05 Haziran 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



"Elvis’in kalçasından doğdular"

Halil Turhanlı, küreselleşme karşıtlarının kültürel köklerini konsantre biçimde sunan makalelelerden oluşan "Şenlik, Sanat ve Sabotaj" adlı kitabıyla karşımızda.

     ILGIN SÖNMEZ

     Yeni muhalefet dedikleri nedir?
     Yeni muhalefet, hatta yeni anarşizmden kastedilen birkaç yıldır kendisini sokaklarda ifade eden protest hareketler. Seattle’daki olaylar, bir dönüm noktası oldu ki 80’lerin ortalarından beri sinyalleri geliyordu. Önce müzikteki nihilist akımla başladı. Kendi içine dönük bir yıkıcılık vardı. Grunge aslında böyleydi. Grunge’ın da Seattle kökenli olması tarihsel bir tatlı tesadüf.
     
     Makine kırıcılar, sabotajcılar kimler?
     Makine kırıcılar İngiltere’den geliyor. Sanayi Devrimi’nin başlangıcında geleceğini göremeyip öfkeyle makinelere saldıran insanlar. Küreselleşme karşıtları bu ruhu yaşatıyor. Bireyselliğini kazanmış ama karşısındakinin de birey olmasını isteyen insanlar bunlar.
     
     İlk makalede Bill Gates’den "sürtüşmesiz kapitalizm" diye bir alıntı var.
     Gates, bilgisayarlarla donatılmış, sürtüşmelerin olmadığı bir dünyadan söz ediyor. Aksine, çatışmaların olması kötü bir şey değil. Kaos doğurgandır. Gerçek bir demokrasi çatışmaların bileşenidir aslında. Gates’i yalanlayan şey şu: Adaletsizliklerin artması çatışmaları doğuruyor.
     
     Yeni bir 60’lar ruhu mu doğuyor?
     Bu hareket 60’tan çok daha kalabalık. Ve önümüzdeki 10 yıl içinde daha da genişleyecek çünkü gerçekten de bazı Ortodoks sol politikalar genç insanları çekmiyor. Onlar 19.yy.’a aitti. Marx mesela. Anarşistlerde kişiye tapınma yok.
     
     Yine önce rock’tan başladı galiba...
     Amerikan solu daima müzikle iç içeydi. Eylem biçimleri de teatraldi. Oyun oynayarak özgürleşmekten söz ediyoruz. "Biz Elvis’in kalçasından doğduk," diyorlar zaten. Amerika’daki işçi hareketi, Avrupa’daki Ortodoks örneklerinden farklı. Amerika’da endüstri işçileri var. IWW’ler (Dünya Endüstri İşçileri) ya da Wobby’ler... Bunlar sandıküstü demokrasisini yaratan insanlar. Bir sandığın üzerine çıkıp orada istediğin nutuğu atıyorsun. Ya da gitarınla çıkıp müzik yapıyorsun.
     
     Genellemek mümkün mü?
     Değil. Mesela REM ve Rage Against The Machine aynı şey değil. REM, biraz daha liberal bir kesimin sözcüsü. Politik olarak doğru, kültürel solun topluluğu. RAM ise daha lümpen bir kesimin, hatta adı gibi tam da makine kırıcıların topluluğu.
     
     Anarşist hareket sanatla iç içe..
     Her zaman. Mesela 1960’larda sanatla politikayı birleştiren hareketler var, San Fransisco’daki Bread and Puppet Tiyatrosu gibi. Ekmek yapıp halka dağıtıyorlar.
     
     Zappatistalardan yola çıkarak anarşizmi tanımlayabilir misiniz?
     Anarşistler ya da küresel adalet araşıyışında olanlar, zappatistaları sahipleniyorlar. Zappatistalar da bir tür tiyatro yaptıklarını söylüyorlar. Pipoları, maskeleri, radyoları... Varsınlar anarşizm klasiklerini okumasınlar. Ezilenler olarak daha etkili protesto biçimlerine ihtiyacımız var. Edward Said bunun üzerine "Artık kalaşnikoflar işimize yaramıyor," diyor. Anarşistler kesinlikle bir tek şeye, sisteme karşılar. Herkes kendini benzersiz olarak gerçekleştirme hakkına sahip olmalıdır diye düşünüyorlar.
     
     Greenwich Village neden önemli?
     20. yy.’ın başlarında Amerika’ya özgü anarşizan görüşlerin filizlendiği bir dönemi temsil eden bir semt aslında. Freud ile sosyalist teoriyi birleştirmiş olmaları çok önemli.
     
     Amerikan solu cinsellik ve evlilik meselesini de kurum olarak reddediyor.
     Devrim olacaksa toplumun tüm düzeylerinde olabilmeli. Greenwich anarşistlerinin yaptığı, geleceğin ideal toplumunun mikro dünyasını kurmak. En baskıcı kurumlardan biri aile olduğu için ataerkilliğin ortadan kalkmasını savunuyorlar. Bir kısmı gay zaten. Marx ve Engels, aralarında yazışırken gaylerle alay ediyorlar. Homofobik bir yön var. Anarşistler cinsellikte Marxistlerin olamayacağı kadar özgürlükçü.
     
     Vejeteryanlık neden politik bir tavır?
     Kitapta da yazdım. Shelly benim çok sevdiğim bir şair. 16 yaşından itibaren asi birisi, ateist. Şiirlerinde vejeteryanlık vardır. Et yiyen insan, hayvan öldürebilir; hayvan öldüren, insan öldürebilir. Bu düşünceler nefis bir dille anlatılır Shelly’de. Anarşistler kesinlikle vejeteryandır çünkü kardeşlerine asla ihanet etmezler.
     
     
     Şenlik, Sanat ve Sabotaj
     Halil Turhanlı
     Çiviyazıları
     203 s.
     Fiyatı: 6.900.000 TL.
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Pembe gençlik oyunu
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Bu ‘kavga’yı bırakmayın!
‘Harem’de neler oldu?
Türkiye rüyası...
Şekersiz şiirlerin şairi
Ayna ayna söyle bana
Türküleriyle varoldu
Yürü ya Moby!
Makyajsız panayırlar
Beyazperdenin tutunamayanları
En sıkı polisiyeden de sıkı
Viski, puro ve güzel kadınlar!
"Elvis’in kalçasından doğdular"
Karikatür zamanın kapısını aralıyor
Düşlerin egemenliği
Saklı Kent’in saklıları
Dünya bu, boşa sıkma canını
"80’lerin vatkası değil buğusu"
Kaderin dediği olur
Uzayıp giden kuyruklar
Fin filmleri Ankara’da
"Güneş Ülkesi"nden gelen öteki
Hüznün dalgalarını kırmak
Otobüste panik var!
Beyoğlu’nda Türk müziği
Bir nefeste flamenko ve sirtaki
Haftanın albümleri
Kimler geldi, kimler geçti...
Digital kenar
Yaşar Kemal’i sevmek
Hayat atölyesi
Nefes kesen gösteri
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet