08 Haziran 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



AB’de görev Meclis’in

     Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in başkanlığında toplanan siyasi parti liderleri, AB hedefinde birleştiler.
     2002 sonundaki Kopenhag zirvesinde müzakere takviminin alınması için görev artık Meclis’in. İdam, Kürtçe yayın ve eğitim gibi konularda parlamento gerekli düzenlemeleri tamamlarsa Türkiye AB sürecinde kritik dönemeci aşabilir.
     Çankaya zirvesi başlarken ekranlara, ülkenin artık alışmaya başladığı şu görüntü yansıdı:
     Başbakan Ecevit katılamadığı için DSP Genel Sekreteri Hasan Gülay’ın ‘vekaleten’ yuvarlak masada yer alması. (Dışişleri Bakanı Cem daha işlevsel bir tercih olurdu!) Çiller’in ise ‘Ecevit gelmedi’ diye anamuhalefet koltuğunu boş bırakması.
     DYP lideri ülkede bir başbakanlık sorunu olduğunu ve ‘hükümet boşluğu’ bulunduğunu kanıtlama uğraşına girse de bunun için Köşk’ün davetini reddetmesi gerekmezdi.
     Ecevit’in rahatsızlığının artık bu tür toplantılara katılmasını engellediği ortadayken bu durumun ayrıca ‘Tansu hemşire’ rolüyle duyurulma gayreti yadırganıyor.
     Cumhurbaşkanı Sezer’in AB zirvesine katılan liderlerin iç politika kaygılarından uzak biçimde, ulusal bir konuya bakış açısıyla yaklaşarak sağladıkları katkılara vurgu yapması da ‘anamuhalefet’e göndermeydi. Buna karşılık AK Parti ve Saadet pozitif tutum aldılar.
     Çankaya zirvesi ‘yapıcı’ geçmiş ve Meclis’te uyum yasalarıyla ilgili bir komisyon oluşturulması sonuç bildirisinde yer almıştır.
     Öyle ki, idam ve anadil meselesine çekince koyan MHP lideri Devlet Bahçeli bu konudaki direncini sergilemekle birlikte Türkiye’nin önünü açmak için gerekirse ‘hükümetten çekilebileceğini’ bile söylemiştir.
     Başkent kulislerinde ‘MHP’nin yerine DYP mi?’ sorusu tartışılıyor. Ancak Doğru Yol koalisyon ortaklığı değil, erken seçim istiyor!
     Oran’dan gelen haberler de Başbakan Ecevit’in hükümetin devamını istediği ve idam sorununun MHP ile ANAP arasında bir çekişme haline dönüşüp, ‘kolisyonun sonunu getirmesi’nden kaygı duyduğu yönündedir.
     Ecevit, üç yıldır süren koalisyonun, sağlığı yüzünden ‘nekahet dönemi’nde bozulmasını istemiyor. Rahşan Ecevit’in Oran’da görüştüğü DSP miletvekillerine ‘Bülent çekilecek ama şimdi o kararın verileceği gün değil. O gün, bugün değil’ demesi bir geçiş dönemi hazırlığı yapıldığının işaretidir.
     Meclis tatilden önce AB yasalarını çıkarırsa sonbaharda hükümet ve partiyle ilgili yeni yapılanma gündeme gelebilir.
     AB politikalarının Meclis’te takibi açısından da güçlü bir siyasi irade ve başbakan ağırlığı gerekiyor. Ecevit ayağa kalkamazsa, muhalefetin desteğiyle sonuç alınması mümkün olmayabilir.
     Boşluğu şimdilik Cumhurbaşkanı Sezer doldurmaya çalışıyor.
     Yeter mi? Göreceğiz.
     
     dsazak@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Tıkanmak!

Çetin ALTAN
Vaktiyle devrilen bir Yargıtay Başkanı tabutu...

Melih AŞIK
Teğmen Yenen

Fikret BİLA
Bahçeli’nin resti ve taktiği

İpek CEM
Neyi tartışıyoruz?

Güneri CIVAOĞLU
Türkiye'ye inanıyorum.

Can DÜNDAR
Niye yazmadık?

Abbas GÜÇLÜ
Okul servislerinde klasik müzik önerisi

Sami KOHEN
Krizin sonu mu, devamı mı?

Mehmet Y. YILMAZ
Aramızda daha çook ‘Zihni Sinir’ var

Meliha OKUR
Değişim sancıları

Tuncay ÖZKAN
Montaj o kadar iyi ki hayrete düştüm

Derya SAZAK
AB’de görev Meclis’in

Metin TOKER
Toker yazılı iletişim kurabiliyor

Güngör URAS
Derviş’in bir bildiği varmış (!)

M. Ali BİRAND
Ecevit oyununu aylarca oynayamayız...

© 2002 Milliyet