05 Haziran 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Türkiye rüyası...

New York Times gazetesi muhabiri Stephen Kinzer’ın "Hilâl ve Yıldız / İki Dünya Arasında Türkiye" adlı kitabı, hem ‘acı söylüyor’ hem de çok satıyor.

     AYŞE GÜLHEKİM

     Hilâl ve Yıldız"ın İngilizce baskısı ilgi gördü mü?
     Kitabımın İngilizce baskısına gelen tepkiler harikuladeydi. 30 bin adet satıldı ve birkaç aya kadar da paperback edisyonu basılacak. Yunanca baskısı bile yapılacak.
     
     Kitabınız yayımlandıktan sonra nasıl tepkiler aldınız?
     Bu kitap hakkında konuşmalar yapmak üzere Birleşik Devletlerde birçok yere ve Türkiye’ye gittim. Amerika’da yaşayan Türkler tüm konuşmalarıma geldiler ve kendileri de toplantılar düzenlediler. Hemen hepsi bu kitap hakkında çok pozitifti. Bu da beni şaşırtmıyor. Her şeyden önce bu insanlar Birleşik Devletler’de yaşıyorlar ve Türkiye’yi dışarıdan görme şansına sahipler. Ülkelerine duydukları aşk her zamankinden daha güçlü fakat birçoğu Türkiye’nin potansiyelini gerçekleştirememiş olmasından dolayı hayal kırıklığı içerisinde. Türkiye’nin komplekslerinden sıyrılabileceği, dünyaya politik, kültürel ve ekonomik olarak katkıda bulunabileceği, gerçekten modern bir ülke haline gelebileceği konusunda benimle aynı ümidi paylaşıyorlar.
     
     "Hilâl ve Yıldız" ile yapmak istediğiniz neydi?
     Ben bu kitabı esas olarak Amerikalılar için yazdım. Öncelikle, Türkiye’nin üstesinden gelmesi gereken zorlukları tanıttım. Bu yüzden ordu, Atatürk, insan hakları, Kürtler, Türk - Yunan ilişkileri gibi konulara birer bölüm ayırdım. Türkiye’de yaşamaktan ne kadar zevk aldığımı anlatmak için de rakı ve meyhane kültürünü, yağlı güreşleri ve deve güreşlerini, Boğaz’ın güzelliğini, Truva ve Çanakkale’ye yaptığım yolculuğun ne kadar heyecan verici olduğunu yazdım.
     
     Özellikle Türkiye’deki okurlar kitapta ne bulacaklar?
     Amerikalılar okudukları zaman her sayfada yeni birşey öğrendiler. Tabii ki, Türkler benim tartıştığım bu konuları çok iyi biliyorlar. Bu kitaptan değişik birşeyler alabilirler, dışarıdan birinin onları nasıl gördüğüne dair...
     
     Önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin yöneliminin nereye doğru olacağını düşünüyorsunuz?
     Türkiye’nin Avrupa’ya ve AB üyeliğine odaklanacağına inanıyorum. Bu tarihsel kökleri olan bir proje. Çok önemli, çünkü AB üyeliği büyük bir ödül, neredeyse bir ülkenin refah ve istikrarının garantisi. Fakat bu projenin önemli olması için bir sebep daha var. AB üyeliği için Türkiye’nin atması gereken adımlar, AB meselesi olmasa da çoğu Türk tarafından isteniyor. Gene Türklerin çoğu, emeklerinin karşılığını aldıkları, mahkemelerin ve devlet organlarının yolsuzluğa izin vermediği ve vatandaşların özgürlüğünün sağlandığı gerçek demokrasiye dayalı bir ülke inşa etmek istiyorlar. Bu Türklerin Türkiye rüyası. Benim kitabım böyle bir Türkiye için ne yapılması gerektiği üzerine.
     
     Peki Kıbrıs’ın bu süreçte rolü ne olacak?
     Çoğu Türk, liderlerinin geçmişe ait önyargıları ve tabuları unutmasını istiyor. Modern ve dengeli bir Kıbrıs politikası da buna dahil. Eğer Kıbrıs’ta gevşek bir federal yapı AB’ye girişi sağlarsa bu Türkiye için büyük bir zafer olur. Bu, AB’deki Kıbrıs delegasyonunun içinde Kıbrıs’lı Türkler de bulunacak anlamına gelir. Böylece AB bünyesi içinde Müslümanlar da yer alır. Türkiye bu şansı kullanamaz da Kıbrıslı Rumlar tek başlarına AB’ye girerlerse Türkiye çok büyük bir fırsatı kaçırmış olur.
     
     ABD’de Türkiye nasıl algılanıyor?
     Türkiye için Birleşik Devletler’de Avrupa’dakinden daha olumlu bir hava var. Bunu Birleşik Devletler’de yaptığım konuşmalar sırasında keşfettim. Afganistan’da barışın sağlanması konusunda Türkiye’nin oynayacağı rol, dünyaya Türkiye’nin sadece güvenlik tüketen bir ülke değil, aynı zamanda güvenlik sağlayan bir ülke olduğunu gösterecek. Amerikalılar bunu çok takdir ediyorlar. Ancak Türkiye, oy verenlerin iktidarda olmadığı, demokrasinin tam anlamıyla kurulamadığı bir ülke olduğu için eleştiriliyor. Dünyada olup bitenlere ilgisi olan Amerikalıların çoğu ise Türkiye’nin gerçek demokrasiye kavuşacağını ümit ediyorlar. Biz, Türkiye dostları, Türkiye’nin başarılı olmasını istiyoruz fakat bizim yapabileceklerimiz kısıtlı. Esas iş Türkler tarafından yapılmalı. Her şey seçim sandıklarında başlıyor, yeni, dürüst ve vizyonu geniş liderler bu harika ülkeyi 21. yy.’a taşıyabilirler.
     
     Türkiye’de sağ uçlara doğru bir yönelim seziyor musunuz? Bu Türkiye’nin geleceğini nasıl etkiler?
     Sağ partilerin Türkiye için bir tehdit oluşturduğunu sanmıyorum. Şu anda Türkiye için ‘sağ’ ve ‘sol’ çok önemli değil. Daha önemli bir mesele var, demokrasi meselesi. Eğer bir politikacı Türkiye’nin gerçek demokrasiye kavuşması, herkesin eşit haklara sahip olması ve seçmenlerin isteği uyarınca adil bir biçimde yönetilmesi gerektiğine inanıyorsa bu benim için yeterli. Türkiye ancak bu noktaya geldikten sonra sağ ile sol arasında bir seçim yapma lüksüne sahip olacak. Şimdiki seçim, Türklerin enerjisini özgürleştirmek isteyenlerle ülkeyi baskı altında tutup çiçeklenmesini engelleyenler arasında olacak.
     
     Hilâl ve Yıldız
     Stephen Kinzer
     Çeviren: Funda Keskin
     İletişim Yayınları
     İstanbul 2002
     301 s.
     Fiyatı: 9.500.000 TL
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Pembe gençlik oyunu
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Bu ‘kavga’yı bırakmayın!
‘Harem’de neler oldu?
Türkiye rüyası...
Şekersiz şiirlerin şairi
Ayna ayna söyle bana
Türküleriyle varoldu
Yürü ya Moby!
Makyajsız panayırlar
Beyazperdenin tutunamayanları
En sıkı polisiyeden de sıkı
Viski, puro ve güzel kadınlar!
"Elvis’in kalçasından doğdular"
Karikatür zamanın kapısını aralıyor
Düşlerin egemenliği
Saklı Kent’in saklıları
Dünya bu, boşa sıkma canını
"80’lerin vatkası değil buğusu"
Kaderin dediği olur
Uzayıp giden kuyruklar
Fin filmleri Ankara’da
"Güneş Ülkesi"nden gelen öteki
Hüznün dalgalarını kırmak
Otobüste panik var!
Beyoğlu’nda Türk müziği
Bir nefeste flamenko ve sirtaki
Haftanın albümleri
Kimler geldi, kimler geçti...
Digital kenar
Yaşar Kemal’i sevmek
Hayat atölyesi
Nefes kesen gösteri
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet