
|

Eli sopalı meslek bekçileri...
ELBETTE herkes, kendi mesleğine sahip çıkmalıdır, meslek ahlakını, kuralını, geleneğini korumalıdır.
Lakin mesleğine sahip olmak demek, eline sopayı alıp kapıya geçmek, içeriye kimseyi sokmamak demek değildir.
* * *
BAZI meslekler vardır ki, o mesleğin eğitimini yapmadan icra etmek mümkün değildir; Teknik Üniversite'de okumayan inşaat mühendisi, hukuk fakültesini bitirmeyen hakim, ya da avukat, tıp okumayan doktor olabilir mi?
Olamaz!
* * *
LAKİN bazı meslekler vardır ki, yetenek, kabiliyet çok önemlidir.
Belki bazıları kızacaktır ama, sinema, tiyatro oyunculuğu ve gazetecilik bunların başında gelir.
Aman yanlış anlaşılmasın. "Tiyatro, sinema ya da gazetecilik eğitimine ne gerek var!" diyecek kadar, cehalete kredi açacak değiliz.
Ama bir gerçeği de saptamakta yarar var.
Hiç kimse, sinemanın, tiyatronun, televizyonun, gazetenin kapısında bekleyip "ruhsat kontrolü" yapamaz.
Adam ya da kadın, verilen rolü iyi oynuyorsa, belirli bir seviyenin üzerini tutturuyorsa "Hayır, sen sinema ve televizyon filmlerinde oynayamazsın, sahneye çıkamazsın!" diye yasak koymak mümkün mü?
Hele bu insan yeteneğini genel kültürüyle, meslek kültürüyle tamamlamaya, çalışıyorsa...
* * *
ŞİMDİ size birkaç örnek...
İki yıl öncesine kadar Meral Okay adında bir televizyon oyuncusunu tanıyor muydunuz?
Unutulmaz "İkinci Bahar"ın "Kasap Melahat"ı ve şimdi TRT/1'de çok kimsenin "Aman bitmesin!" diye seyrettiği "Yeditepe İstanbul"un "Havva Ana"sı...
Eğer, eli sopalı birileri, kapıları tutsaydı "Sen bizden değilsin!" diye onu içeri sokmasaydı, bugün, hiç kimse, Meral Okay adında bir oyuncunun farkında bile olmayacaktı.
* * *
BİR de şu laf var:
"Efendim mankenden oyuncu olmaz!"
Pek marifetli mankenlerimiz televolelerde, paparazilerde başrol oynarken, birkaçı da yeteneğini deneyip televizyon dizilerinde niye oynamasın...
* * *
İŞTE Pınar Altuğ Elçioğlu...
Güzellik kraliçesi, manken, şimdi de, dillere düşen "Çocuklar Duymasın" dizisinin "Meltem"i Tamer Karadağlı gibi usta bir oyuncunun karşısında falsosuz oynamak az başarı mı?
* * *
YA Özcan Deniz...
Arabesk şarkıcı diye burun kıvırılan Özcan Deniz'i "Asmalı Konak" dizisinde seyrettiniz mi?
* * *
ONUN için, şundan şu olmaz, bundan bu olmaz, diye kestirip atamayız, imkan verilen herkes, çıkar kabiliyetini dener, tutarsa sürer, tutmazsa, hadi güle güle...
Aynı şey, gazetecilik için de geçerlidir.
Bu gazeteci olamaz, şu köşe yazarı olamaz...
Niye olamazmış, adama sormazlar mı "Sen nasıl oldun!" diye...
Yeter ki, mesleğin ahlakına kurallarına uysun, okur bulsun.
h.pulur@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|