03 Haziran 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



FIFA, şeffaf olmayanı oynatmayacak

Bugünkü vergi uygulamaları futbol kulüplerini önemli bir vergi yükü ile karşı karşıya bırakıyor. Yeni düzenleme şart. Ayrıca, bağımsız denetim isteyen FIFA da şeffaf olmayanları şampiyonalara almayacak

     Bugünkü vergi uygulamaları futbol kulüplerimizi önemli vergisel yüklerle karşı karşıya bırakıyor. 2004 yılında uygulamaya konulacak FIFA kurallarına göre; futbol kulüplerinin denetlenmesi gündemde. FIFA, futbol kulüplerinin şeffaflaşması, denk bütçe çalışması ve mali tablolarının bağımsız denetim kurumlarınca denetlenmesi esaslarını getiriyor. Söz konusu şartları sağlamayan kulüplerin FIFA ve dolayısıyla UEFA tarafından organize edilen şampiyonalarda yer alamamaları söz konusu olabilecek.
     Günümüzde futbol dünyanın en popüler spor dalı haline gelmiş ve gördüğü ilgiye paralel olarak da büyük bir ekonomik pazar yaratmıştır. 31 Mayıs’ta başlayan FIFA Dünya Kupası organizasyonu bunun en güzel göstergesidir.
     Futbolcuların spor kulüpleri tarafından alınıp satılması, kiralanması, futbolcuların transferlerden aldıkları paralar, prim ve maaş gelirleri, formalara alınan reklamlar, maçların televizyon yayın hakları, stat inşası ve kiralamalarına bağlı olarak ortaya çıkan gelirler ve giderler, kulüplerin bayrak, flama, forma ve benzeri ürünlerin üretimi ve satışından ortaya çıkan ve geçimini bundan sağlayan kesimlerin ortaya çıkışı ve buna benzer daha birçok türev faaliyetler futbolun ne kadar önemli bir ekonomik sektöre dönüştüğünün göstergeleridir. Bu yüzden özellikle futbolcuların aldıkları yüksek ücretler herkesin ilgisini ve bu arada maliyecilerin de ilgisini bu alana çekiyor.
     Sporcuların ve teknik adamların her ne ad altında olursa olsun spor kulüplerinden elde edecekleri gelirler (transfer ücreti, şampiyonluk primi, kupa tur primi, maaş, maç başına transfer ücreti, diğer primler, vb.) spor kulüpleri tarafından sporcuya ve teknik adama ödeneceği dönemde bunların emrine hazır tutulmak şartı ile bir başka ifade ile bunlar tarafından tahsil edilebilmek şartıyla ilgili dönemde elde edilmiş ücret geliri olarak kabul ediliyor ve kulüpler Gelir Vergisi stopajına tabi tutuluyor. Artan oranlı vergi tarifesi uygulaması ve yüksek ücretler dikkate alındığında ortalama yüzde 40 vergi ödeniyor. Ancak, futbolcu genellikle net ücret talep ediyor ve o şekilde anlaşma imzalıyor. Dolayısıyla, sorumlu sıfatıyla kulüpler verginin asıl muhatabı haline geliyor.
     
Yeni yasa alt komisyonda
     Bu durum bizim kulüplerimizi ciddi sıkıntılarla karşı karşıya bırakabilecektir. Bu tespitten hareket edilerek kulüplerin vergisel sorunlarına çözümler aranıyor. Çözümler noktasında farklı görüşler ortaya konulabiliyor, nitekim Meclis’e verilmiş bir kanun teklifi gündemde. Bu teklif alt komisyona sevk edildi.
     Vergilendirmede şimdiye kadar üç farklı uygulama yapıldı. Bugün devam eden uygulama da futbolcular, teknik direktörler aynen diğer ücretliler gibi yüzde 15 - 40 oranlarının esas alındığı artan oranlı vergi tarifesine göre stopaj yoluyla vergileniyor. Ancak yüksek ücretler dolayısıyla ortalama yüzde 40 oranına karşılık geliyor.
     
Vergi değişecek mi?
     Her transfer döneminde olduğu gibi, bu yıl da yine futbolculardan alınan verginin kulüpleri mali güçlüklerle karşı karşıya bıraktığı, vergi yüklerini ödemelerinin mümkün olmadığı noktasından hareketle vergi yüklerinin yani futbolculardan alınan vergilerin azaltılması talep ediliyor. Aslında haklılık payı da var. Ancak herkesin mali gücüne göre vergi ödemesi ve vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı da anayasal ilke.
     Futbolcularda vergi yükünün düşürülmesini önerenlerin temel gerekçeleri şöyle özetlenebilir: Futbolcunun diğer ücretliler gibi vergilendirilmesi aslında vergileme mantığına da aykırıdır. Zira, futbolcunun çalışma yaşamı kısadır; yıpranma süresi daha hızlıdır ve bu yıpranmayı karşılayacak bir mekanizma vergi sisteminde bulunmamaktadır. Bu nedenle bunların özel vergileme rejimlerine tabi tutulması gerekir. Yani daha düşük oranda vergilenmesi gerekir deniliyor. Özetle bu gerekçelerden hareketle, Meclis’e bir kanun teklifi verildi.
     
Yeni düzenleme gerekiyor
     Özellikle futbolun ülke tanıtımına olan katkısı dikkate alındığında yeni düzenlemeler, kulüplerimizin FIFA ve UEFA kriterlerine uyum sağlamalarına yardımcı olunabilir. Vergilendirmede şöyle düzenlemeler yapılabilir:
•   Ücretlilere uygulanan özel indirim oranları sporcular için yükseltilerek ücretten indirimi, yıpranma tazminatı adı altında gerçek ücretin tespitinde indirilecek bir tazminat olarak düzenlenebilir.
•   Sporcuların yapacakları değişik sigortalar için indirim limitlerinin genişletilmesi sistem içinde düşünülebilir.
•   Kulüpler tarafından kesinti yoluyla ödenen vergiler için özel ödeme zamanları getirilerek spor kulüplerine ödeme kolaylıkları sağlanabilir.      
     
Kanun teklifi vergiyi yarıya indiriyor
     Şu anda alt komisyonda bulunan kanun teklifine göre futbolcular, serbest meslek erbabı olarak kabul ediliyor. Elde ettikleri gelirlerin yüzde 50’si götürü gider olarak kabul edilerek, gelirlerin yarısı vergi dışı bırakılıyor.
     Vergileme sisteminde belli bir oranda stopaj yapılması, yani yıl için artan oranlı tarifeye göre yüzde 40 oranında değil, yüzde 10’lar civarında bir vergileme yapılması isteniyor.
     Takip eden yılda beyanname verilecek ve gelirin yarısı için yüzde 40 oranında vergi hesaplanacak ve daha önce kulüpler tarafından kaynakta kesilen vergi bu vergiden düşülecek. Özetle vergi yükü en az yüzde 50 azaltılıyor. Ayrıca kalan verginin yaklaşık yarısının ilgili yıl içinde, geriye kalanın ise sonraki yıl ödenmesi öngörülüyor.
     
     mozyurek@turmob.org.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Osmanlı hukuku

Çetin ALTAN
Mutluluklar

Fikret BİLA
Çiller’in Ecevit şartı

Yasemin CONGAR
Ecevit sonrasına ABD’den bakışlar

Hurşit GÜNEŞ
Piyasaların terapiye ihtiyacı var!

Tuncay ÖZKAN
Yargıtay’ı bastılar

Mustafa ÖZYÜREK
FIFA, şeffaf olmayanı oynatmayacak

Derya SAZAK
Sezer Ecevit diyaloğu

Ece TEMELKURAN
Ötüken Kriterleri!

Osman ULAGAY
İnsanlığın akıl almaz serüveninde bir noktacık

Güngör URAS
Yurtdışındaki işçilerin paralarıyla kurulan holdinglerin çoğu yok oldu

© 2002 Milliyet