2002 Dünya Kupası çok büyük heyecana sahne oluyor, beklenmedik neticeler birbirini kovalıyor. Dün de öyle oldu. Çok güçlü rakibe karşı takım ruhuyla büyük mücadele sergileyen İsveç, en zor gruptan lider çıkmayı başardı. Fransa ile birlikte şampiyonanın en büyük favorilerinden Arjantin de elendi.
B grubunun son iki karşılaşması da çok ilginçti. İspanya, Güney Afrika önünde değişik kadro ile sahaya çıkmasına rağmen tempolu ve başarılı bir futbol ortaya koydu. Rakibinin direncine karşın maçı kazandı. Bu şartlarda iki farklı galibiyete ihtiyacı olan Paraguay ise Slovenya önünde ilk yarıyı 1 - 0 yenik ve de bir kişi eksik bitirdi. İkinci devrede 10 kişiyle hiç yemeden üç gol atması gerekiyordu. Ve Paraguay zoru başardı.
Aslında bu iki maçın görüntüsü bizim grupla aynıydı. Milli takımımızla da aynı heyecanı yaşıyacağız. Çin bu kupaya katılmakla istediğini elde eden ve futbol adına bir şeyler yaptığını ispat eden takım. Hiçbir şansları kalmadığı için karşımıza stressiz ve rahat çıkacaklar. İşin düğüm noktası bizde. Motivasyon ve disiplin çok önemli. Futbolcularımızın, Brezilya - Kosta Rika maçını hiç düşünmeden Çin önünde sahadan galibiyetle ayrılması gerekiyor. Ama disiplinsiz, ofansif ve rakibi küçümseyen bir oyun anlayışı bize büyük zarar verir.
Futbolcularımız gerçek gücümüzü bu kez sahaya yansıtmalı, bu maçta taraftarlarımıza özlenen galibiyeti ve futbolu hediye etmelidir.