
|

Futbol gıcığı
Türkiye - Brezilya maçından söz ederek biraz gıcıklık yapalım diyoruz. Öyle ya, yıllardır maça gitmeyen, futbolcu olmayan, kulüp yöneticisi olmayan, teknik direktör olmayan, hatta futbol yazarı hiç olmayan bir ehli garibin kalkıp Dünya Kupası (yoksa Avrupa Şampiyonası mıydı?) maçlarını "kritik" etmesi gıcıklıktan başka nedir ki?.. İşte bizim gıcıklıklar...
Gıcık 1: Şenol Güneş çok başarılı bir teknik yönetim gösterdi. Maçın ilk yarısı 1 - 0 üstünlüğümüz ile sonuçlanınca herkes onu ve "çocuklarını" alkışlamadı mı? Maç galibiyetimizle bitse Şenol Güneş’e düzülecek övgüleri tahmin edebiliyor musunuz?
Gıcık 2: Skora göre eleştiri yapmaktan vazgeçin beyler! Maçın son 4 dakikasına beraberlikle giren Türkiye, hakemin o gıcıklığı olmayıp da maçtan bir puanla çıksaydı, 90 dakika baş tacı edilmeyecek miydi?
Gıcık 3: Şenol Güneş, en başarılı futbolcu olan Yıldıray’ı oyundan almakla çok yerinde bir hareket yapmış, böylece takım üzerindeki otoritesini kanıtlamıştır. Maç ilk yarıdaki skorla bitse, spor medyamız bunun nedenlerini ayrıntılı biçimde anlatacaktı, ama olmadı.
Gıcık 4: Maçın Koreli hakemi başarılı bir yönetim gösterdi. Nitekim Brezilya’nın ofsayt gölünü ofsayt diye saymadı; saysaydı ne icap ederdi ki? Bizim aleyhimize icat ettiği penaltıyla da ilk hatasını (pardon başarısını) telafi etmiş oldu. (Nankör adam n’olacak, onları komünistlerin elinden nasıl kurtardığımızı unuttu! Haram olsun!)
Gıcık 5: Alpay o faulü yapmakla fair playlikti doğrusu! Çocuk, yıllar önce bir maçta penaltı yapmayıp, gole engel olmadığı için az mı eleştirilmişti? Alın işte, eleştirileri dikkate alıp (biraz geç de olsa) hattı hareketini değiştirmek centilmenlik değil de nedir?
Aslında daha birçok "başarılı" nokta var, ama biz yer darlığı nedeniyle bu kadarını belirtmekle yetiniyoruz. Siz Şenol Güneş aleyhinde yazılanları alıp ters yüz ederseniz, ne kadar başarılı bir teknik direktör olduğunu anlarsınız. Şenol Güneş’i eleştirenleri de Allah ıslah etsin, hayırlara vesile olsunlar, e mi?..
Biz Şenol Güneş’e bir iyilik daha yapıp, önümüzdeki iki maç için "baba" nasihatinde bulunalım:
Şenol’cuğum, şu Karadenizli inadından vazgeç de eleştirilere kulak ver. Otoritemi kanıtlayacağım diye Ogün’den sonra Yıldıray gibi yıldızları da kesmeye kalkma. Ve de vefa göstereceğim diye Hakan Şükür gibilerinde ısrar etme. Bak, Kemal Derviş bile politikayı öğrenmeye başladı, sen inatla yerinde sayma. Bizden sana "baba" nasihati!..
Bir şiir
Nazım Hikmet’i doğumunun 100. yılında, ölümünün 39. yıldönümünde büyük şairin dizelerini "Bahçe" dergisinin mayıs - haziran sayısından aktararak anıyoruz:
"Bu sıcaklarda seni düşünüyorum / bilmiyorum aklımda en çok kalan ne / gözümün önüne gelen / boynun mu bileklerin mi / çıplak ayağın mı / bana benim olurken söylediklerin mi?"
ngureli@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|