18 Haziran 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Kursa gitti ama yüzemedi

Boğaz’da bir kuru yük gemisinin biçtiği teknede can veren Cemal, ağabeyi de denizde öldüğü için yüzme kursuna gönderilmişti. Ama teknede sıkışınca, kurs onu kurtaramadı

     ASLI ÖKTENER, HALUK ATALAY, BÜLENT ÖZDEMİR İstanbul

     İstanbul’un gözde eğlence mekânlarından Laila’nın açıklarında, Kamboçya bandıralı kuru yük gemisiyle çarpışarak batan Beşiktaş - 2 teknesinde ölen Cemal Safran’ın (23) ailesi büyük dram yaşıyor.İlk çocuklarını deniz kazasında kaybeden ailenin, Cemal’i de ‘Denizde başına bir şey gelmesin’ diyerek Antalya’da yüzme kursuna gönderdiği ortaya çıktı. Boğaziçi Üniversitesi Türk Müziği Kulübü öğrencilerini taşıyan teknenin batması sonucu ölen dört kişiden Safran ile Serkan Karaca, aynı evde kalan iki yakın dosttu. Karaca, Sarıyer’de oturduğu için, sık sık Safran’ın Balat’taki evinde kalıyordu. Aynı ranzayı paylaşan iki genç, olay günü de beraber berbere gitti, akşam yemeklerini yedikten sonra da öğrencileri tekneye aldı.
     
     ‘10 metrede gördük’
     Tekne Arnavutköy’den açıldıktan sonra Emirgan’da bir süre mola verdi ve sahilleri dolaştıktan saat 24.00 sıralarında Çengelköy’den son duraklarına yönelen Safran ve Karaca, teknenin ön kısmındaki masada sohbet ediyordu. İki genç hızla yaklaşan kuru yük gemisini fark ettiğinde artık çok geçti. İkisi de korkunç çarpışma sonucu teknenin ön kısmına sıkışarak can verdi. Ardından Boğaz’ın karanlık sularına gömülen teknede bulunan Cengiz Güney de, o dehşet dolu anları şöyle anlattı:
     "Kuru yük gemisini 10 metre kala gördük. Arka tarafta müşterilerle sohbet ediyordum. Birden herkes bağırmaya başladı. Gemi çalışanı Eyüp, Cemal ile Serkan’ın kaza anında yere fırlayıp sıkıştığını görmüş. Cemal, Eyüp’e, ‘Sen kendini kurtar, ben sıkıştım’ demiş. Cemallerin bulunduğu bölüm çok kısa sürede battı. Kuru yük gemisinin suçu büyük. Bizde radar yoktu, onlarda radar da, telsiz de var. Uyarabilirlerdi. Laila’yı görmek için oraya gitmemiştik."
     
     Türker: Boğaz aydınlatılsın
     DSP İstanbul Milletvekili Masum Türker, tekne kazasına, boğazda yemek yerken tanık olduğunu belirterek, boğazın aydınlatılması için proje hazırlanmasını istedi.
     
Enkaz bulundu cesetler yok
     Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı Kurtar 6 ve Tahlisiye 3 römorkörleriyle dalgıçların katıldığı arama çalışmaları dün gün boyunca sürdü. Ancak çalışmalarda Onur Birdal ve Cemal Safran’ın cesetlerine ulaşılamadı. Uydu aracılığıyla balık sürülerinin yerini belirlemek amacıyla kullanılan ‘ayna’ adlı cihazdan yararlanılarak enkazın yeri tespit edildi. Dalgıçlar suyun altında araştırmalarını sürdürürken, ‘155 Polis İmdat’a suyun üzerinde belden aşağısı olmayan bir ceset bulunduğu ihbarı geldi. Polis, ceset yerine yaralanmış bir karabatak buldu.
     
Laila: Ses engel değil
     Denizdeki facia sırasında müziğin sesini kısmadığı iddia edilen Laila’nın sahibi Şefik Öztek, dün düzenlediği basın toplantısında iddiaları yanıtladı. Öztek, kazanın detaylarını basından öğrendiğini belirterek şunları söyledi: "Olay sırasında Laila’ya yönelik hiçbir talep ulaşmamıştır. Zaten olaya müdahale eden güvenlik güçleriyle yaptığımız görüşmelerde de, iddia edildiği gibi kazazedelere ulaşmak için eğlence yerlerinin sesi bir engel teşkil etmemiştir. Zamanında bilgilendirilmiş ve uyarılmış olsaydık, tüm güvenlik ekibimiz ve kapımızda bekleyen iki ambulansımızla olaya elimizden geldiğince müdahale ederdik. Böyle bir olay karşısında duyarsız kalmamız mümkün değil."
     
Boğaz, denizdeki otoyoldan farksız
     İstanbul Boğazı’nda birbiri ardına meydana gelen tekne kazaları, sürekli artan taşıt trafiğindeki kontrolsüzlüğü yeniden gündeme getirdi. Her gün yaklaşık 150 geminin transit geçiş yaptığı Boğaz’da, Şehir Hatları vapurları, deniz otobüsleri, yolcu motorları, yatlar, balıkçı ve gezinti teknelerinin de eklenmesiyle, dolaşan araç sayısı kimi zaman 2 bini buluyor. Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma işletmeleri Genel Müdürü Hücum Tulgar, bu rakamın Süveyş Kanalı’ndan dört, Panama Kanalı’ndan üç kat fazla olduğunu söylüyor. Teknelerin rutin denetim ve kontrollerinin Liman Başkanlığı’nca yapıldığını belirten Tulgar, "Bunların çeşitli semtlerden gelişi güzel Boğaz’a girdiğini düşünürseniz, denetim ve kontrollerin güçlüğü ortaya çıkıyor" diye konuştu.
     



 YAŞAM


Belki de oranız boşuna ağrıyor
Kursa gitti ama yüzemedi
‘Yerli Beatles’ külünden doğdu
Moloz cinayeti
Bilim şimdilik ‘ses’ ışınladı!
Binbir surat Uğur
Evdeki uyuşturucu tuzağına dikkat
Bu kez ırkçı bir siyahî...
Sünnet etmiyor ‘lehimliyorlar’
Meclis’e taş atan maniye yasak!
Dünyanın umudu bir ‘sanal zekâ’


 SAYFA BAŞI 






© 2002 Milliyet