05 Haziran 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Reina halka açık şirket olacak

Çin yemeklerinde Dragon farkı, yeni lider Baci, kebabı dünyaya tanıtan Köşebaşı, değişmeyen kalite Ninja Sushi, Brasserie Doeuf, klasikleşen Le Cigare ve Beyoğlu’nun starı Safran, Boğaz’ın kraliçesi huzurlarınızda...

     Bu kışa damgasını vuran eğlence yerlerinden biri de hiç şüphesiz Ortaköy’deki Reina’ydı. Reina görkemli bir açılışla İstanbullu eğlenceseverlere kapılarını açtı. Büyük patron Mehmet Koçarslan bir yıldır tanımakla birlikte sözüne, delikanlılığına güvendiğim
     bir isim. Hatta samimi olmak gerekirse; 15-20 yıldır dost bilip güvendiğim pek çok insandan daha yürekli. Mehmet’in ortağı Ali Ünal da kısa sürede eğlence sektöründe büyük aşamalar kaydetmiş, dünya beyefendisi bir insan. Bence şu anda hak ettiği yerde, Allah daha da iyi etsin. Onlara bu kadar yakın olmam nedeniyle tabii ki Reina da tıpkı Laila gibi kapılarını önce bana açtı. Zaten Baci, Safran ve Le Cigare’ın Reina’nın içinde
     yer almasında da benim katkılarım oldu. Çünkü bu mekanların sahipleri de yakın arkadaşlarım. Benim bu kadar yardımı yapmamın ve onları zaman zaman öven, zaman zaman da eleştiren yazılar yazmamın sebebi, bu sektörün yaşamasını sağlamak. Neden mi? Milyonlarca insan eğlence sektöründen ekmek yiyor. Aileleriyle birlikte ulaşım, güvenlik ekiplerini, taksicileri, meyve, sebze, et, çerez, peynir satan esnafı da düşündüğünüz zaman büyük bir ticaret ağı ortaya çıkıyor. Ülkemize gelen yabancı iş adamlarının bu eğlence yerlerine götürüldüğünü,
     iş bağlantıları yapıldığını düşünün; Türkiye’nin tanıtımı söz konusu. Mehmet de aynı şeye inanıyor. Neyse, biz yine Ortaköy’ün yeni kraliçesi Reina’ya dönelim. Büyük bir cesaret örneği göstererek Reina konseptini yaratan ekip, kış aylarında kazandığı başarıyı yaza taşıyacak gibi görünüyor. Reina’nın halkla ilişkilerini Gülşad Doğan ve Yadigar Cengizer’den oluşan bir ekip yürütecek. Kış boyunca Reina’da değişik bir atmosfer yaratan Cenkhan da yazlık Reina’da elbette. Reina’nın kapı güvenliği özel bir şirkete emanet edildi. Ekibin başında, bugüne kadar yerli ve yabancı pek çok ünlüyü koruyan ‘Beton’ lakaplı Bayram var. Reina’nın şefleri Hüseyin Kaya ve Behzat Öztürk yılların deneyimini başarılı ekipleriyle konuşturacaklar.
     
Farklı lezzetler Reina’da
     Bu yaz Reina’da, her biri kendi tarzında zirveye
     çıkmış restoran ve barlar buluştu. Hangileri mi?
     Mesela genç kuşağın sık gittiği, Belçika mutfağındaki tek restoran olan Maçka Brasserie Douef. Kışın birkaç kez gitmiş ve size ördek fuagra, özel soslu midyeler
     ve bonfile çeşitlerinden söz etmiştim. Sahibi Mehmet Aksel. Reina’da yer alan
     bir başka mekan da Çin mutfağının yıllardır tartışmasız ismi Dragon. Burada yediğim Pekin ördeğinin, sebzeli ve yumurtalı pilavın, kızarmış ya da haşlanmış mantının, soya soslu susamlı pilicin, acı soslu karidesin, çıtır dana etinin, aromatik ördeğin, sizzling dana etinin, acı soslu siyah mantarın lezzeti hala damağımda. Patron Cemal Turgutlu. Yunus Akgün’ün patronluğundaki Ninja Sushi de bu yaz Reina’da yer alacak. Biliyorsunuz, hafif olduğu için Çin ve Japon mutfağını seviyorum. Ninja Sushi de Mori ve Udonya ile birlikte en beğendiğim restoranlardan. Gerçi Mori, son zamanlarda fiyat ve kalite olarak eskisi gibi değil.
     
Baci, kebapta dünya lideri Köşebaşı
     Rıfat Elhadef, Nedim Aşkın ve Ali Akkaş ortaklı Köşebaşı Kebap bir dünya markası oldu bence. Geçtiğimiz günlerde sırdaşım İsamil Akkaya
     ile Fenerbahçe’deki Kurukahveciler Köşkü’nde bulunan şubesine gittim. Muhteşem lezzetleri tattım. Bu yıl bir ilk’e imza atıyor ve sosyete kulübünde kebap konseptini yaratıyor diye Reina’yı kutluyorum. Çünkü yurdumuza gelen pek çok yabancı ‘şiş kebap ve rakı’ diyor. Muhteşem Boğaz manzarasına nazır kebap yiyen, rakı eşliğinde
     iş bağlantıları yapan yabancıların Türkiye ile ilgili düşüncelerinde müthiş değişiklik olur tabii ki. Chelsea Clinton’ın da Türkiye’ye geldiğinde tercihi olan Köşebaşı’nın mönüsü müthiş; gavurdağı salatası, süzme yoğurt,
     çöp şiş, fındık lahmacun, patlıcan ezmesi, çiğ köfte, içli köfte ve her çeşit kebap. Gece yarısından sonra da Köşebaşı köfte, Köşebaşı çorba ve Köşebaşı özel dürüm olacak. İsteyene ayran, isteyene rakı servisi sabaha kadar sürecek.
     
Safran rüzgarı, Asya’dan Avrupa’ya Baci ve Reina
     Güzel arkadaşım Aslı Altan,
     7 yıldır Beyoğlu’ndaki Safran adlı restoranıyla yeni bir moda yarattı. Yazar-çizer, entel takımın yanısıra sosyetenin ünlü isimlerinin de vazgeçemediği bir mekan oldu Safran. Aslı Altan’ın kendine özgü tatlarla hazırladığı Akdeniz mutfağı ve müzik, Safran’a ayrıcalık getirdi. Şimdi Safran, Reina’nın en
     üst katında. Kapısı ayrı. İçinde ikinci bir DJ kabini daha var. Altan’ın müziği sabaha kadar sürüyor. Ziya Yağtu işletmenin başında. Sosyetenin iyi tanıdığı,
     30 yıldır Club Med’lerde animasyon ve mutfak konusunda deneyimli bir
     isim olan Nino Manzella da Altan’ın kadrosunda. Entel kesim ilk kez böyle bir konsept bulacak Safran’da. Dilerim bu uygulama, kışın da aynı yerde aynı hızla sürer. Kadıköy’de yeni açılan Baci’ye üç kez gittim. İtalyan restoranı Baci, Anadolu yakasında olduğu gibi Reina’da da beğeni kazanacak. Davud Dişli’nin sahibi olduğu Baci’nin işletmesi, 6 yıldır Nişantaşı’nda Mezzaluna’nın işletmeciliğini de yapan Tula Karacalidis’de. Öncelikle söyleyeyim, fiyatlar makul. Mönü çok zengin ve müthiş lezzetli. Reina’da deneyimli bir mekan daha var; Le Cigare. Ortaklar; Ari Acıman, dünya tatlısı Sabi Totah ve ünlü yönetmen Abdullah Oğuz. Bu üçlü, mönüyü hafif tutarken fiyatları da uçurmayacak. Bünyesindeki mekanları anlattığım Reina’nın tanıtımına gerek yok sanırım. Kış boyunca çoğu gece oradaydım. Dostlarım buranın mutfağına hayran kaldılar. Servis zaten mükemmmel. Fiyatlar normal, atmosfer müthiş. Müzik ise benzersiz. DJ Selim, müşterinin adeta nabzını ölçerek müzik yapıyor. Bazen arabik, bazen Latin, bazen pop derken unutulmaz gecelere imza atıyor DJ Selim. 1985’de Nina Varon ile başlayan müzik hayatını Gala Number 1, Escobar, Havana, sonra da Ginger’la sürdürmüş Selim. Efendim, yaz boyunca Reina’da toplam 400 kişilik
     bir ekip hizmet verecek. Reina’nın web sitesi www.reina.com.tr’den rezervasyon yapabilirsiniz. İnşallah bir haftadır üzerinde çalıştığımız bu yazıyı beğenmişsinizdir. Bu arada, Reina’nın halkla ilişkiler
     işini yürüten Gülşad ve Yadigar’dan çok, asistanım Özgür Köylü’nün büyük yardımını gördüğümden söz etmem gerekir. O nedenle teşekkürü Özgür hak etti. Reina’nın telefon numarası (0212) 259 59 19 ve 21. Evet efendim, bugünlük de bu kadar. Kısmetse cumartesi İstanbul eğlence yaşamında, farklı mekanlarda ve dedikodularda buluşmak
     üzere hoş kalın. En kötü gününüz benimkinden
     iyi olsun efendim.
     
Madencilikten eğlence sektörüne
     Reina’nın büyük ortağı Mehmet Koçarslan yıllardır mekanı işletmecilere verirdi. Bu defa riske girmek istemedi ve iyi olduğuna inandığı bir ekibi yanına alarak mekanı yarattı. Bu konuda sağ kolu ve ortağı olan
     Ali Ünal’a çok güveniyor. Reina; Mehmet Koçarslan’ın küçük kızının adı. Mehmet’in asıl
     işi madencilik. Şu anda da enerji sektöründe, otoprodüktörü gibi önemli bir projeyi hayata geçirmek üzere çalışıyor. Reina’yı halka açmak istiyor. Yani borsaya ilk kez bir gece kulübü girmiş olacak. Mehmet politikacıların da bu işe ciddi bir şekilde eğilmesini istiyor. Eğlence sektörünün, dolaylı da olsa iç ve dış ticarette büyük etken olduğuna inanıyor. Türkiye’yi tanıtmak için milyonlarca dolar akıtan Turizm Bakanlığı’nın, eğlence sektörüne bakış açısının değişmesi gerektiğini ve olaya magazinel pencereden bakılmaması gerektiğini söylüyor. Evli ve üç çocuk babası olan Mehmet yılın bir kısmını ailesinin yaşadığı Amerika’da geçiriyor. Amerikalı iş adamlarının Türkiye’den söz ederken Laila, Hammam, Sunset, Reina’yı telaffuz etmesinden büyük mutluluk duyduğunu saklamıyor. Şöyle diyor; "Reina, İstanbul’un, hatta Avrupa’nın en önemli ve en güzel noktasında. Bizim üstlendiğimiz görev bunun
     için çok önemli. Bu doğa harikasına kaliteli hizmet anlayışı ve hoş bir dekorasyon ile makyaj yaptığınızda, hem ticari hem siyasi hem imaj olarak Türkiye’nin önemi artıyor. Çünkü ne yazık ki Türkiye’nin yurt dışındaki imajı iyi değil. Türkiye’nin bu yönünü de göstererek, asıl
     görevi bu olan kurum ve kuruluşlardan
     çok daha iyi tanıtım yaptığımıza inanıyorum".
     
     Gece hayatını gezerek öğrendi
     Koçarslan, İstanbul’un pek çok mekanını dostlarıyla gezerek değerlendiriyor. Kah People, kah Çapamarka, Ginger, Anjelique, bazen de Beyoğlu’ndaki meyhaneler uğrak yerleri. Yabancı ülkelerin eğlence yerleriyle ilgili bilgi sahibi de olan Koçaslan’ın dünyası, üç kızı. Genelde takım elbise giymeyi seviyor. Korumalarla falan gezmiyor, arabayı kendisi kullanıyor. The Mix ve Crystal’ın da sahibi olan Koçarslan, Türkçe pop dinliyor.
     
     Yazara e-mail: sdudek@simge.com.tr
     



 MAGAZİN


Nez’den 100’de 100’lük yalan
Çağla’nın susuzluğu bitti
İtalya’da bu yaz Tarkan dinlenecek
Ayşe ile Ozan’ı sobeledik!
Bir zamanlar "rocker"dı...
Sylvia Kristel Fethiye’de
Açıkhava’ya yıldız yağacak
Reina halka açık şirket olacak


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet