30 Mayıs 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Okuma yazmayı öğrenmeden müzik aleti çalmayı öğrendiler
Bu çocuklar harika

Ünlü müzik okulu The Yehudi Menuhin School’un beş öğrencisi bugün İstanbul’da sahneye çıkıyor. Küçük virtuozlar Britney Spears’a tahammül edemiyor, Nicole Kidman’ı çok seviyorlar

     TUBA AKYOL

     Londra’nın ünlü müzik okulu The Yehudi Menuhin School’dan beş öğrenci bugün, sponsorluğunu Ülker’in yaptığı Mozart Günleri’nde, saat 14.30’da Aya İrini’de sahneye çıkıyor. Okulun müzik bölümü direktörü Malcolm Singer "Biz öğrencilerimize asla ‘dahi’ demeyiz" diyor ama yaşları 10-13 arasında değişen Veronika Shoot, Eunsley Park, Ben Baker, Jayne Christopher ve Misako Osada’nın çok özel bir yeteneğe sahip olduklarını da belirtiyor.
     Çok küçük yaşta bir müzik aleti çalmaya başlayan, bugüne dek birçok konserde solist ya da eşlikçi olarak sahneye çıkan bu beş çocuk Güney Kore, Japonya, İngiltere, Rusya ve Yeni Zelanda gibi farklı ülkelerde doğmuş, The Yehudi Menuhin School’da buluşmuşlar. Ortak zevkleri doğal olarak klasik müzik. Şu sıralar klasik müzik dışında zevkle dinledikleri albüm "Moulin Rouge"un film müziği, görmeye ve dinlemeye tahammül edemedikleri isimler Madonna ve "yapmacık olduğu için" pop yıldızı Britney Spears, (Beşlinin tek erkeği Ben Baker hariç, o pek film izlemiyor) en sevdikleri aktris Nicole Kidman, en beğendikleri aktör Keanu Reeves, en sevdikleri diziler "Friends" ve "South Park".
     "Okulda da sürekli konser veriyoruz. Konserlerde heyecanlanıyor olsaydık her günümüzün heyecan içinde geçmesi gerekirdi" diyor piyanist Veronika Shoot. "Alkış beni çok fazla mutlu etmiyor" diyor kemancı Eunsley Park. Piyanist Misako Osada ise "Elimden gelenin en iyisini yaptığım halde dinleyici beğenmediyse, canları cehenneme" diyor gülerek.
     Hepsi çok neşeli, çok hareketli. Sürekli şakalaşıyorlar. Röportajdan önce su savaşı yaparken otelin lobisindeki havuzun suyunu bitireceklerdi neredeyse. Röportaj sırasında da genellikle hep bir ağızdan konuştular, hatta bazen birbirleriyle konuşmaya dalıp soruya cevap vermeyi bile unuttular. Yalnız tek bir soruda sustular: Ya günün birinde profesyonel müziği bırakmak zorunda kalırlarsa, ne yapacaklar? Susup kaldılar. Ağlamasınlar diye bu soruyu geçtik.
     
     BEN BAKER:
     1990, Yeni Zelanda doğumlu. Üç yaşında keman çalmaya başlayan Ben’in ailesi oğulları bu ünlü müzik okuluna gidebilsin diye 1998 yılında İngiltere’ye taşındı.
•  Bir parçayı sevmiyorsanız onu güzel çalamazsınız. İçinizde bir şeye dokunan parçaları daha güzel çalarsınız. Tabii sevmediklerimizi de sevmeye çabalıyoruz. Bu parçayı sevmiyorum, o yüzden çalmayacağım diye bir lüksümüz yok.
•   Aşık olduğumda daha iyi keman çalacağımı sanmıyorum. Bence biz zaten aşığız: Müziğe...
     
     EUNSLEY PARK:
     1990’da Kore’de doğdu. Üç yaşında piyano, beş yaşında keman çalıyordu. Dört yaşındayken ailesi ile birlikte İskoçya’ya taşındı. İskoçya Ulusal Çocuk Orkestrası birinci kemanlarından biri olarak görev yaptı. 2001’de The Yehudi Menuhin School’a girdi.
•  Okulda resim dersinde Sultanahmet Camii’nin resmini yapmıştım. Buraya gelip de o camiyi karşımda görünce şaşırdım. Bir de şiş kebap yedik, çok güzeldi.
•   Britney Spears sahnede çok yapmacık, sesi de kötü. Madonna’nın da şarkıları çok sıkıcı. Biz müziğin nasıl olması gerektiğini bildiğimiz için bu tür şeyleri eğlence olsun diye dinliyoruz. Ciddiye almıyoruz. Eğlenmek için çalarım ama sahnede pop yorumlamak istemem.
     
     MİSAKO OSADA:
     1989, Japonya doğumlu. Altı yaşındayken piyano, bir sene sonra da keman çalışmaya başladı. 2000’den beri The Yehudi Menuhin School’da ve keman çalıyor.
•  Teknik çok önemli. Ama doğru zamanda doğru notaya basmak her zaman iyi çalmak anlamına gelmiyor. O bir his. Biz duygularımızı müzikle dışa vuruyoruz. Bu yüzden müzikte "en iyi" diye bir şey yok. "En iyi", dinleyene göre değişir.
•   Derslerimiz çok yoğun, ödevlerimiz var, konserler var. Sürekli bu tempoyla çalışırsak performansımız düşer. Yaz tatilini iple çekiyoruz. Ama tatilde de her gün belli bir süre çalışmak zorundayız.
     
     JAYNE CHRISTOPHER:
     1998’de İngiltere’de doğdu. Altı yaşında keman çalışmaya başladı. Yerel yarışmalarda ödül kazandıktan sonra müzik okuluna girdi.
•  Yurtta kalmak önce zor geldi, ailemi özledim. Zamanla alıştım. Belki normal bir okul olsa bu kadar eğlenceli olmazdı. Hepimizin müziği sevmesi başka bir yerde kolay kurulamayacak bir yakınlık sağlıyor.
•   Rekabet... Evet, belki biraz rekabet vardır aramızda. Ama daha çok bizim kendimizle yarışmamız, kendimizi geliştirmemiz gerekiyor.
     
     VERONİKA SHOOT:
     1992 Moskova doğumlu. Beş yaşında piyano dersleri almaya başladı. Okula girmeden önce ve girdikten sonra solist ve eşlikçi olarak pek çok konsere katıldı.
•  Bazen erkek arkadaşımız oluyor tabii. Bizim yaşlarımızdaki erkekleri bilirsiniz, biraz tuhaf oluyorlar. Eğer izleyenler arasında aşık olduğum biri varsa, ona kendimi beğendirmek istiyorsam daha iyi çalabilirim belki.
•   Derslerimiz erken başlıyor. Akşam yemeğinden sonra da derse giriyoruz. Çok sık değil ama zaman zaman yaşıtlarım gibi eğlenceye daha çok vakit ayırmak istediğim oluyor. O zaman "Ben de olmak istediğim yerdeyim. Ben de burada eğleniyorum" diye düşünüyorum.
     
Yehudi Menuhin kimdir?
     20. yüzyılın en önemli keman virtuozlarından biri olan Yehudi Menuhin, 22 Nisan 1916’da Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde doğru. Ukrayna asıllı Yahudi bir Amerikan ailesinin oğluydu. 12 Mart 1999’da öldüğünde ise İngiliz vatandaşıydı ve Lordlar Kamarası üyesiydi. Müzik derslerine 4 yaşında başlayan Menuhin’in müzikal gelişimi o kadar hızlıydı ki San Francisco’da profesyonel olarak sahneye çıktığında henüz 8 yaşındaydı. Müzik tarihinin en önemli harika çocuklarından biri olan Menuhin teknik yeteneğinin yanı sıra müzikal kavrayışının derinliği, olgunluğu ile de beğenildi. Menuhin’i dinleyen Albert Einstein, "Artık bir Tanrının var olduğuna inanıyorum" demişti. Menuhin 1958 yılından itibaren çeşitli müzik festivalleri düzenledi, orkestra yöneticiliğine başladı. 1962’de yetenekli çocukları eğitmek için İngiltere’de The Yehudi Menuhin School’u kurdu. Bu okuldan yetişen çok sayıda sanatçı arasında günümüzün önemli kemancılarından Nigel Kennedy de bulunuyor.
     



 CUMARTESİ


Bu çocuklar harika
Dersimiz "Toplumsal duyarlılık"
"Türkçede en çok ‘güle güle’yi severim"
Mafya can çekişiyor
Ölüm hücrelerinin fotoğrafçısı
Mecbure’nin gözlemeleri için Maçka’da kuyruk var
Kadın rollerinde erkekler...
Cemali formülü buldu
"Chill out" onlardan sorulur
Park Orman’da yaz Urban Bug ile başlıyor
Haftanın Buluşma Noktaları
Ne var, ne yok?
Bu yazı annem için...
Yol beni, yol yol beni
Bir mucidin yaşamöyküsü


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet