılar tarafından yapılırken yaratılmış kiliseler meydanlarda hayran hayran seyredilir, orada yeni arkadaşlar edinilir, gerçek moda üzerine yorumlar, dedikodular yapılır. Ama bizim öğretmenimizin söylemek istediği yine de farklıydı.
Birkaç zamandır bedava, gençleri hafif uyuşturuculardan vazgeçirecek kadar bol miktarda beyaz bir toz dolaşıyordu şehirde.
Güneş ışıkları yerini gece mavisine bırakmaya başladığında, uyuşturucu satıcıları dediğimiz akbabalar, yerlerini meydanımızın köşelerinde alıyor, kim tarafından görevlendirildikleri belli olmadan, gençlere hangi yolla ölüm dağıtacaklarının hesabını yapıyorlardı.
O zamanlardan bu yana, sadece eroinden dolayı 30 binden fazla insan öldü. Eğer bu yolda ölen tüm gençler ülkemizin aynı bölgesine gömülselerdi, savaş mezarlıkları gibi, birbirine benzer beyaz haçların yayıldığı koskoca bir arazi olurdu. Bizim Vietnam’ımız!
Belki de birçok aileyi yürekten yaralayan bir trajedinin hatırası olarak akıllarda kalır, canlılığını korurdu.
Bugün uyuşturucudan fazla bahsedilmiyor, belki de daha az ölüm vakası olduğundan.
Bunun sebebi bazı bakanlıkların müdahalesi değil, eroinden daha korkunç bir tehdit olan AIDS hastalığının ortaya çıkışı.
AIDS şırınga kullanımıyla da bulaşabiliyor, bunun için gençler nefes ve burun yoluyla alma ya da farklı çeşit uyuşturucu arayışına girdiler.
Ve uyuşturucu gençlerimizle yaşamaya devam ediyor. Sizin gençlerinizle de...
Türk gençlerinin, kim bilir hangi sebepten dolayı bu soykırımın dışında kaldığını düşünmek gereksiz şekilde kendini kandırmaktan başka bir şey değil. Terk fark, bu konu üzerinde konuşulmaması ve olayın üzerinde durulmuyor oluşu! Aileler utanç verici buldukları bu olayı saklamayı tercih ediyorlar, hiçbir şey bilmiyormuş gibi davranarak, diskolarda kilolarca kokain dolaştığını ve 100 milyondan fazla Ecstasy hapının kullanıldığını bilmezden geliyorlar... Gizli olarak tedavi ya da imkanları varsa dünyanın farklı yerlerinde sorunlarına çözüm arama yoluna gidiyorlar.
Eroin farklı bir dünya hayal edenler için bir alarm çığlığıydı. Ecstasy ise rekabet ve tüketim toplumunun yarattığı kurallarla oluşmuş kültüre kendini kabul ettiremeyen yeni gençlerin korku ve çaresizlikle dolu cevaplarıydı. Ecstasy toplumun gözünde hiçbir şey olmama, önemsenmeme korkusunda kendini gösteriyor.
Kendi öğrencilerimden birine "Neden Ecstasy kullanıyorsunuz?" diye sorduğumda aldığım cevap şöyle oldu: "İnsan daha iyi empati kurabiliyor, yani başkalarının yerine kendini daha rahat koyarak, onlar gibi düşünebiliyor!"
Aslında Prozac’la uyanan, uyku ilacı ile uyuyan ve ilişkileri için Viagra kullanan yetişkinler varken, çocuklarımızın onlar için yarattığımız dünyada uyuşturucu kullanıyor olmaları neden şaşırtıcı ve endişe verici gözüksün ki?
Yazara e-mail
PAZAR


Futboldan sağlı sollu ataklar
Sarayın saat ustası
"Jean Paul Gaultier kıspeti kadınlara giydirecek"
Türk modacının mankeni Avusturya Prensesi
"Neşet Ertaş’ı, Bon Jovi gibi söyleyebiliyorum"
Birinci ve ikinci kuşağın sergisi
Muhallebiciler yeniden moda oldu
200 kişi "Nazım" için stüdyoya girdi
İşimiz 66’ya kaldı...
Formula 1 arabaları Antalya’da
Romlar güzelleşiyor
Lezzetli balığın reçetesi Kireçburnu’nda
Okurları onu, o ise kadınları sevdi
Türkkaya Ataöv
Acaba neden uyuşturucu kullanıyorlar?
Mazhar Alanson, Özgür Kız’dan şikayetçi
8 kitap tekmili birden
İki pazar öyküsü
SAYFA BAŞI

|
|

|