26 Mayıs 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




İki pazar öyküsü

7’DEN 77’YE OKUL DIŞI BİLGİLER

     İnsan yeni yerlere gittiği zaman yeni insanlar tanır; yeni öyküler öğrenir. Ben de bu hafta sonu gittiğim Mersin’de yeni dostlar, arkadaşlar edindim. O yüzden çok mutluyum. Onlarla ilgili izlenimlerimi önümüzdeki hafta sizlere aktaracağım. Ama bu arada, yeğenim Vedat’ın anlattığı iki ilginç öyküyü de sizlere aktarmadan geçemeyeceğim.
     
     Çanlı kedi
     Erdemli’deki Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün bahçesi oldukça güzel bir yer. Koca gövdeli okaliptüs, turunç, çam ağaçlarının yanı sıra kaktüs ve pek çok Akdeniz bitki örtüsüyle kaplı bir yer. Eskiden bu bahçede o yöreye özgü ilginç bir kertenkele türü yaşarmış. Sanki küçülmüş bir dinozor görüntüsünde, ilginç yeşil, sırtları dikenli kertenkeleler. Kedisever sakinlerin sıkılıp dışarıda bıraktığı ya da yemek verip kapılarına alıştırdıkları çevredeki kediler, konukluğa gelip gittikçe kertenkeleleri öldürmeye başlamışlar. Buna üzülen diğer sakinler, kertenkeleleri kurtarmak için kedilere çan takmayı önermişler. Gerçekten de bu konuda belli bir süre başarılı olmuşlar. Ama yine de yollarda ölü kertenkeleler görmeye başlayınca, "Kertenkelelere zarar veren kedilerden başka hayvanlar da mı var acaba?" diye hem çevreyi, hem de kedilerden birini izlemeye başlamışlar. Gördükleri şey karşısında öyle şaşırmışlar ki, anlattıklarında ben de şaşırmadım desem yalan olur. Boynuna çan takılmış olan bir tekir kedi, kertenkele gördüğü zaman ön patisiyle boynundaki zili tutup üç ayağının üstünde yürüyerek avına yaklaşıyor, sonra da üzerine atılıp bir kertenkeleyi daha ortadan kaldırıyormuş.
     
     Zoraki göç
     Annesi, depoda duran eski bir pikabı babasının ölümünden sonra Vedat’a hediye etmiş. Hani eskiden CD, kaset yokken, plak çalınan müzik aleti var ya, işte o! Vedat bu pikabı arabalarının bagajına koyup evlerine getirmiş. Ama fırsat bulup pikabı bir türlü eve çıkaramamış. Pikap bir hafta gibi uzun bir süre arabanın bagajında kalmış.
     Bu arada arabalarının bakım günü gelmiş, götürüp arabayı servise bırakmaya karar vermişler. Daha bir yaşında bile olmayan arabanın bütün emniyet kemerlerinin kopuk olduğunu görmüşler. Tabii pikap da arkasında... Vedat servise gitmiş ve emniyet kemerlerini göstermiş. Servis görevlileri başlarına ilk kez gelen böyle bir şikâyetten şaşkına dönmüşler. Nasıl olup da bu kemerlerin koptuğunu çözmeye çalışmışlar. Ama bir yanıt bulamamışlar. Üretim hatası olduğunu düşünerek; emniyet kemerlerinin fotoğrafını çekip bir rapor hazırlamışlar, bunu da üretici firmaya göndermişler. Aradan günler geçmiş. Vedat pikabı eve getirmiş, bakımını yapıp, temizlemek için içini açmış. Bir de ne görsün; pikabın içinde gelirken aldığı otoban biletlerinin parçaları, emniyet kemeri iplikleri ve pek çok pislik...
     Sonunda anlamışlar ki, kendilerini Biga’dan Mersin’e gönülsüz götüren otomobil sahibinden, fareler intikamlarını emniyet kemerlerini yiyerek almışlar. Serviste iki gün kaldıkları süre içinde çevrede bir yere mi yerleşmeye karar verdiler, yoksa başka bir arabanın bagajında Biga’ya geri mi döndüler bilinmez. Ama nereden gelip nereye gittiklerini öğrenmek için otoban biletine baktıkları bence kesin olsa gerek.
     
     yural@milliyet.com.tr
     



 PAZAR


Futboldan sağlı sollu ataklar
Sarayın saat ustası
"Jean Paul Gaultier kıspeti kadınlara giydirecek"
Türk modacının mankeni Avusturya Prensesi
"Neşet Ertaş’ı, Bon Jovi gibi söyleyebiliyorum"
Birinci ve ikinci kuşağın sergisi
Muhallebiciler yeniden moda oldu
200 kişi "Nazım" için stüdyoya girdi
İşimiz 66’ya kaldı...
Formula 1 arabaları Antalya’da
Romlar güzelleşiyor
Lezzetli balığın reçetesi Kireçburnu’nda
Okurları onu, o ise kadınları sevdi
Türkkaya Ataöv
Acaba neden uyuşturucu kullanıyorlar?
Mazhar Alanson, Özgür Kız’dan şikayetçi
8 kitap tekmili birden
İki pazar öyküsü


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet