20 Haziran 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Hem topluyor hem oynuyor

İşadamı, ressam ve üniversite hocası Alparslan Baloğlu 10 yıldır teneke oyuncak topluyor. Benzerleri müzelerde sergilenen birçok oyuncağa sahip olan Baloğlu "Niğde’de bir parça olduğunu öğrenir, gece yarısı atlar, gidersiniz. Koleksiyonculuk, budur" diyor

     MEHMET KENAN KAYA

     Lokomotiflerinden dumanlar tüten trenler, ip üzerinde yürüyen sirk cambazları, envai çeşit arabalar, lunaparklar, bebekler ve bütün bu oyuncakların başında 45 yaşını devirmiş bir adam. Adı: Alparslan Baloğlu. Ya da herkesin bildiği sıfatlarıyla; akademi mezunu bir ressam, başarılı bir işadamı ve öğrencilerinin deyişiyle "çok kafa" bir üniversite hocası. Ama -yandaki fotoğrafta da görüldüğü gibi- bir başka özelliği daha var Baloğlu’nun: Zira o, benzerleri dünyanın önemli oyuncak müzelerinde sergilenen 300 parçalık koleksiyonuyla Türkiye’nin önemli "teneke oyuncak" koleksiyonerlerinden biri. Ve vaktinin büyük bölümünü oyuncaklarıyla geçirdiğini düşünürseniz, hâlâ afacan bir çocuk da.
     Zekeriyaköy’de her yanı oyuncaklarla dolu evindeki röportajda "Ben bu koleksiyonunu sadece bakmak için toplamadım, bazen tek başıma bazen de evimize gelen misafirlerimle oynuyorum" diyen Baloğlu "oyuncakölarını ve "tam da büyüyüp sıkılmışken yeniden çocuk olabilmenin keyifli yanlarını" anlattı:
     
"Antikacılardan topladım"
     Teneke oyuncak biriktirmek nereden geldi aklınıza ?
     Elimde birkaç tane teneke oyuncağım vardı. Bunlar koleksiyonun başlama noktası oldu. Sonra Gaziantep-Kilis’i keşfettim. Birçok oyuncağı oradan aldım. Mesala şu Rolls Royce Kilis’te kaçak eşyalar satan bir dükkandan alındı. Ardından yurtdışına yaptığım iş seyahatlerinde oyuncak satan dükkanlara uğramaya başladım. Aslında nesnelere karşı duyarlılığınızın getirdiği bir şey bu toplama işi. Hayatı ne kadar renkli yaşamak istediğinize bağlı.
     
     Sizin koleksiyonunuzdaki oyuncakların piyasadakilerden farkı ne?
     Piyasada oyuncak endüstrisi artık film endüstrisiyle paralel ilerliyor. Filmlerde birtakım fiktif kahramanlar yaratılıyor ve bu karakterlerin plastikten kopyaları yapılıyor. Star Wars’da gördüklerimiz gibi. Bunların yüzde 80’i plastik, bir kısmı da metal kalıp oyuncaklar. Benimkilerin hepsi teneke.
     
     Çocukluğunuzda da düşkün müydünüz oyuncaklara?
     Bizim dönemimizde bu kadar çok oyuncak yoktu ortada. Babamız ya da annemiz bize oyuncak aldığında dünyalar bizim olurdu. Bir ara babam yurtdışından bir tren getirmişti bana. O tren o kadar kıymetliydi ki bozulmasın diye sadece kar yağdığı zaman çıkarırdık. Kurup oynamak için kar yağmasını beklerdik dört gözle. O zihniyet yok şimdi.
     
     Teneke oyuncakların özelliği az bulunur olmaları herhalde.
     Biliyorsunuz oksidasyonu olabilir ve çocukların elini kesebilir diye yasaklandı bunlar. Şu anda ancak replika olarak ve koleksiyoncular için üretiliyor.
     
     Siz nereden topluyorsunuz peki?
     Antikacılardan, eskicilerden. İstanbul’da Çukurcuma’dan, Balıkpazarı’ndan mesela. Bir de bu merak işidir. Mesela gece 01.00’de bir telefon gelir "Niğde’nin falanca köyünde, falanca tuhafiyecide 4 tane Alasya yarış arabası var" diye. Saat 01.00’de arabanıza biner, gider o oyuncakları alır gelirsiniz.
     
     Elinizdeki en eski oyuncak kaç yıllık?
     1920’lere kadar gidiyor ama ağırlıkla 1950’lere ait Japon ve Alman oyuncakları var. Boks yapan çocuklar mesela, 1950 yılına ait ve çok nadir bulunabilen bir parça.
     
     Koleksiyondaki en pahalı parça bu mu?
     Evet, bir müzayededen 3 bin sterline almıştım.
     
"Oğlum bilgisayarla oynamayı tercih ediyor"
     Çocuğunuz var mı?
     12 yaşında bir oğlum var.
     
     Bu oyuncaklarla oynamasına izin veriyor musunuz?
     Veriyorum ama bunlar pek ilginç gelmiyor ona. Bilgisayar oyunlarını falan seviyor daha çok. Ama ben oynuyorum. Bazen tek başıma bazen de evimize gelen misafirlerimle... En çok da Yalvaç’la (Ural) beraber ip cambazıyla oynuyoruz"
     
     Sizin görsel sanatlara olan yakınlığınızla, tasarımcı kimliğinizle bir ilgisi var mı oyuncak merakınızın?
     Zannediyorum. Çünkü bu oyuncakların hepsi iki boyutlu bir tasarımdır aslında. Ayrıca bunlarda benim çok ilgili olduğum baskı, serigrafla ilgili birtakım çözümler var. Bunlar da enteresan.
     
10 yılda 300 teneke oyuncak topladı
     Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü ardından Londra Üniversitesi’nde baskı eğitimi alan Alparslan Baloğlu A4 Matbaacılık’ın da sahibi. 10 yılda 300 teneke oyuncak toplayan Baloğlu’nun koleksiyonunda çoğu dünyanın önemli oyuncak müzelerinde sergilenen birçok örnek de var. Baloğlu, "En çok hangi oyuncağı seviyorsunuz?" sorusuna ise "Ayırt etmek zor ama sanırım Mercedes’ler" diye cevap veriyor.
     



 CUMARTESİ


Rekortmen örümcek
"Kadın modacılar kadını, gay’ler bir fanteziyi giydiriyor"
Hem topluyor hem oynuyor
İlk "mektepli" cam sanatçıları
Mercan Dede hipnotize ediyor
‘Zeki çocuklar hard rock dinler’
Yüzde yüz canlı dans müziği
Uluslararası DJ Olimpiyatları
Piknik tipi Dulcinea
Ne var, ne yok?
İçimi sıkan bir yazı
Pek beğendim, yine isterim
Küçük mucidi kim üzdü?


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet