26 Mayıs 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Sağım, solum, arkam sobe...

     Kemal Derviş'e sormuşlar:
     - Beyefendi, sizce "demagog" diye kime derler?
     Kemal Derviş:
     - Ülkesine göre değişir, demiş. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde, sandalı kendisi sallayıp da, denizde korkunç bir fırtına olduğuna herkesi inandıran adama, derler...
     - Ya bizde?
     - Bizde tam tersidir. Tayfun patlamış, dalgalar kabarmış, sandal alabora olmak üzereyken, dümene kurulup, gülücüklü bir yüzle "Hava enfes, denizde kırışık yok, pupa yelken gidiyoruz" diyen adama derler.
     * * *
     Ünlü yontucu Rodin'e:
     - Bu güzel heykelleri nasıl yapıyorsunuz, diye sormuşlar.
     Rodin:
     - Taşın fazla tarafını atıyorum, geriye heykel kalıyor; demiş.
     Arı yürekli Kemal Anadol'a sormuşlar:
     - Acaba bizde de, politika aleminden "avantacılığı" çıkarıp atsalar; geriye sadece demokrasi kalır mı?
     Anadol:
     - Evet ama, demiş, yine de bir kuşku düşüyor insanın içine; ya geriye hiçbir şey kalmazsa, diye...
     * * *
     Genç kuşak siyasetçileri, konuşmak için fırsat bulup da kürsüye çıktılar mı, genellikle:
     - Türkiye'nin durumuna şöyle bir bakalım, diye başlıyorlar söze...
     Türkiye'nin durumuna şöyle bir bakalım...
     Vaktiyle bir akıl hastanesine yeni atanmış bir başhekim; hastaneyi gezerken, en alt katta, gözünü, oradaki bir kapının deliğine dayamış, bakıp duran birini görmüş. Ve adamı itip neye baktığını anlamak için, deliğe doğru eğilmiş.
     Kıyıya çekilen adam:
     - İlahi doktor bey, demiş. Ben tam kırk yıldır bakıyorum da, bir şeycik göremedim; sen bir bakışta ne göreceksin ki sanki...
     * * *
     Biri yüksek sesle gazete başlıklarını okuyordu:
     "Krizde işsiz kalanlar hayata küstü. İşsizlerin yüzde 36.4'ü yeniden iş bulma ümitlerini kaybettikleri ve bütün paraları bittiği için dışarıya bile çıkmıyor."
     Öteki soruyordu:
     - Başka ne var?
     "Hükümet ortağı üç liderin, 17 gün aradan sonra ilk defa bir araya gelmesiyle oluşan hastanedeki kader zirvesinden sonrası, erken seçim yok."
     - Başka ne var?
     "Cuma günü hareketlenen piyasalar, Ecevit'in sağlığının iyiye gitmesi ve Derviş'in, seçimin ekonomiyi etkilemeyeceği sözleriyle yatıştı.
     - Başka ne var?
     "CHP Bilim Platformu kriz işsizlerini araştırdı. Psikolojik yıkım oldu."
     - Başka ne var?
     "Tıpta yeni kavram. Başbakan tam mobilize."
     - Başka ne var?
     Gazetelerin başlıklarını okuyan, başını gazetelerden kaldırdı:
     - Köylünün biri, dedi, bir lokantaya gitmiş. Garsona:
     "- Ne vaa, diye sormuş. Garson:
     - Keşkeş yağlı güzel çorba vaa, demiş.
     - Başka ne vaa?
     - Keşkeş yağlı güzel pilav vaa...
     - Başka ne vaa?
     - Keşkeş yağlı güzel patlıcan kebap vaa...
     - Başka ne vaa?
     - Keşkeş yağlı güzel bamya vaa...
     - Başka ne vaa?"
     Sonunda garson kızmış:
     "- Ananın, demiş, şalvarlı şalgamı vaaa..."
     * * *
     Emekli olduktan sonra kendisine iş arayan eski bir valiye, sık uğramaya başladığı bir kahvede, Dertli'nin şu kıtasını yazıp göndermişler:
     Rızk için üzüntü çekme alemde
     Rezzak ismi varken levh - i kalemde
     "Güç"ün "kolayı" var kalma elemde
     Attan inen yine biner demişler
     Emekli vali, halk şiirine meraklıymış. Dertli'nin kıtası altına hemen şu dörtlüğü yazıp, geri göndermiş kağıdı:
     Elbet umut hiç kesilmez alemde;
     Aynı şeyi söylerdi benim köse dedem de...
     Gerisine emeklilik girince,
     Ata ancak binersin ölünce cehennemde...
     
     c.altan@prizma.net.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Sağım, solum, arkam sobe...

Melih AŞIK
Urfa notları

Fikret BİLA
MGK’nın gündemi Kıbrıs

Hasan CEMAL
‘Seçim çare olmaz’

Güneri CIVAOĞLU
Ödünç gözler

Can DÜNDAR
Tarasoff görevi

Abbas GÜÇLÜ
Lise 3’ler niye hastalanıyor?

Mehmet Y. YILMAZ
Kiraz mevsimi, çalışma değil aşk zamanı!

Hasan PULUR
Bazılarına "Mazhar Osmalık!" derlerdi

Derya SAZAK
Mondi skandalı üzerine

Meral TAMER
27 Mayısçılar İSO’da Dinçkök’ü indirip Koç’u başkan yapmış

Ece TEMELKURAN
Haritalar arası kaçak insanlar dünyası

Tamer HEPER
Size eski kanun uygulanacak

Metin TOKER
Globalleşme

Osman ULAGAY
"İstanbul Yaklaşımı" herkesi kurtarmayacak

Güngör URAS
Sadun Hoca 80 yaşında

© 2002 Milliyet