05 Haziran 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



"Güneş Ülkesi"nden gelen öteki

Onay Akbaş, son sergisinde bellek ve an’ı anlatıyor. Önceden uyaralım: An, renkli olanlar, bellek ise tek renkli. Çünkü aslında gelecek ve geçmiş yok, sadece an’lar var, onlar da rengârenk.

     AYŞE SU SEL

     Fransa’da ona "Güneş Ülkesi’nin ressamı" diyorlar. En son ArtBrut hareketiyle ilgili çıkan Françoise Monin imzalı sanat tarihi kitabında adı Jean Michel Basquiat ile birlikte anıldı. Yeni bir Fransız Sosyalist Partisi üyesi. Güneş Ülkesi’nden gelen öteki ressam olmanın sorumluluğunu ancak böyle alabileceğine inanıyor. Le Pen’den nefret ediyor. Le Pen’den sonra yeni açtığı showroomunun adını "Öteki" koymuş. Fransız Kültür Bakanlığı’nın ona tahsis ettiği lojmanlarda yaşayan Onay Akbaş, "Fransa ‘öteki’ye yaşama şansı tanır. Tanır çünkü bu onun oynadığı oyunun en önemli kurallarından biri," diyor. Onay Akbaş, 24 yaşında İstanbul’u terk edip Fransa’ya gitmesinin nedenini şöyle anlatıyor:
     "Bana şimdi orada resimlerimi görenler Güneş Ülkesi’nin çocuğu diyorlar. Ama çok ilginç ben Türkiye’yi bu yüzden bırakmıştım. Maltepe’de resim yapıyor, tezgâhımın önüne koyup sattıklarımla hayatımı kazanıyordum. Piyasa koşulları yüzünden sürekli 16., 17. yy. resmini andıran resimler yapmak zorundaydım. Resmime pastel sarıyı koyma özgürlüğüm yoktu. Bunu anladığımda İstanbul’u terk ettim."
     Onay Akbaş’ın son sergisinin adı "Bellek ve An". Renkli kompozisyonlarla an’ı, tek renkle belleği anlattığı sergisinde Akbaş, böylesi bir Matrix’e nasıl vardığını açıklıyor: "Matrix filmini 10 kere seyrederek buna vardım.... Bana göre yaşamın iki yakası var: Bellek ve an. Bellek kodlanmış anılardan oluşuyor. Rüyalar gibi renksiz, tatsız. Resimlerimde tek renk olan bölüm çok küçük zaman farkıyla birbirinden ayrılabilen iki aynı kompozisyonun bellek kısmını yüklenir. Renkli olan ise an’ı temsil eder. An sürekli ve mantıklı olarak bellekleşir. Bu olay aynı zamanda hız, yaşam ve hareket kavramlarını da sorgulatır."
     An’lar ve belleğin yarattığı eşzamanlı ve renkli gerçeklikteki sergide büyük ebatlarda bir resme rastlıyoruz. Fransa’da yaşayan Akbaş’ın futbol konulu bu resminde bir langırt etrafında çıkan kavga adeta sergi mekânının zemininde de devam ediyor. Resmi çevreleyen kenarlar ise monokromda kavganın bellekteki izlerini araştırıyor. Akbaş, resminin çıkış hikayesini anlatıyor:
     "Küratörlüğünü Ayşegül Sönmez’in yaptığı, eylülde açılacak ‘Futbol Hayattır’ sergisi için yaptım bu resmi. Yaparken de müthiş heyecanlandım. Futbol hastası biri olarak Paris’te hiçbir Türk maçını kaçırmam, kahveme gider seyrederim. Bu resmi yaparken böylesi bir teklif gelene kadar neden hiç futbolcu çalışmamışım hayret ettim. Oysa içimde öylesi bir enerji varmış."
     Onay Akbaş’ın Fransa’da son projelerinden biri de Türk ve Fransız Sanatçı ve Entelektüeller Derneği’ni kurmak. Kuruluş aşamasında olduğunu söylediği derneğin amacını ise şöyle özetliyor:
     "Bu iki grup sanatçıyı bir araya getirip ortak bir enerji oluşturabilir miyiz sorusundan çıktı bu olay. 150 yıldan beri Türkiye, Batı’ya özellikle de Paris’e ressam gönderiyor. Bu sanatçılar buralarda ne ürettiler? Doğrusu bunun yanıtını çok merak ediyorum. Sanat tarihi öğrencileri de çok merak ediyorlar. Bunların araştırılmasına kolaylık tanıyacak, Fransa’da yaşayan Türk sanatçısının örgütlenmesine, tanıtılmasına yardım edecek bir dernek olacak bu."
     "Bellek ve An"a gidin. Renkli anılarınıza hafızanızın çizgilerinin eşlik etmesine izin verin. Biraz langırt oynayıp stres atın.
     
     Bebek Sanat Galerisi
     (0 212) 287 67 66
     Bitiş tarihi: 10 Haziran 2002
     
     
     
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Pembe gençlik oyunu
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Bu ‘kavga’yı bırakmayın!
‘Harem’de neler oldu?
Türkiye rüyası...
Şekersiz şiirlerin şairi
Ayna ayna söyle bana
Türküleriyle varoldu
Yürü ya Moby!
Makyajsız panayırlar
Beyazperdenin tutunamayanları
En sıkı polisiyeden de sıkı
Viski, puro ve güzel kadınlar!
"Elvis’in kalçasından doğdular"
Karikatür zamanın kapısını aralıyor
Düşlerin egemenliği
Saklı Kent’in saklıları
Dünya bu, boşa sıkma canını
"80’lerin vatkası değil buğusu"
Kaderin dediği olur
Uzayıp giden kuyruklar
Fin filmleri Ankara’da
"Güneş Ülkesi"nden gelen öteki
Hüznün dalgalarını kırmak
Otobüste panik var!
Beyoğlu’nda Türk müziği
Bir nefeste flamenko ve sirtaki
Haftanın albümleri
Kimler geldi, kimler geçti...
Digital kenar
Yaşar Kemal’i sevmek
Hayat atölyesi
Nefes kesen gösteri
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet