
|

Futbolun eski başkanı Kemal Ulusu meydan okuyor (1)
Ecevit ailesinin "sitilini" dert ettiğimiz, hükümet sorunu ile boğuştuğumuz günlere nefes aldırma umudu yükleyerek sarıldığımız futbola ben bile ilgisiz kalamadım.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) eski Başkanı Kemal Ulusu ile iki kale sohbet ettik. Kalenin bir ucu ekonomiye, diğer ucu etik değerlere kurulmuştu.
Bizim maç golsüz bitti; ne futbol ekonosi, ne de hak ve hukuk galip geldi. Sıfıra sıfır elde var sıfır.
Kemal Ulusu siyaset sahnesinden çim sahalara atanmış bir başkandı. Turgut Özal’ın ANAP"ı kurma kararı aldığı, Veysel Atasoy’un prensliğinin Mesut Yılmaz tarafından bile onaylandığı kritik toplantıların katılımcılarından biriydi. 1984 - 1985 Federasyon başkanlığı görevi, dönemin bakanı Vehbi Dinçerler’in muhalefetiyle kısa sürüyor.
Ulusu görevde kaldığı bir yılda, İngiltere’den ve FİFA’dan önce galibiyet puanını 2’den 3’e çıkarma kararı alıyor. Ancak bu kararı 18 kulüpten yalnızca Bursaspor ve Kocaelispor destekliyor. Bir diğer önemli karar ise antrenörlük için 10 yıllık eğitim şartının, 3 yıla inmesi... Ulusu 10 yıl profesyonel futbol oynayanların C kursuna katılmasını kaldırıyor. Birinci ve ikinci derecede yer alan B ve A kurslarıyla birlikte eğitim süresini 3 yıla çekiyor. Bu kararın Türk futboluna armağanı ise Fatih Terim ve Mustafa Denizli... Eğer 10 yıllık eğitim şartı geçerli olsaydı Terim ve Denizli 1995’ten önce hoca olamazlardı.
Aynı dönemde Özal’ın ünlü fonlarından spora kaynak yağıyor ve Anadolu kulüplerine 40 çim sahası yapılabiliyor. Galatasaray’ın efsane teknik direktörü Derwall’in Türkiye’ye getirilmesi de bu bir yıla sığıyor.
Türk futbolunda yeni bir dönemi başlatan spor adamı olarak Derwall’in bu memlekete nasıl geldiği ilginizi çeker umarım.
Derwall olayı Ulusu, başkan. Milli Takımlar Başdanışmanı olarak Derwall’in transferi için Almanya’dan hocanın arkadaşı ve Altay Kulübü yöneticilerinden Nurhan Erkaya devreye giriyor. Derwall gelecek ama 1 milyon lira maaş istiyor. Bu para federasyonun bütçesinde yok, ancak 400 bin lira çıkarabiliyorlar. Hoca, ev ve araba da istiyor. Evi Erşen Nakliyat’ın sahibi Erdoğan Şenay, Doğan arabayı şoförü ile birlikte FB eski Başkanı Emin Cankurtaran veriyor.
Kalan 600 bin lira için büyük kulüplerin yöneticilerine gidiliyor, öneriyi dönemin GS Asbaşkanı Alp Yalman kabul ediyor. Hoca böylece hem Milli Takım’a antrönörlük, hem de GS’ye teknik direktörlük yapıyor.
Ulusu, spordan sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü’ye geçtiğimiz bir yılda danışmanlık yaptı, TFF Yasası’nı hazırlayan 16 kişilik komisyonun içinde yer aldı. Bakan Ünlü, Güney Kore’den döner dönmez, TFF’yi olağanüstü genel kurula çağıracağını açıklamıştı ve bu kongerinin en geç temmuz başında tamamlanması bekleniyor. Ulusu genel kurula yeni bir delege yapısı önerisi hazırladı, Ünlü’ye ve ilgili birimlere gönderecek.
TFF’nin bugünkü delege yapısı, "Haah işte siyasi partilerdeki gibi" dedirtiyor.
Mevcut yapıya göre TFF başkanını 116 delege seçiyor. Bunların 70’i lig takımlarının temsilcileri, 7’si TFF eski başkanları, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği, Türkiye Hakem ve Gözlemciler Derneği gibi spor kurumlarından temsilciler bu delege yapısı içinde yer alıyor. Buradaki en büyük sakınca delegelerin büyük bölümü aktif spor yaşamında.
Ulusu Avrupa’da 40 - 50 arasında değişen delege sayısının Türkiye’de 70’e çekilmesini savunuyor. Federasyonun TRT gibi mali ve idari yönden özerk bir yapıda olmasını, seçimden çıkan başkan adaylarının Bakanlar Kurulu kararı ile atanmasını öneriyor.
Delge yapısı değişikliği Ulusu’nun asıl değişime şart koştuğu delege yapısı. Çünkü mevcut sistem aynen siyasi partilerde olduğu gibi "başkan ve adamları" sonucunu doğuruyor. Ulusu, taban birliğini temsilen futbolcular adına A Milli Takım eski kaptanlarından, antrönörler adına da yine A Milli Takım eski teknik direktörlerinden, Merkez Hakem Komitesi eski başkanlarından ve TFF eski başkanlarından delegeler öneriyor. Bugüne kadar olmayan, Türkiye Futbol Yazarları Derneği eski başkanlarını ve futbol misyonerlerini de delege yapısı içine sokuyor.
Ayrıca Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve Denetim ve Tahkim Kurulu’nun da TFF başkanının listesiyle seçilmesini eleştiriyor. Federasyon başkanı, kendini denetleyecek, ceza verme yetkisine sahip adamları da kendi belirliyor diyor.
Ulusu "Ben yaşadım, bu sistemde başkan futbol kulüplerinin baskısı altında kalıyor, haksız olanaklar sunuyor, üçünçü ligden bazı delegeler aralarında gurup olup para istiyor, birinci lig yönetim kurulu üyeliği diye tutturuyor" diyecek kadar da örneklere sahip.
Eminim 1987 - 1997 dönemine gitmek daha çarpıcı olacaktır. Delege yapısı spora ter dökenler, gönül verenlerden oluşsaydı; o dönemin federasyon yönetimlerinde rüşvet skandalının kahramanı bankacı Engin Civan’ın ne işi olurdu?..
TFF başkanı seçilme şartını merak ediyor musunuz? Yok! Sabıka kaydı olabilir, okur - yazar olmayabilir, kamu görevlerinden kısıtlı hali olabilir, yaşı 80 olabilir vs...
syilmaz@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|