13 Haziran 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Tartışma
Okur gazeteciden ne bekliyor?

     Geçen hafta bir eleştiri dolayısıyla gelen gazeteci tepkisi bir köşe yazısına yansıdı.
     Bu vesileyle "okur gazeteciden ne bekliyor?" sorusunun yanıtı üzerinde kısaca durmak istiyorum.
     Burası size ait bir sorgulama, eleştiri ve tartışma alanı. Her gün aldığınız gazetede, ilgiyle okuduğunuz gazetecilerle pek çok kez doğrudan, açık diyalog kurma olanağına - Türkiye’de tek ayrıcalık olarak - siz sahipsiniz. Bazen bir soru, okurun ilk bakışta safça görünen bir meraklanması, gazetecinin zihninde olumlu hareketlenmelere yol açabiliyor. Bu sayede gazeteci, kendisini ve mesleğini ilgilendiren bir konuda okura bilgi verme, mesleğin mantığını ele alıp onu aydınlatma, sesli düşünme ve gerekli görürse "içini dökme", hatta açıkça "hesap verme" fırsatını da yakalıyor.
     Okur gazetesinin "savcısı" veya "düzeltmeni" de sayılabilir. Ama öte yandan gazeteci de okurun "eğitmeni"dir, "kılavuzu"dur. Bu ikili iletişim, gazete okur ilişkisinde çok sağlıklı bir anlayış zemini yaratıyor.
     Okur - bazı gazetecilerin varsaydığı gibi - müneccim değil. Ama keskin bir zekası var. Gazetesini para vererek aldığına, "bilgilenme hakkı" kendisine açıkça tanındığına göre, kendisine sunulanı "sorgulama" hakkına da sahip.
     Kendisini eleştiriye açan bir gazete, onu önemseyerek ve vakit ayırarak daha iyi olması için eleştiren okurun gözünde yüceliyor. Özetle, "beni ciddiye alan gazeteyi ben tabii önemserim, çünkü daha iyi olmaya çabalıyor, en azından bana kulak vermek istiyor" duygusu, basındaki derin hasarlı güven duygusunun onarımında çok önemli. Aynı şekilde her gün hesap sorma hakkını kendisinde bulan gazeteci ve editörün, "kimse mükemmel değil" şiarıyla okuruna gerekli hallerde hesap vermesi, tecrübemle biliyorum ki, okurun büyük takdirine yol açıyor.
     Milliyet’e genel olarak seviyeli, ölçülü bir okur eleştirisi akışı var.
     Ve aynı şekilde, gazete içinde de her düzeyde genel olarak tutarlı bir "eleştiriye kulak verme" tutumu var. Bu köşede zaman zaman eleştiriye uğrayan, haklı - haksız sorgulamaları olgunlukla karşılayan; Milliyet - okur diyaloğuna hoşgörü ve işbirliğiyle açık destek veren köşe yazarlarımıza okurlar adına teşekkür ediyorum.
     




 SAYFA BAŞI 






Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir.
İnsan Hakları Evrensel bildirgesi Madde 19




Okur Temsilcisi, Milliyet gazetesinin içeriği (haber, yorum, fotoğraf, başlık, spot, sayfa düzeni, baskı, kağıt vs.) ile ilgili olarak okurlardan gelen şikayetleri ele alır; bunları basın etiği (doğruluk, denge, tarafsızlık, adil yaklaşım...) ve temel kalite ölçütleri açısından inceleyerek görüşlerini okurlarla paylaşır. Görüşleri kendisine aittir. Okur Temsilcisi, Milliyet'in gazete ve internet içeriği ile ilgili tüm şikayetlerinizi bekliyor. Tel: (90) 212 505 68 40 fax: (90) 212 505 68 09 posta: Yavuz Baydar, Milliyet, Doğan Medya Center, Mahmutbey, 34554 Istanbul

© 2002 Milliyet