13 Haziran 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Yosma usulü makarna

Sevgili Mine,

     Hayır! Nasıl olur!
     Birlikte olabilmek için olmazları oldurduktan sonra, sen İstanbul’a geliyorsun ve biz görüşmüyoruz!
     Oldu bir kere...
     Bir sürprizim vardı oysa... Gerçi bunu yüz yüze konuşmayı tercih ederdim ama...
     Bir televizyon programı çekiyorum. Evet! Sakın güleyim deme. "Şaşkın bir İtalyanın İstanbul maceraları" konusunda dizi yapmıyorum herhalde! Ben bir makarna programı yapıyorum!
     Gülerek içinden "Bir bu eksikti" dediğini duyar gibi oluyorum. Arada bir ben de dersler, İtalya’daki işler, gazete yazıları arasında, özellikle yastıkla buluşmaya bile mecalim olmadığı anlarda aynı şeyi tekrarlıyorum. Ama şikayet etmiyorum. Zaten bizim gibi insanlar uslu, huzurlu, efendice bir hayat yaşayamaz değil mi?
     Mesela sen... Ne zaman geleceğin ve programların konusunda zamanında haberdar olamayışım normal mi? Arayıp geldiğini haber verdiğinde ise seni bir kere görebilmek için şehrin bir yanından diğerine kovalamak gerekiyor. Sen paneller, konferanslar arasında, etrafın bir sürü insanla çevriliyken sevgili arkadaşımla hakkıyla sohbet edebilmek imkansız oluyor. Sana ulaşmak için belki 30 kere Fransa, İspanya ya da diğer ülkeleri aramalı, en az 20 kez telefonun ulaşılmaz olduğunu duymalı, telesekreterinin kapalı olduğunu fark etmeli veya son karşılaştığımızdaki gibi verdiğin yanlış numara yüzünden sinirli bir Fransızla konuşup sayısız mesaj bırakmalıyım.
     Ve lütfen... Bana kaçırdığım yazılarını yollamak yerine, geçen seferki gibi telefon kullanım talimatını andıran Fransızca yazıları göndermeyi bırakır mısın?
     Şaka bir yana, seni göremediğime üzüldüm bu sefer. Ama bahsettiğim gibi, arkadaşın artisti oynuyor!
     Ve her yeni tecrübede olduğu gibi yeni bir dünya keşfettim. Kamera arkasındaki dünyayı.
     Yaaaa Mine...
     Her şey bir tarafa; kameraman, yönetmen ve asistan gibi kişilerin esir kampı yönetircesine biraz sadist ve insanoğluna karşı acıma duygularını kaybetmiş olduklarına inanmaya başladım.
     Mine... Hiç 100 milyon voltluk spotlar altında soğan kestiğin ve istendiği gibi olmadığında bunu 25 kez denediğin oldu mu? Ya da kızarmış sarmısağın kokusu mide spazmları geçirtirken 32 dişinle sırıtman gerektiği? Beyninin sıcaklığı bin dereceye yaklaşırken, makarnayı kaynar suya atıp sıçrayan damlalara rağmen bağırmaman lazım... Tam onların istediği doğru cümleleri kurup söylediğinde, gülerek domatesleri keserken bir taraftan da göz ucuyla sağ taraftaki kamerayı kontrol etmen ve diğer taraftan da mantarlarınla ilgilenmen icap ediyor. Tabii ki göğsüne taktıkları mikrofonun arada bir vücuduna ufak çapta kaçırdığı elektrik şokları da cabası (Bir kameraman arkadaş "Korkma, zararsızdır" dedi).
     Sana bir sahneyi 30 kez denettikten sonra, asistanın gözündeki "Bu sefer oldu" ifadesini okuyabiliyorsun. İşte tam o sırada sineğin biri içeriye girip burnuma konmaya karar veriyor veee her şey sil baştan!
     Evet, sevgili Mine...
     Yaşadıklarım ne olursa olsun inanılmaz. Beni pazar sabahları seyredebilmeni ve fikirlerini benimle paylaşmanı isterim.
     Şimdi kaçıyorum. Puttanesca (yosma usulü) makarnası hazırlamam gerekiyor! Seni kocaman öpüyorum.
     Ciao
     
     Yazara e-mail
     



 PAZAR


"İngilizlere yatak odamızı göstereceğim"
Boğaz’ın eğlence haritası
"Erkekler ‘Ya bu ilişki yürürse’ diye korkuyor"
"Bizim kadınlarımız sertlikten hoşlanıyor"
Dünya Kupası vitrine çıktı
İki bin lambalı otel
Kansere karşı ralli
Dokuz yıldır koyunuyla bir apartmanda oturuyor
Koordinasyonsuz köprü
Şaraplarımız niye ekşi?
Özatay ve Yılmaz çevre ödülü aldı
Göcek’te North Shield lezzeti
Agora hırsızları
Fetih kutlaması nasıl olmalı?
Yosma usulü makarna
Sosyete Antalya’ya pozitif enerji turu düzenliyor
"Şiir gibi futbol"
Çirkin ördek yavrusu


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet