13 Haziran 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



"Bütün bebekler benim olsun!"

Willem Dafoe ile karşılıklı oturduk. Güldük, eğlendik ve oyunculuk konuştuk. The Wooster Group, Dafoe’ya ek olarak yönetmen Elizabeth Lecompte ve oyunculardan Kate Valk ile kendini anlatıyordu.

     ILGIN SÖNMEZ

     İşe bakın ki Sam Raimi’nin yönettiği "Örümcek Adam"ın ülkemizde vizyona gireceği 14 Haziran’dan önce başrol oyuncularından olan Willem Dafoe (Yeşil Cin), İstanbul’a geldi. Hatta şunu da bilin isteriz ki Türkiye prömiyeri sırasında da hâlâ ülkemizde, güneyde, Anadolu’yu keşifte olacak. İstanbul’daki ilk sabahında bir miktar oryantalist tavırlara bürünen Dafoe, meğer Amerika’da hiçbir Türk ile karşılaşmamış. Defalarca şeytan ve türevi rollere bürünen o muhteşem yüzün tepesinde post gibi duran tüy kütlesinin peruk, dişlerinin protez olmadığını, Dafoe’nun düzenli olarak yoga yapan bir vejetaryen olduğunu öğrendik. Salaş bir tip. Hatta dükkânlar açık dolaşıyor! Bir filmografisi var ki başka hiçbir Amerikan aktörüne nasip olmayacak cinsten.
     Karısı Elizabeth Lecompte ile arasında Türk usulü sadakatten çok New York usulü bağlılık olduğu son derece açık! Ünlü aktör, Paul Schmidt’in Jean Racine’in "Phedre"sinden esinlenerek yazdığı "Bu Atış Sana, Birdie"de, Phedra’nın uzaklardan dönen kocası Kral Theseus rolünde herzamanki kadar acayip bir portre çizdi. Konuşmamız sırasında çeşitli iltifatlara gark olunca da kucağını açıp şöyle dedi: "Bana karşı çok naziksiniz kızlar!"
     
     Wooster Group bugün çağdaş Amerikan tiyatrosunda neyi temsil ediyor?
     Kate Valk: Biz beraber yaşayan bir topluluğuz. New York’ta küçük bir salonumuz var.
     Willem Dafoe: Çok uzun zamandır beraber tiyatro yapıyoruz ama daha da önemlisi bizim grubumuzu oluşturan insanların herbiri farklı bir geçmişten geliyor. Resim, müzik, dans, bilim... Bu gerçekten de sıradışı bir durum, yani tiyatro için.
     Elizabeth Lecompte: Biz 70’lerin sonundan bu yana kavramsal olanı ve iletişim araçlarını klasik tiyatronun malzemesiyle birleştirerek bir sanat formu yaratmaya çalışıyoruz.
     
     
     Birlikte çalıştığınız oyuncular sık sık değişiyor mu?
     E. L.: Kalıcı kadronun dışında her proje için gelip giden oyuncular oluyor.
     
     20.yy’ın erken dönemlerinden itibaren yazılan tekstleri yorumlamayı tercih etmişsiniz. Peki bu grup neden kendi metinlerini yaratmıyor?
     E. L.: Kendimiz hiç oyun yazmadık ama modern oyun yazarlarıyla çalışıyoruz. Birdie’yi yazan Paul Schmidt gibi.
     
     Sizi diğer gruplardan ayıran nedir?
     W. D.: Bizi bıraksan bütün gün Wooster hakkında konuşabiliriz. Gösterilerimizde canlı veya önceden kaydedilmiş film ve videolar kullanıyoruz. Sahne üstünde aktörlerle cerayan eden uzama videoyu da katıyoruz.
     
     Hollywood gibi bir yerde oyunculuk ve aynı zamanda New York’ta avangard tiyatro yapmak nasıl bir şey?
     W. D.: Ben bir film için uzaklarda olduğumda Liz ve diğerleri prova döneminde oluyorlar. Genelde sonradan gelip aralarına giriyorum. Adaptasyon sorunu ya da konsantrasyon bozukluğu yaratmıyor çünkü sinema kaçışlarım tiyatroya olan ilgimi arttırıyor. Her ikisinde de oyunculuk yapıyor olsan da filmlerde parçalı ve aralı çalışmanın getirdiği bir tür toparlama yeteneği geliştirdim. Tiyatro daha çok oyuncuya ait bence. Filmse yönetmenin... Yine de iki oyunculuğu karşılaştıramıyorum. Yalnızca birini yapmak istemezdim açıkcası.
     
     Tiyatroda kendinizi tamamen Elizabeth’in eline mi bırakıyorsunuz?
     W. D.: Bizde herkes aynı zamanda yaratıcılık odasında oluyor. Yani Liz bir tür koordinasyonla uğraşıyor aslında. Evet. Yönetmenimiz o ama kesinlikle bizi yönetmesini beklemiyoruz. Disiplin sahibi bir tasarımcıdır Liz. Elindeki yaratıcı malzemeyi bir araya getirir.
     
     Wooster Group olarak hangi temalarla daha ilgilisiniz? Politik misiniz?
     K. V.: Herbirimiz ayrı ayrı son derece politiğiz ancak topluluğumuzun didaktik sloganları yok. İşlerimizde politika amaç olamaz ama amaca giderken araç olarak, kendiliğinden oluştuğu kadarıyla yer alır. Ruhsal dönüşümler, aşk, fiziksel dönüşümler, dışlanmışlar, uyumsuzlar gibi büyük temaların çoğuyla ilgiliyiz.
     
     Her biri isim yapmış oyuncularla çalışmak ne kadar zor?
     E. L.: Tüm oyuncuları tâbi tuttuğumuz bir metod ya da geçilmesi gereken sınavlar yok bizim aramızda. İnsanlar büyük egolarını yararlı şeyler için kullanıyor. Beceri ve yeteneğin ortaya çıkması için sayısız ve tanımsız yollar var. Evet. Çok zor aktörlerle çalışıyoruz ve onları kendi haline bırakarak, inanarak sonuca gidiyoruz.
     
     Birkaç kere Oscar adayı oldunuz ama vermediler. Size daha çok Independent Spirit Award gibi ödüller geliyor. İsa, şeytan, asi, ressam, kaçak, yaratık gibi roller oynadığınız için mi acaba?
     W. D.: Aday oluyorum bazen. Vermiyorlar. N’apiyim? O küçük parlak bebekten bende de olmasını isterim tabii. (Hepimizi kastederek!) Ona bakarsanız bütün bebeklerin benim olmasını isterim. Hepsinin! Herkesin! İnsan kariyerine jön olarak başlamayınca karakter rollerinde uzmanlaşıyor. Ama ben daha çok ilgimi bu roller çektiği için oynuyorum. Bir de yüzüm işte... Enteresan bir yüzüm var! Hahahah!
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Sezen'le sevişmek
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
İstanbul’da müzikli haziran
"Midem bulanmadı"
Yaşar Kemal haklı mı?
Anadolu’dan dağ fotoğrafları
Tahtaya vur sanat olsun
"Bütün bebekler benim olsun!"
Aspendos’ta yaz başkadır
Savaşın öteki yüzü
Eski dostla yeniden
Göğüs farkıyla birinci!
Dinozorların gecesi
Kâhinler savaşıyor
"Pahalı televizyon gibisin sevgilim!"
Mezunların sergisi
Bir İstanbul izlenimcisi
Hisar’da tiyatro akşamları
41 kere maşallah!
Seç, beğen, git
"Size bu fani düşünceleri bırakıyorum"
Erotik değil, maço
Kültürel değişiklikler
Efes’te Carreras, Kadifekale’de Nâzım
Kuşcenneti’nde şenlik
Eğlenceli ve sürprizli
Haftanın albümleri
Üç ölçek daha çağdaş edebiyat
Dövüş sanatları
Hayat atölyesi
"Mağara - Forum" - I
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet