05 Haziran 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Kaderin dediği olur

İlişkilerini kaderin eline teslim eden iki âşığın New York fonunda geçen orta halli romantik öyküsü...

     11 Eylül şokuyla sarsılan Amerikalıların yarasını sarmak üzere milliyetçi militarist filmlerin yanı sıra Hollywood sinemasının gözde türlerinden duygusal güldürülerin gündeme gelmesi kaçınılmazdı. Yıllar önce İstanbul Film Festivali’nde İrlandalı tenor Josef Locke’un öyküsünü anlattığı "Hear My Song / Şarkımı Dinle" adlı çok şirin ilk filmiyle tanıdığımız Chelsom’ın son çalışması bu eğilimin yeni örneklerinden. Öykümüz ikiz kulelerini yitirmiş New York’ta geçiyor. Önce ünlü Bloomingdales mağazasının tepesinden yükselen Amerikan bayrağını selamlıyor, daha sonra Noel öncesi büyük telaşın yaşandığı alışveriş merkezine dalıyoruz.
     Sevgililerine armağan seçmeye çalışan New Yorklu Jonathan ile İngiliz güzeli Sara da işte bu alışveriş hengâmesinin yaşandığı mekânda, tek çifti kalmış siyah eldiveni kapmaya çalışırken tanışırlar. Filme özgün adını veren (dilimize ‘talihli raslantı’ olarak çevirebileceğimiz) "Serendipity" adındaki kafede birkaç hoş saat geçirirler. Jonathan tekrar buluşmak istemektedir ancak Sara’nın kader takıntısı buna engel olur.
     Olacak her şeyin önceden planlandığına inanan genç kızın önerisiyle tuhaf bir oyun başlar. Jonathan’ın telefon numarasının yazılı olduğu 5 dolarlık banknotu bir büfede bozduran Sara, kendine ait bilgileri ilk sayfasına yazdığı Marquez’in "Kolera Günlerinde Aşk" kitabını ikinci el dükkânlardan birine satar. Eğer kader isterse birbirlerinin telefon numaralarına ulaşabilecek ve tekrar bir araya geleceklerdir.
     Aradan birkaç yıl geçer. Her ikisi de evlenme hazırlıkları içerisinde olan kahramanlarımız son bir gayretle banknotun ve kitabın peşinde, kaderin onları tekrar bir araya getirmesini beklemektedirler.
     Sharon Stone’lu "The Mighty / Koruyucu Meleğim" ya da önceki mevsim izlediğimiz geniş kadrolu "Minik Kaçamaklar / Town & Country" gibi vasat filmlerle ilgiye değer ilk filminin arkasını getirememişti Chelsom. "High Fidelity / Sensiz Olmaz", "John Malkovich Olmak / Being John Malkovich" gibi filmlerin sempatik oyuncusu Cusack ile "Pearl Harbor"un paylaşılamayan kızı Beckinsale’in yeni bir çift oluşturdukları New York’un gözde mekânlarını fon alan bu çağdaş masal denemesi de türünün iz bırakacak örneklerinden biri değil.
     New Age tarzı yaşamı ti’ye alan kimi sahneler ya da Bloomingdales satıcısı Levy ile pazarlık benzeri eğlenceli anlar dışında herşey çok bildik, aşk ve evlilik muhabbetleri sıradan. Ancak Tom Hanks / Meg Ryan çiftinin "Sleepless in Seattle / Sevginin Bağladıkları" ya da yine New York’ta geçen "Mesajınız Var / You’ve Got Mail"ını sevmiş olanlar, karlar altındaki New York görüntüleri eşliğinde bu taze ikiliyi bir deneyebilirler.
     
     "Tesadüf / Serendipity"
•  Yönetmen: Peter Chelsom
•  Senaryo: Marc Klein
•  Görüntü: John De Borman
•  Müzik: Alan Silvestri
•  Oyuncular: John Cusack (Jonathan), Kate Beckinsale (Sara), Jeremy Piven (Dean), Molly Shannon (Eve), Bridget Moynahan (Halley), John Corbett (Lars), Eugene Levy (Bloomingdales satıcısı)
•  ABD yapımı, 90 dakika
     
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Pembe gençlik oyunu
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Bu ‘kavga’yı bırakmayın!
‘Harem’de neler oldu?
Türkiye rüyası...
Şekersiz şiirlerin şairi
Ayna ayna söyle bana
Türküleriyle varoldu
Yürü ya Moby!
Makyajsız panayırlar
Beyazperdenin tutunamayanları
En sıkı polisiyeden de sıkı
Viski, puro ve güzel kadınlar!
"Elvis’in kalçasından doğdular"
Karikatür zamanın kapısını aralıyor
Düşlerin egemenliği
Saklı Kent’in saklıları
Dünya bu, boşa sıkma canını
"80’lerin vatkası değil buğusu"
Kaderin dediği olur
Uzayıp giden kuyruklar
Fin filmleri Ankara’da
"Güneş Ülkesi"nden gelen öteki
Hüznün dalgalarını kırmak
Otobüste panik var!
Beyoğlu’nda Türk müziği
Bir nefeste flamenko ve sirtaki
Haftanın albümleri
Kimler geldi, kimler geçti...
Digital kenar
Yaşar Kemal’i sevmek
Hayat atölyesi
Nefes kesen gösteri
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet