
|

Sezen'le sevişmek
Aylardır beklenen Sezen Aksu albümü nihayet çıktı: "Şarkı Söylemek Lazım". Bu albüm, asıl kurtarıcının, hemen yanıbaşında duran "şarkılar" olduğunu sezmiş birinin elinden çıkmış. İyi ki sezmiş, iyi ki söylemiş!
Sezen Aksu, epey bir süredir, ciddi sağlık sorunları ile boğuşuyordu ve yerinde kim olsa, beste yapmak, söz yazmak, stüdyolara girip perişan olmak ne demek, ardına bakmadan evine kapanır, müziğe uzun bir ara verirdi. Ama müziği, şarkı söylemeyi, hayatının merkezine koymuş ve başka türlü var olmayı bilemeyenlerdendir Sezen Aksu. Bu nedenle de, sanki sağlığı çok yerindeymiş gibi devam etti işine, uzun süreli konser ya da sahne show’larından, albüm yapmaya kadar hiçbir şeyi eksik bırakmadı. Biri remix olmak üzere, tam 14 şarkılık bu son albümün hazırlığı uzun bir zamana yayıldı, bugün - yarın derken, sonunda karşımızda işte. Büyük bir çoğunluk, albümün tamamını çok sevecek. Özellikle Sezen Aksu’nun 80’li yıllarına tutkun olanlar... Çok nazlı olanlar bile, ağızlarının tadına uygun, en azından üç - beş şarkı bulabilecek bu albümde. İstiklal Caddesi, şimdiden "Savaşma Seviş Benle" diyen Sezen Aksu’nun sesi ile çınlamaya başladı bile.
Sezen Aksu’nun Türk Popu’na giriş tarihi tam olarak 1975. İlk plağı olan "Haydi Şansım"ın yayınlanma tarihi bu. Ama sanatçı (o zamanlar Sezen Seley adıyla), müzik piyasasını çok daha erkenden, 1970 yılında yokladı: O yıl, Hafta Sonu gazetesinin düzenlediği (ve Nilüfer’in birinciliği ile sonuçlanan) "Altın Ses" yarışmasına başvurdu. Aralarında Ajda Pekkan’ın da olduğu jüri üyeleri, İzmir’den tek başına kalkmış gelmiş, heyecandan yaprak gibi titreyen bu genç kıza dikkat bile etmeyip eledi. İzmir’de geçirilen beş yıldan sonra, plakla yapılan deneme de sonuç vermedi. Türk Popu’nun en alevli günleriydi o günler ve hemen hemen her gün yeni bir şarkıcı, yeni bir plak çıkmaktaydı. Şans Sezen Aksu’ya ikinci plağı olan "Kusura Bakma" ile güldü. Arka yüzü hüzünlü "Yaşanmamış Yıllar" ile tamamlanmış bu hareketli / oryantal plak çok sattı, bütün dikkatleri bu gencecik kızın üzerine topladı ve ardından da Şanar Yurdatapan / Atilla Özdemiroğlu’nun desteği geldi. Hop, Kent, Kervan... derken, Sezen Aksu, her gün bir adım yukarıya çıktı; "Firuze", "Sen Ağlama" ve benzeri şarkılarla bütün 80’leri en tepede geçirdi, 90’larla birlikte de, yalnız bir şarkıcı değil, her anlamda dikkate alınan bir yaratıcı olarak da bütün müzik piyasasına damgasını vurup, herkesi etkiledi. Bestecileri, söz yazarlarını, müzisyenleri, firmaları, şarkıcıları...
Ardından 90’larda patlayan pop dalgasının asıl unsuru oldu Sezen Aksu. Yalnızca Aşkın Nur Yengi, Sertab Erener, Levent Yüksel gibi isimleri destekleyip piyasayı şenlendirdiği / hareketlendirdiği için değil, "Gülümse" gibi hem sağlam hem de birkaç milyon satan bir albüm yaptığı için de böyle bu. Sanatçının başarısı, kısa bir zamanda diğer firmalara cesaret verdi ve herkes "pop" diyerek yollara düştü.
Bu anlamda eski formunda değil artık Sezen Aksu. Hâlâ kimseyi kırmayarak her isteyene şarkı yazıyor, destekliyor ediyor ama belli ki bu işler onu epeyce yordu. Bu insan üstü gayret kimi olsa yorardı. Ama kendi çalışmaları elbette sürüyor, hiç kesintiye uğramadı zaten. "Deliverenöden sonra gelen "Şarkı Söylemek Lazım" adlı bu son albüme, Sezen Aksu, bütün bir geçmişin havalarını / renklerini harmanlayıp dahil etmiş. 70’lerin o çok naif ve kırılgan atmosferi de, 80’lerin kafa karışıklığımızı çok iyi yansıtan "funky" ve üst - baş parçalamanın, yerlerde sürünmenin bile kimseleri kesmediği "arabesk" dalgası da ("Senin İçin Herkes Kötü Söylüyor"), 90’ların "dansözölü, "sevişömeli, "kıvırömalı ruh durumu da bu albüme bir şekilde girebilmiş. Daha en başta, bile isteye seçilmiş bu tavır, hem müzik hem de söz anlamında, albüme bir tutarlılık / bütünlük getirmiş. "Firuze" mevsiminden "Deli Gönlüm" ve ondan bir beş yıl sonrasından "Seni İstiyorum", bu albüm için belirlenen çerçeveyi daha da keskinleştirmek için özellikle seçilip albüme konmuş. Şehrazat tarafından, önce Ajda Pekkan ve Nilüfer’e önerilmesine rağmen reddedilen "Su Gibi" adlı şarkıda ise, Sezen Aksu, bütün o 60 ve 70’lerin havasını bu şarkıya verebileceğini sezmiş olmalı. Sezen Aksu, "Su gibi aktı yıllar / yıllar sizden kim korkar" dizeleri ile örülü bu şarkıdan, (belki de geçip gitmiş olmasına rağmen bir türlü hesabı görülemeyen "yıllar"ın katkısıyla) "Kaybolan Yıllar" ve "Yaşanmamış Yıllar" saflığında bir şarkı çıkartmış ortaya...
"Gel / git / gitme / kal..." ve benzeri kafa karışıklığı kalmamış artık Sezen Aksu’da. "Seni İstiyorum"u tekrar söylemesini de muhtemelen Onno Tunç için son bir çığlık daha atmak istemesine borçluyuz. Ne istediğini ve bunu nasıl gerçekleştireceğini çok iyi bilen birinin elinden çıkmış "Şarkı Söylemek Lazım". Bütün o sağlık sorunları ile boğuşulmuş zor günlerde, asıl kurtarıcının, hemen yanıbaşında duran "şarkılar" olduğunu sezmiş birinin elinden. Müzik, sana teşekkür ederiz...
Şarkı Söylemek Lazım
Sezen Aksu
DMC
KÜLTÜR & SANAT


Sezen'le sevişmek
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
İstanbul’da müzikli haziran
"Midem bulanmadı"
Yaşar Kemal haklı mı?
Anadolu’dan dağ fotoğrafları
Tahtaya vur sanat olsun
"Bütün bebekler benim olsun!"
Aspendos’ta yaz başkadır
Savaşın öteki yüzü
Eski dostla yeniden
Göğüs farkıyla birinci!
Dinozorların gecesi
Kâhinler savaşıyor
"Pahalı televizyon gibisin sevgilim!"
Mezunların sergisi
Bir İstanbul izlenimcisi
Hisar’da tiyatro akşamları
41 kere maşallah!
Seç, beğen, git
"Size bu fani düşünceleri bırakıyorum"
Erotik değil, maço
Kültürel değişiklikler
Efes’te Carreras, Kadifekale’de Nâzım
Kuşcenneti’nde şenlik
Eğlenceli ve sürprizli
Haftanın albümleri
Üç ölçek daha çağdaş edebiyat
Dövüş sanatları
Hayat atölyesi
"Mağara - Forum" - I
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|