08 Haziran 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



"Nâzım, onların tekelinde değil!"

Ayşe Kulin, son kitabı "İçimde Kızıl Bir Gül Gibi...öyi Nâzım Hikmet’e armağan etti. Kulin, kitapta Nâzım’ın şiirleriyle İstanbul’a ve anılarına gömülüyor.

     ESİN COŞKUN

     Bu kitabı, UNESCO’nun 2002 yılını Nâzım’a adaması üzerine mi kaleme aldınız?
     Hayır, onun için değil. İstanbul ile, yaşadığım semtlerle ilgili, anılarımı da katarak bir kitap yazma fikri vardı. Tam o sıralarda televizyonda bir tartışma programı izledim. Konuşma da nâzım’a vatan haini falan deniyor, çirkin sözler söyleniyordu. Çok kızdım ve onlara bir cevap vermek istedim. Dolayısıyla bu kitapta Nâzım’ı anmaya çalıştım. Kendi yaşadığım semtleri anlatırken nâzım ile nasıl tanıştığımı, ondan nasıl etkilendiğimi anlattım. Bu kitabı, İstanbul’u ve nâzım’ı çok seven bir insanın kaleme aldığı bir kitap olarak düşünün. nâzım’ın ideolojisinin ön planda olduğu ilk şiirleri değil de sonraki şiirleri; Kurtuluş Savaşı Destanı, aşk şiirleri (karılarına yazdığı şiirler), İstanbul’a hasret şiirleri üstün benim için. Bu şiirleri müthiş duyarlı. Kendi hayatımla kesişen noktalarını aldım.
     
     Nâzım’ı anlatmak için neden otobiyografiyi seçtiniz?
     Sadece semtleri ve dönem dönem yaşadığım şeyleri anlatmak istiyordum. Balık Pazarı, Beyoğlu... Nâzım’ın şiirleriyle iç içe girerken kaçınılmaz olarak otobiyografi şeklinde çıktı. Kendimi anlatmak niyetinde değildim, bunda İstanbul’u anlatışları özellikle etkili oldu. İstanbul’u anlatan bir çok şair vardır. Ama nedense Nâzım’ınkiler bana daha yakın geldi. Herhalde içimde hasret olduğu için.
     
     Komünizmi Nâzım ile birlikte tanıdığınızı söylüyorsunuz.
     40’lı 50’li yıllarda "Nâzım", "komünizm" gibi kelimeleri açıkça telaffuz etmeniz mümkün değildi. O günleri yaşamadıysanız bunu anlamanız zor. Komünizm lafı okulda bir çocuğun ağzından duyulursa babasının başı belaya girer. Kitapta yakın dostumuz Hüsrev Amca’nın örneğini veriyorum. Komünizm o yıllarda bir rejimden çok bir öcü gibi. Gizemi olması da çekiciydi. Yasak bir şey yapmanın çekiciliği...
     
     2002 yılı Nâzım’a adandı. Ama Türkiye’de hâlâa vatandaşlık hakkının verilip verilmemesi tartışılıyor. Siz bu konuda ne diyorsunuz?
     Bir kaç kuşak Nâzım’ı hiç okumadan büyüdük. Ama Nâzım ölmüş gitmiş, bundan sonra vatandaşlık verilse ne fark edecek, verilmese...
     
     YKY’nin Nâzım’ın kitaplarının telif hakkını alması TKP tarafından protesto edildi. TKP onun sanatına, kimliğine ve dünya görüşüne sahip çıkıyor. Bu yüzden Nâzım’ın şiirlerinden oluşan bir seçkiyi bastılar.
     Mirasta hak evlatlara kalıyor. Bugün Türkiye kanunlarına göre miras hakkı ailede. Aile de bu hakkı Yapı Kredi’ye satmış. Ayrıca Nâzım’ın üyesi olduğu Komünist Partisi kapatıldı. Bu parti o parti değil. Nâzım’ın dünya görüşünün son yıllarında değişip değişmediğinden emin değilim. Ben, şiirlerini YKY’den izin alarak kullandım. Telif isteselerdi ödeyecektim. Ayrıca, uzlaşmak en iyi şeydir. YKY, TKP’ye kitaplardan elde edilen gelirin bir kısmını verebilir.
     
     Ama TKP, kitaplarından elde edilecek gelirin peşinde olmadığını söylüyor. Onlar, Nâzım’ın dünya görüşünün karşısında olan bir holding tarafından kitaplarının basılmasına karşılar.
     Dünya görüşü bana ait diye bir şey olamaz. Başka birileri bu kitapları okumasın mı? Ben komünist değilim, hiç bir zaman da olmadım. Ama Nâzım ile ilgili bir kitap yazdım. Nâzım onların tekelinde değil.
     
     
     
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Evimiz işgal altında
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Ms. Turkey, sanat ve futbol
"Nâzım, onların tekelinde değil!"
Küçük otellerde büyük tatiller
Kim korkar renkten?
Bienalin Amerikalı yeni küratörü
"Nâzım’ın aşk şiirlerine inanmak zor"
Albarn aldı sazı eline
Dafoe ve Waltz’ın haftası...
Yüksek gerilim hattı!
Bir sandık dolusu para için
Erotikanın ‘madam’ı
Ay parlatıcısı
Amerika’nın maskesiz yüzü
Şenol Birol gol
Şefika Kutluer’in tango yorumları
Türk halkları tiyatro festivali
Cinsel perhiz komedisi
Zamana karşı yarış
Babayla geçen bir yaz
Dört fırçadan yaşam öyküleri
Aspendos’ta müzikli kapanış
Yerel motiflerle antik keyfi
Hakkaten oyuncuymuş!
Bağırmayan resimler
Ahmet Oktay’ın kaleminden resim
Haftanın albümleri
Korsan Kitap
Hayat atölyesi
Ateşin su, odunun balık olduğu yer
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet